Özal’ın sahilleri yapılaşmaya açmasından AKP döneminde İstanbul’un dikey yapılaşmasına Türkiye’de sağ iktidarın kültürel doğal tarihi mirasa verdiği hasarın çıkış noktasında Menderes’in Küçük Amerika hedefleri olduğunu da unutmamak lazım. Kaz Dağları’ndan Akbelen’e Artvin’in derelerine kadar her doğal varlık tehdit altında.
Türk sağının sadece 3 büyük şehri değil bütün ülkeyi AVM’lerin çıkışlarında oluşan trafik sıkışıklığına mahkum etmesi yazıda vurgulanan Kapalı Alan aşkının dolaysız temsili değil mi?New York Times’den yaptığımız çeviride MAGA ideolojisi tam da Türk Sağı’nın pratikleri ile yargılanıyor.
Yazıyı okuduğunuzda Trump ideolojisi büyük Türkiye olmaya çalışıyor diye düşünüyorsunuz.
Amerikan tarihindeki en önemli kamp gezisiydi: 1903’te Cumhuriyetçi Başkan Theodore Roosevelt, doğa bilimci John Muir’den California’daki Yosemite Vadisi’nin vahşi doğasına rehberlik etmesini istedi.
Üç gün ve beklenmedik bir kar fırtınasının ardından iki adam, ıslak ve yorgun ama memnun bir şekilde ortaya çıktı. Vadinin dev sekoyalarının altında kamp yapmışlardı. Roosevelt daha sonra şöyle yazmıştı: “İnsan eliyle yapılmış herhangi bir katedralden çok daha büyük ve güzeldi. Muazzam ve anıtsal bir mabette yatmak gibiydi.
Yirmi altıncı başkan, cesur bir politikayı hayata geçirdi: Amerika’nın vahşi arazileri sonsuza dek kamu mülkiyetinde olmalı ve korunmalıydı. Bir yüzyıldan fazla bir süredir Cumhuriyetçiler, büyük ölçüde doğayla kişisel bağları sayesinde bu mirası savundu ve genişletti.
Ancak geçen yıl Başkan Trump’ın tekrar göreve gelmesinden bu yana bir şeyler değişti: Yakın çevresi neredeyse tamamen hiper-çevrimiçi MAGA ideologlarından oluşuyor; bu kişiler için Amerikan manzaralarına olan tutku genellikle golf sahasında başlıyor ve bitiyor. Roosevelt tarzı Cumhuriyetçiler geri çekiliyor. Kapalı mekan Cumhuriyetçileri sahneye çıktı.
Son bir yılda bu yeni muhafazakâr öncü, modern Amerikan tarihinde en cesurca çevre karşıtı gündemini devreye soktu. Yakın zamanda buna, Minnesota’nın çok sevilen Boundary Waters vahşi alanının hemen yukarısında bir yabancı şirketin bakır madenciliği yapmasına izin verecek adımlar da dahil oldu.
Kapalı mekan Cumhuriyetçilerinin yükselişinden önce, muhafazakârların vahşi doğaya olan sevgisi Amerikan siyasetinde güçlü bir kuvvetti. Tarihçi Douglas Brinkley doğrudan bana şöyle dedi: “Kamp ateşinin etrafında toplanıp hikâyeler anlatmak, avlanmak ve balık tutmak — bunlar Cumhuriyetçi Parti’nin DNA’sının bir parçasıydı.”,
Bu durum, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında kamu arazilerini koruma konusunda neredeyse sarsılmaz bir uzlaşı sağladı. Yasama üyeleri ve kabine üyeleri çevre düzenlemelerinin detayları konusunda tartışsa da, temiz hava, temiz su ve gelecek nesiller için vahşi doğayı koruma çekirdek etiği, güvenilir bir şekilde iki partilinin ortak paydası olarak kaldı.
MAGA hareketinin yükselişiyle birlikte birçok Cumhuriyetçi elit artık Rocky Dağları’nda at binmek ya da Adirondacks’ta olta balıkçılığı yapmakla ilgilenmiyor gibi görünüyor. Jackson Hole bitti. Palm Beach başladı.
Birkaç tarafsız ve sağ eğilimli doğa koruma grubunun liderleri — avcıların ve doğa sporu tutkunlarının fiili temsilcileri — bana, onlarca yıldır federal yetkililerle ilişki kurduklarını, tıpkı Roosevelt’in Muir’e hayran olduğu gibi bu yetkililerin de koruma gruplarına hayranlık duyduğunu anlattı. Geçen yıl bu ortaklıklar büyük ölçüde eridi.
