Dünyanın siyasal dengeleri; Sovyetler Birliğinin 1991 yılında tasfiyesinin ardından geçen kırk yıla yakın süreçte, hızla değişti. ABD dış politikasını; Rusya’nın oyundan düşmesiyle çöken, iki kutuplu dünya düzeni yerine, odağında kendisinin bulunacağı bir kurguya yöneldi.
Gelişmenin öncesi de vardı.
İran’da Şahlık rejiminin 1979 yılında ortadan kaldırılması ile İslamcı yönetimin iktidara gelmesinde, Fransa başta Batı’nın örtülü katkıları vardı. İran Komünist Partisi TUDEH’ in başta verdiği desteğe bakılırsa, Sovyetler de sessiz kaldılar.
Gelişme kısa sürede fark edildi. Saddam’ın Irak’a saldırması özendirildi. Irak’ın 1980 yılında saldırısıyla başlatılan, savaş bir milyonu aşkın can kaybına neden oldu. Kısa sürede yıkılması umulan, Molla Rejimi bu süreçte varsayımların aksine güçlendi. Demokratik güçleri tasfiye ederek, ayakta kaldı.
Körfezde dolaylı egemenliğini sürdürmek isteyen, Anglo-Sakson İttifakı bu kez Irak’ı tam denetimine almak için 1990 yılında, el altından verdiği destekle, Saddam yönetimindeki Irak’ın Kuveyt’e saldırmasını sağladı. İran karşısında kahramanlık hikayesi yazamayan, Saddam bir tuzağa düşmüştü.
Egemen bir ülkeye saldırısı ve işgali Batı demokrasileri(!) ve kuşkusuz Anglo-Sakson ittifakınca kabul edilemezdi. Üstelik büyük bir cehennem topu üreterek(!), Batı’nın önemli kentlerini tehdit ediyordu. Bu gerçek dışı öyküye Dünya Kamuoyu kısa sürede ikna edildi. Örneğin New York-Washington arasındaki uçak seferleri bile bu propagandadan etkilendi.
Ortadoğu’da 1.Dünya Savaşından sonra Osmanlı egemenliğinin tasfiyesi ile kurulan, denge köklü biçimde değiştirilmeliydi. Özal döneminde Türkiye de bu yeni kurgudan pay almayı denemek istedi. Ancak askerler Cumhuriyetin kurucularının, Ortadoğu’ya ilişkin farkındalıklarının bilincindeydiler. Kesinlikle destek vermediler.
Süreç içinde Baas rejiminin tasfiyesi Irak’a demokrasiyi getirmedi. Özal’ın bir koyup, üç alma formülü hayata geçirilemedi. Ancak ülkenin Şii ve Sünni Araplar ile Kürtler arasında; idari yapısının üçe ayrılmasına ses çıkaramadılar. Türkmenler yüzlerce yıl yaşadıkları bu topraklarda bu paylaşımın dışında kaldılar.
Sırada Suriye vardı.
Sovyetlerin tasfiyesine karşın Rusya’daki siyasal yapı Baas rejimine desteğini sürdürüyordu. Anglo-Sakson İttifakı da boş durmuyordu. Kurup desteklediği, radikal İslamcı örgütler hızla devreye sokuldu. Yıllar boyu baskıyla sürdürülen, Nusayri iktidarına karşı artan hoşnutsuzluk, ülkeyi hızla iç savaşa sürükledi.
Türkiye bir kez daha devredeydi. Baas ’a karşı ayaklanan Suriyeli örgütler destek aldılar.
İsrail de gelişmelerden pay çıkarmayı bildi. Hamas’ın sivil hedeflere başlattığı saldırıları bahane ederek, Gazze’deki Filistinlilere soykırım uyguladı. Akdeniz’e uzanan yeni bir koridor açtı. Çin’e karşı oluşturulmak istenen Hint-Avrupa Ticaret Yolunun uç noktası oluşturuldu. İşgal atındaki Golan’ ı resmen topraklarına kattı. Lübnan’daki Şii örgütleri etkisizleştirdi.
ABD’de Cumhuriyetçilerin adayı Trump’ın 2.Kez seçilmesiyle oluşan siyasal ortam, Bölgede İsrail’in kökten dinci Başbakanı Netanyahu’nun politikasının hayata geçirilmesine yardımcı oldu. Petrol kaynakları Anglo-Sakson ve Siyonistlerden oluşan, sermayenin olmalı ve tek kutuplu Dünya düzeni yeniden hayata geçirilmeliydi.
Sıra İran’a gelmişti.
Baskıcı Molla Rejimi siyasal ve askeri liderlerin ortadan kaldırılmasıyla, bir anda çökertilebilirdi. Ancak bu planın tutmadığı ortaya çıktı. İran’ın beklenmedik direnişi ve Körfez’deki Anglo-Sakson İttifakının kukla devletçiklerine silah gücüyle zor anlar yaşatması, oyunları bozacağa benziyor.
Büyük olasılıkla özlemi çekilen, tek kutuplu dünya düzenine karşı yeni bir alternatif ortaya çıkıyordu: Çin.
Panama Kanalının ABD’nin istekleri dışındaki geçişlere kapatılması, Venezuela Devlet Başkanı’nın uluslararası hukuka aykırı kaçırılmasının verdiği özgüven, İran’ın direnci ve karşı ataklarıyla yıkılacağa benziyor.
Sonrasını kestirmek kolay değil. Ancak Türkiye’nin bu oyunda utangaç Amerikancı tavır almak yerine iç barışı sağlayarak, Bölgede başat rol oynamayı öncelemesi pek ala mümkün.




































Yorum Yazın