“NYT Yazarı Maureen Dowd, Trump'ın en sadık iki kadın bakanı Pam Bondi ile Kristi Noem'in aşırı yaltaklanmalarına rağmen kovulmalarını ve bu durumun ironisini sert bir dille eleştiriyor.”
Arkadaşımın Paramount+ için mükemmel bir reality show fikri var: “Pam ve Kristi’nin Bahar Tatili Kusma Festivali”. Artık hiçbir şeye tahammülleri kalmamış, her şeyden bıkmış olan kızlar özellikle de onları kapı dışarı eden kötü patronlarından uzaklaşmak için Cancún’a kaçarlar. Birbirlerinin saçlarını tutarak kusarlar. Tatlı tatlı birbirlerini motive ederler. Ama sonra pasaportlarını kaybederler ve sınırdan geri dönemezler.
Ay caramba! Pam Bondi ve Kristi Noem muhtemelen şimdi bir yerlerde margaritalarının başında ağlıyor ve “Nerede yanlış yaptık?” diye düşünüyorlardır. Başkanın onları “güzel yardımcıları” diye övdüğü o güzel günler ne çabuk geçti?
Eleştirmenlerin “Pam Blondi” ve “ICE Barbie” diye adlandırdığı, ortadan kaybolan Adalet Bakanı ve İç Güvenlik Bakanı, dalkavukluğun bile bir sınırı olduğunu acı bir şekilde öğrendiler.
Trump’ın ilk döneminde Jeff Sessions, Rusya soruşturmasını durdurmayı reddettiği için Adalet Bakanlığı’ndan kovulmuştu. Ama bu iki kadın, Trump’ı memnun etmek için her şeyi yapmaya hazır olmalarına rağmen kendilerini alçaltıp kurumlarını kirletmelerine rağmen aynı kaderi paylaştılar.
Trump, Çarşamba günü Bondi’ye haberi, birlikte Yüksek Mahkeme’ye giderlerken limuzinde verdi. Orada yargıçları korkutarak doğum hakkıyla gelen vatandaşlığı kaldırmaya çalışıyordu. Wall Street Journal’a göre Trump ona şöyle demiş:
“Sanırım zamanı geldi.”
Adalet Bakanlığı çalışanları da Bondi’nin portresini çöpe atmakta gecikmedi. Noem de aşağılayıcı bir hafta geçiriyordu. Kendisi karmaşık bir aşk üçgeninin içinde sıkışıp kalmıştı. Özel kalemi Corey Lewandowski ile yaşadığı iddia edilen ilişki haberleri, Daily Mail’in kocası Bryon hakkında yayınladığı skandal haberle çakıştı. Bryon, Güney Dakota’nın Castlewood kasabasında sigorta acentesi olarak çalışan zavallı bir adamdı. Bryon, Kristi’nin zorlu kongre duruşmalarında yanında durmuştu.
Demokratlar onun sevgilisi ve ikilinin lüks hükümet jetiyle yaptıkları maceraları ortaya dökmüştü.
Kadınlar, dünyanın en iyi dalkavukları olmak için ellerinden geleni yaptılar. Güney Dakota eski Valisi Noem, Trump’a yüzüne kendi portresi eklenmiş bir Mount Rushmore maketi hediye etmişti. Bondi ise Adalet Bakanlığı binasının önüne somurtkan bir Trump posteri astı.
Bu, eski Adalet Bakanı’nın bir zamanlar saygın ve bağımsız olan kurumunu, başkanın kişisel hukuki Gestapo’suna dönüştürme çabasının görsel bir yansımasıydı. Trump’ı ve müttefiklerini soruşturan savcıları temizliyordu.
Bondi, Adalet Bakanı olduğu ilk günde Trump’a karşı açılan davaları incelemek üzere “Silahlandırma Çalışma Grubu”nu kurdu ve bu davaları baltalamaya çalıştı.
James Comey, Letitia James, Adam Schiff, Mark Kelly ve Jerome Powell’a karşı dava açmaya çalıştı ama bunların çoğu ya dağıldı ya da hiçbir yere gitmiyor.
Trump kadar küçük düşürücü olmak için Comey’nin kızı Maurene’i (deneyimli bir federal savcı) kovdu. 2020’de Trump’ın Biden’ı yendiğine dair hayali kanıtlar aradı. Noem ise Trump’ın sahte maço duruşunu taklit etti. ICE’nin (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) alabildiğine serbestçe hareket etmesine izin verdi. Federal görevliler Minneapolis’te masum insanları vurup öldürdüğünde, kurbanları “iç terör örgütü üyesi” diye karaladı. ICE görevlileriyle birlikte devriye gezerken ICE üniforması giydi, kurşungeçirmez yelek taktı ve tüfek salladı.
