Dün CHP lideri Özgür Özel, daha önce ilan ettiği Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı ile ilgili önemli belgeler açıkladı.
Gürlek’in sahip olduğu mülklerin tapularını, resmi kayıtlardaki ID (belge kimlik numarası) numaraları ile açıkladı. Özel, Gürlek’in sadece sahip olduklarını değil son dönemde sattığı mülklerin belgelerini de açıkladı.
Özel haklı olarak; bir –ya da iki- maaşla bu kadar mülkün alınmasının imkan dahilinde olmadığını ve Bakan’ın bu mülklerin kaynağı konusunda bir açıklama yapması gerektiği talebini dile getirdi.
Özel’in bu açıklamalarından sonra Bakan Gürlek sosyal medyadan yaptığı paylaşım ile bu iddiaların kendisine yönelik algı operasyonu olduğunu ifade etti.
Gürlek, hakkındaki iddialar ile ilgili olarak yaptığı paylaşımda iki nokta önemli.
İlki; “… herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur.”
İkincisi ise; “Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir.”
BELGELER RESMİ KAYITLARDA YOK MU?
Özel’i tanıyanlar, onun ortaya koyduğu belgelerin gerçekliği konusunda şüphe duyulmayacağını da bilir.
Buna rağmen Bakan Gürlek, Özel’in iddiaları delile dayanmadığını açıkladı. Gürlek’in açıklamasını doğru kabul ettiğimizde Özel’in açıkladığı tapu belgelerinin ID numaraları gerçeği yansıtmıyor demektir.
Oysa bu numaralar, devletin resmi kayıtlarında, ilgili mülkün önceki ve sonraki sahiplerini de gösteren bir kimlik belgesi niteliğindedir.
Ve normal şartlarda devlet kayıtlarında, bir belge yoktan var edilemeyeceği gibi, kayıtlarda var olan belge de yok edilemez. Ancak değiştirilebilir.
Açıklanan bu belgelerin gerçekliğini açıklığa kavuşturacak olan, tüm bu kayıtların tutulduğu Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’dür.
DAHA ÖNCEKİ ŞİKAYETLER SONUÇSUZ...
Buradan Gürlek’in paylaşımında ifade ettiği ikinci konuya gelebiliriz.
Gürlek, elinde belgesi alan yargıya gitsin dedi. Bu bir anlamda mealen bana başvurun demektir.
Bu açıklamayı yapan sadece Gürlek değil. AK Parti’nin kimi yetkilileri de benzer açıklamayı yaparak, Özel’in yargıya başvurması gereğini dile getirdiler.
Özel’de dün akşam Halk TV’de katıldığı yayında, bu belgelerle ilgili olarak yargıya “yeniden” gideceklerini açıkladı.
Yeniden derken, Özel açıklanan bazı belgeler dışında daha önce de Gürlek ile ilgili olarak yargıya ve HSK’ya başvuru yaptıklarını açık kaynaklardan biliyoruz.
Nitekim; CHP, Özel’in dün açıkladığı belgelerin bazıları ile ilgili olarak HSK’ya başvuru yapmış.
Bunlar;
07.11.2025 tarihinde, Akın Gürlek'in Lüksemburg merkezli ETIMINE SA şirketindeki kanuna aykırı yönetim kurulu üyeliği ile ilgili olarak belgeleriyle HSK'ya yapılan başvuru.
17.12.2025 tarihinde, Tema İstanbul 2 ve Senfoni Etiler'deki hayatın olağan akışına aykırı astronomik gayrimenkul trafiğini (Haksız Mal Edinme) delilleriyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuru,
26.01.2026 tarihinde ise daha önce yapılan ve başvurusu reddedilen dosya için (Karar No: 2025/23972) yeniden inceleme talebiyle HSK'ya tekrar başvurusu.
CHP’liler yapılan bu başvuruların bir biçimde ya hukuka aykırı şekilde kapatıldığını ya da HSK'da beklemeye alındığını ifade ediyorlar.
BAŞSAVCI İKEN SONUÇ ALINMAYAN DOSYALARDAN BAKAN İLEN SONUÇ ALINABİLİR Mİ?
Bu durumda karşımızdaki tablo şu şekildedir.
CHP’liler Gürlek henüz İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken, onun hakkında ellerindeki belgelerle HSK dahil olmak üzere ilgili yargı makamlarına başvuru yapmışlar.
Ancak hiç birinden şimdiye kadar sonuç alınamamış
Gürlek bugün Adalet Bakanı.
Ve dün yaptığı paylaşımda, Özel’i bir kez daha elinde belge varsa yargıya gitmesini istemiş.
Özel bugün bu başvuruları yapacağını dün akşam açıkladı.
Bu noktada ilginç olan ise Gürlek hakkında yapılacak şikayetleri değerlendirecek olan kurulun (HSK) başkanının bizatihi -şikayet edilen- Gürlek’in Adalet Bakanı sıfatıyla olması.
O zaman soru şu; CHP, Gürlek’i Gürlek’in başkanı olduğu HSK'ya şikayet ederek sonuç alabilir mi?




























Yorum Yazın