Hep yazarım, sabah kahvemle beraber gazeteleri karıştırır iken bizim Resmî Gazeteyi de hiç atlamam.
26 Mart Perşembe günkü Resmî Gazetede gözüme 11106 sayılı bir Cumhurbaşkanlığı kararı çıktı, konu özelleştirme olduğu için bir okuyayım dedim ve karşıma artık çok rahatsız edici boyutlara ulaşan kural, yasa tanımazlığa bir başka örnek daha çıktı.
Çok özetleyerek aktarıyorum, 11106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kamuya ait bir dizi taşınmazın özelleştirilmesini, özelleştirilmeden elde edilecek gelirinde, özelleştirilme için yapılan masraflar düşüldükten sonra Milli savunma Bakanlığına verilmesini öngörüyor.
Buraya kadar her şey normal gibi duruyor ama aslında durum hiç de öyle değil.
Elimizde 5018 sayılı çok önemli, kamu maliyesinin anayasası niteliğinde bir kanun var, bu kanunu da AKP 2003 senesinde çıkardı, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu.
Aşağıda bu kanunun çok önemli 13. Maddesi'ni, copy-paste yöntemiyle aynen aktarıyorum:
Bütçe ilkeleri
Madde 13- Bütçelerin hazırlanması, uygulanması ve kontrolünde aşağıdaki ilkelere uyulur:
a) Bütçelerin hazırlanması ve uygulanmasında, makroekonomik istikrarla birlikte sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak esastır.
b) Kamu idarelerine bütçeyle verilen harcama yetkisi, kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle düzenlenen görev ve hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanılır.[18]
c) Bütçeler kalkınma planı ve programlarda yer alan politika, hedef ve önceliklere uygun şekilde, idarelerin stratejik planları ile performans ölçütlerine ve fayda-maliyet analizine göre hazırlanır, uygulanır ve kontrol edilir.
d) Bütçeler, stratejik planlar dikkate alınarak izleyen iki yılın bütçe tahminleriyle birlikte görüşülür ve değerlendirilir.
e) Bütçe, kamu malî işlemlerinin kapsamlı ve saydam bir şekilde görünmesini sağlar.[19]
f) Tüm gelir ve giderler gayri safi olarak bütçelerde gösterilir.
g) Belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesi esastır.
h) Bütçelerde gelir ve gider denkliğinin sağlanması esastır.
...
11106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, kamu maliyesinin anayasası niteliğindeki 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun yukarıdaki 13. Maddesinin f ve g bentlerini vahim bir şekilde ihlal ediyor.
Yukarıda ne dedik, MSB’ye bu özelleştirme gelirleri masraflar gelirden düşüldükten sonra verilecek yani kamu maliyesinin temel bir ilkesi olan gayrisafi usul kuralını ihlal ediyor, bu temel usul de 13. Madde'nin f bendinde ifadesini buluyor.
Bu usul mali saydamlığın bir gereği, kamu hesaplarında gelirler ve bu gelirleri elde etmek için yapılan masraflar ayrı ayrı gösterilmek zorundadır, aksi takdirde mesela Sayıştay tarafından denetimi zorlaşmaz, imkansızlaşır.
Ancak, çok daha vahim ihlal 13. Maddenin g bendinin ihlali.
Kamu maliyesi geleneğinin çok kadim bir ilkesi adem-i tahsis ilkesi yani tahsis yapmama ilkesidir.
Tüm, evet tüm kamu gelirleri bir havuzda toplanır (fon ve döner sermaye gelirleri hariç) ve bu havuzdan bütçe sürecinde TBMM tarafından farklı kamu harcamalarına tahsis edilir, bir kamu gelirini, mesela şekilde görüldüğü gibi bir özelleştirme gelirini bütçe süreci dışında, birCumhurbaşkanı Kararıile bir kamu birimine, mesela yine şekilde görüldüğü gibi MSB’ye tahsis edemezsiniz.
Ama ilginçtir,1 1106 sayılı Cumhurbaşkanı kararı bunu da yapmış ve özelleştirme gelirini safi usulde bir kamu birimine, MSB’na devretmiştir, açık ve vahim çifte ihlal.
5018 sayılı kamu maliyesinin anayasası niteliğindeki kanuna aykırılığı açık 11106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın ama yine de bir küçük kapı aralayayım, takip edemediğim bir başka Cumhurbaşkanı Kararında acaba bu ihlale cevaz verecek bir düzenleme oldu mu, bilemiyorum ama bir Cumhurbaşkanı Kararı ile 5018’i atlamak da mümkün değil aslında.
Bu Cumhurbaşkanı Kararını umarım CHP Anayasa Mahkemesine götürür ama çok iyi bir dilekçe ile götürmesi şart çünkü gayrisafi usul ve adem-i tahsis ilkeleri anayasal ilkeler değil maalesef ama bu iki ilke olmadan hukuk devleti olamayacağına, kamu hesapları denetlenemeyeceğine göre Anayasa'nın 2. Maddesi'ndeki hukuk devleti ilkesi yeterlidir kanımca.
Önerim ise 5018 sayılı kanunun 13. Maddesi'ndeki bütçe ilkelerinin yapılacak ilk düzgün ve entegre anayasada anayasal ilkeler olarak yer alması.



































Yorum Yazın