Eskiden İçişleri Bakanlığı gibi kurumlarda birlikte çalıştıkları birçok kariyer memuru ya istifa etti, ya kovuldu ya da Trump yanlıları tarafından misillemeye dayanan ve bürokrasiyi yıkma odaklı bir yaklaşımla kenara itildi.
Birçok doğa koruma uzmanı, İçişleri Bakanı Doug Burgum’un —eski Kuzey
Dakota valisi— kamu arazileri ve çevre korumaları için ayağa kalkacağını ummuştu. Kabinedeki diğer üyelerden daha çok kendini bir Batılı olarak konumlandırıyor; kovboy temalı bir Noel partisi düzenliyor ve D.C.’deki ofisinde duvara asılı bir geyik başı sergiliyor. Hatta liberal eğilimli outdoor perakendecisi REI, ulusal parklar ve kamu arazilerinden sorumlu en üst görev için onun adaylığını desteklemişti. (Şirket daha sonra bu desteği için özür diledi.)
Bunun yerine Bay Burgum, Bay Trump ve Beyaz Saray yardımcı başkanı Stephen Miller ile Bütçe ve Yönetim Ofisi direktörü Russell Vought gibi daha keskin danışmanla tarafından sindirilmiş, boyun eğmiş bir “evet adamı” gibi görünüyor. Bay Burgum’un yönetiminde İçişleri Bakanlığı, kaynak tasarrufunu önceliklendiriyor ve Ulusal Park Servisi personelinin yaklaşık dörtte birini işten çıkarıyor.
Bay Trump’ın ilk döneminde, MAGA çevresinde nüfuzu olan bazı doğa korumacı Cumhuriyetçiler Beyaz Saray’da ılımlı bir rol oynuyordu. 2020’de Donald Trump Jr. ve sert sağ yorumcu Tucker Carlson —her ikisi de tutkulu doğa sporları meraklısı— Alaska’daki Pebble Madeni projesini engellemeye yardım etmişti; bu maden, dünyanın en verimli somon balıkçılık alanlarından birini tehdit ediyordu.
2020’de genç Trump, 100 dolarlık mumlu kanvas tuvalet çantaları ve kabartmalı mimosa kadehleri satan bir dergi ve yaşam tarzı markası olan Field Ethos’u kurmaya yardım etmişti. Ancak mevcut yönetimde, doğa korumaya olan ilgisi azalmış görünüyor; bunun yerine aile yuvasını zenginleştirmeye odaklanmış durumda: online bahis platformlarıyla ve kripto girişimleri ile anlaşmalar yapıyor.
Hâlâ değerli alabalıkların yüzdüğü dereleri ve kuş yaşam alanlarını korumak için mücadele eden birkaç muhafazakâr elit ise sayıca az ve güçsüz durumda. Eğer bu ivme devam eder ve direnç önümüzdeki üç yıl boyunca başarısız olursa, Arktik Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı’ndan Bears Ears Ulusal Anıtı’na kadar uzanan bazı eşsiz ve hassas manzaralarımız bugünkünden çok daha fazla tehlikeye girecek.
Gelecekteki tarihçiler bu döneme baktıklarında, “kapalı mekan Cumhuriyetçisi”nin zaferini anlatan en çarpıcı anekdot belki de 2025’te başkanın Beyaz Saray Gül Bahçesi’ni asfaltlatma kararı olacaktır. Bunu, Amerikan kadınlarını doğanın kaprislerinden koruma adına şövalyece bir çaba olarak çerçevelemişti. Bir röportajda şöyle demişti: “Kadınları görüyor musunuz? Çimen ıslaktı. Topukları çime batıyordu.”
Belki her başkandan Yosemite’de arazide kamp yapmasını beklemek fazla olur, ancak Amerikan sağının, ulusumuzun doğal mirasına karşı kayıtsız ya da açıkça düşman olan bir liderler kuşağını ne kadar tolere edeceği konusunda bir karar vermesi gerekecek.
Zaman daralıyor; ekosistemler siyasi partiler kadar hızlı toparlanamaz
* Stephen Lezak; Oxford Üniversitesi ve California Üniversitesi, Berkeley'de araştırmacıdır ve iklim değişikliği politikaları üzerine çalışmaktadır.
Çeviren: Çağatay Arslan
Kaynak: https://www.nytimes.com/2026/02/08/opinion/republicans-hunting-wilderness-nature.html






























Yorum Yazın