Her yeni yıl yaklaşırken kendime hep aynı soruyu sorarım… Ne dilemek lazım? Artık her şeyimiz telefon olduğuna göre yeni yıl dileği de telefonla ilgili olmalı herhalde.
Çocukluk yıllarımda telefon daha çok iş yerlerine ait bir cihazdı. Her evde olmazdı. Zamanla telefon altyapısı geliştikçe evlerde de telefon yaygınlaşmaya başladı. Ancak günün sonunda, telefon aslında bir iş yerine ya da bir haneye aitti. Bireylere değil.
İlerleyen yıllarda bazı evlerde ikinci hatta üçüncü telefonlar oldu. Bu durumda salondaki “ev telefonu” hanenin ana iletişim kanalı olmaya devam ederken diğer hatlar genellikle odasına “telefon çekilen” şanslı gençlere tahsisli olurdu.
Derken taşınabilir telefonlarla tanıştık. Sabit hatlı ev telefonu geleneksel görevini ifa etmeye devam ederken bu telefonlar kısa bir süre de olsa hanenin ev dışındaki iletişim cihazı fonksiyonunu üstlendi. Bugünkü koşullarda biraz garip görünse de bir yere giden telefonu da alıp çıkardı.
Ancak taşınabilir telefonların cebe girmesiyle birlikte bu cihazlar da bireylere özel hale gelmeye başladı. Üstelik bir de akıllanınca onları ihtiyaç ve tercihlerimize göre uyarlama başladık. Ve artık telefon sahibinin aynası, gündelik yaşamda ayrılmaz bir parçası haline geldi.
Öte yandan, bu teknolojik (d)evrimle yaşanan bireysel iletişime geçiş sürecinde sessizce hayatımıza giren ve bunu fark ettiğimizde hüzünlü bir boyutu da olan bir olgu var.
2019 yılının kışıydı. Annemi kaybettim. Ve o telefon, onun telefonu sonsuza kadar sustu. Telefon rutinlerimiz içinde arayıp hal hatır sorduğum, derdimi-tasamı döktüğüm, neşemi-mutluluğumu paylaştığım, acaba demeden, yoksa demeden aradığım numara artık cevap veremez oldu.
Annemin telefonu, annemin sesiydi. Ve arama geçmişi de aslında “hayat geçmişi”. Tıpkı her birimizin telefonunda olduğu gibi.
Telefon numaranızı arayan sizin sesinizi, görüntülü arıyorsa görüntünüzü bekler hattın öbür ucunda. O zil sesi sizin hayatınıza dokunur. Ve o çağrıyı aldığınızda telefonun öbür ucundakini hayatınızın içine alıverirsiniz.
Yakınlarımızı arayabilmek ne kadar büyük bir nimet.
2026’da sevdikleriniz hep telefonunuzun ucunda olsun. Siz de onları her fırsatta arayın… Arayabiliyorken.






























Yorum Yazın