Gerçekten de kostüm oyununda çok başarılıydı. İdaredeki glam kızı(*) olmaya çalışıyordu.
Rushmore Dağının önünden at sırtında geçerken Annie Oakley gibi giyinip DHS’yi (İç Güvenlik Bakanlığı) tanıtan bir reklam bile çekti. Lewandowski (Trump’ın 2015’teki ilk başkanlık kampanyasının yöneticisi), Noem’i tıpkı Trump’ın yaptığı gibi büyük gösterişle dikkat çekecek şekilde yönetiyordu. Ama bu, Trump’ı çok yanlış okumaktı. Noem’in at sırtındaki reklamındaki slogan “Başkan Trump ve Ben” şeklindeydi. Bu, Trump’ın temel kuralını ihlal ediyordu: Trump’la “ve” olmaz. Bu şovun tek yıldızı sadece odur.
Renee Good ve Alex Pretti’nin infazları ve Noem’in ölümlerinden sonra onları karalaması, Trump’ın bile midesini bulandıracak seviyedeydi. Noem’in kongre duruşmalarındaki özür dilemeyi reddetmesi, Good ve Pretti’nin ailelerine karşı tavrı ve DHS’deki sevgili skandalı Trump’a göre utanç vericiydi.
Şubat ayındaki kongre duruşmasında Bondi ise bütün vakarını bir kenara atıp sahneyi yuttu. Patronunu etkilemek için bağırıp çağırdı, hakaretler etti. Harvard mezunu avukat Jamie Raskin’e Trump’ın taktiğini kullanarak şöyle bağırdı:
“Bana hiçbir şey söyleyemezsin, yıpranmış kaybeden avukat. Sen avukat bile değilsin.”
Ayrıca Trump’ın savunma yöntemini de benimsedi: Savcıların soruşturmaları ve Epstein dosyalarını garip şekilde yönetmesi hakkındaki soruları keserek bağırıyordu:
“Dow şu anda 50.000’in üzerinde!”
Trump, onun Demokratlarla yaptığı sert tartışmalardan keyif aldı ama genel olarak kabine üyesi performansını zayıf buluyordu. Onu zayıf, yavaş ve kötü bir iletişimci olarak görüyordu. “Sümüklü” diye nitelendirdiği kişilere karşı iddianame hazırlayamamasına çok sinirleniyordu. Ortada kanıt olmaması Trump için önemsiz bir ayrıntıydı. Bondi’nin Epstein dosyaları konusundaki oyalama taktikleri Trump’ın tabanını da çileden çıkardı. Bir ara “Epstein’in müşteri listesi masamın üzerinde” demişti ama bunun doğru olmadığı ortaya çıktı.
Kash Patel ve diğer Trumpçılar, Epstein Adası’nda vakit geçiren herkesi ortaya çıkaracaklarına söz vermişlerdi. Bu örtbas girişimi, Trump’ı da yaraladı çünkü o, bu yırtıcıyla yakın ilişkisinin pis kokusundan bir türlü kurtulamamıştı. Duruşmada Epstein mağdurlarının önünde dosyaların yayınlanmasındaki başarısızlığı ve bazı mağdur isimlerinin yanlışlıkla ifşa edilmesi nedeniyle doğrudan özür dilemeyi reddetmesi durumu daha da kötüleştirdi.
Wall Street Journal’ın haberine göre, hayal kırıklığına uğramış başkan bir ara Beyaz Saray ziyaretçilerine, muhafazakârların sosyal medyada Adalet Bakanı’nı yerden yere vurduğu paylaşımların çıktısını göstermiş. Bir müttefikine Bondi’nin “ne kadar berbat bir iş çıkardığını” uzun uzun anlatmış.
Şimdi İran konusunda köşeye sıkışan Trump’ın daha fazla kişiyi kovma isteği gelebilir. Zaten “Sen kovuldun!” onun klasik lafıdır. Pete Hegseth Pentagon’da nitelikli subayları kovuyor, halbuki asıl gitmesi gereken kendisi.
Donald Trump’a kendi kendini güneş kralı ilan eden adama yaltaklanmak, Sisyphos’un cezasından farksızdır. Onun kaprislerine, intikam planlarına, aşırı pohpohlanma ihtiyacına ve hukuka duyduğu küçümsemeye ayak uydurmaya çalışmak her zaman kaybeden bir oyundur.
(*)Hollywood tarzı, dergi kapağı gibi, dikkat çekici, "glamorous" (büyüleyici, ihtişamlı) bir görünüm taşıyan kadın için kullanılır.
* Maureen Dowd[1] (New York Times)
Çeviren: Çağatay Arslan
Makale linki: https://www.nytimes.com/2026/04/04/opinion/pam-bondi-kristi-noem-trump.html



































Yorum Yazın