MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Siyasetin geleceği: Popülizm, güvenlik ve yeni savaşlar

ANA SAYFAKÖŞE YAZILARISiyasetin geleceği: Popülizm, güvenlik ve yeni savaşlar
Siyasetin geleceği: Popülizm, güvenlik ve yeni savaşlar

Siyasetin geleceği: Popülizm, güvenlik ve yeni savaşlar

13 Şubat, 2024, Salı 21:47
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Güvenlik ve kriz bugünden yarına siyasal fenomenin sınırlarını belirliyor. Aynı zamanda en çok konuştuğumuz kavramlara da karşılık gelen bu iki siyasal geleceğin paradigması gibi sonuç doğurmakta. Dünya bir süredir giderek derinleşen bir krizle boğuşuyor. Kapitalizm refahı arttırmıyor. Yeni çalışma ilişkileri herkesi güvencesiz hâle getirdi. Mutsuzluk ve kaygı arttı. Kimse geleceğinden emin değil.Dünya nereye gidiyor? İnsanlık şu an ne durumda? Bizi gelecekte ne bekliyor? Geleceği bilmek, bu mümkün olmuyorsa bile bazı eğilimler üzerinden öngörüde bulunmak hemen her zaman temel tutkularından biri oldu insanlığın. Kahve fallarından fütürolojiye kadar büyük bir sektör var bu hususta. Şüphesiz ki kesin şeyler söylemek haddini aşmak olur. Gelecek henüz yaşanmadı çünkü. Sayısız olasılık var. Her şey olumsal. Ama yine de yaşadıklarımızı yaşamaya devam edeceğimizi varsayarak tahminde bulunabiliriz.Güvenlik ve kriz bugünden yarına siyasal fenomenin sınırlarını belirliyor. Aynı zamanda en çok konuştuğumuz kavramlara da karşılık gelen bu iki siyasal geleceğin paradigması gibi sonuç doğurmakta. Dünya bir süredir giderek derinleşen bir krizle boğuşuyor. Kapitalizm refahı arttırmıyor. Yeni çalışma ilişkileri herkesi güvencesiz hâle getirdi. Mutsuzluk ve kaygı arttı. Kimse geleceğinden emin değil. Herkes diğer herkesin rakibi.Böyle bir toplumsallıkta en çok ihtiyaç duyulan şey güvenlik. Tabii bir kez böyle bir şey olduğunda, yani güvenlik ihtiyaçların en tepesine çıktığında özgürlük ve haklar kaçınılmaz bir şekilde araçsallaşıyor. Yaşadığımız çağ insanların haklarının arttığı ama hiçbir hakkın tam anlamıyla kullanılamadığı bir döneme karşılık gelmekte. Bu arada güvenlik sorunu nedeniyle insanlar özel hayatlarına çekilmiş durumda. Katılım ve politika can çekişiyor.İşte tam da bu noktada popülizm devreye girmekte. Demokrasinin seviyesi popülizmin seviyesine doğru irtifa kaybetmekte. İdeoloji, akıl ve bilimin göz ardı edildiği, liderin yalanlarının siyasetin yerine geçtiği, kısa değerlendirmeler, duygusal patlamalar ve komplo teorilerinin ilgi çektiği bir zamanı deneyimliyoruz.
İç siyaset seyrekleşip çirkinleşiyor. Dış siyaset ise yeni savaşlara teslim. Ukrayna-Rusya ve İsrail-Filistin savaşlarında bir kez daha gördüğümüz üzere çatışan güçler hiçbir zaman tam anlamıyla devlet değil. Ukrayna’da bu ülkenin halkının bir kısmı Rusya’yla birlikte kendi devletlerine karşı savaşıyor. İsrail-Filistin meselesi ise uluslararası siyaset ve hukuku zorlayan bir içeriğe sahip.
Yarının dünyasında modern olanın geri döneceğine dair hiçbir ipucu yok. İhtimal ki post-truth, post-modernizm ve popülizm iyi, güzel, anlamlı ve kaliteli olan her şeyi çürütmeye devam edecek. Tweet atıp video çektiğinizde siyaset yapmış oluyoruz. Sürekli bir şekilde yankı odasında kaldığımız için ötekinin sesi duyulmuyor. Böyle bir dünyada kötü olmak çok kolay. Google’dan insanları araştırıp açık bulmak yeterli. Kitle ve linç devreye giriyor sonrasında.İç siyaset seyrekleşip çirkinleşiyor. Dış siyaset ise yeni savaşlara teslim. Ukrayna-Rusya ve İsrail-Filistin savaşlarında bir kez daha gördüğümüz üzere çatışan güçler hiçbir zaman tam anlamıyla devlet değil. Ukrayna’da bu ülkenin halkının bir kısmı Rusya’yla birlikte kendi devletlerine karşı savaşıyor. İsrail-Filistin meselesi ise uluslararası siyaset ve hukuku zorlayan bir içeriğe sahip.Son durum şu: Aslında bir zamanlar Mısır’ın parçası olan Gazze uluslararası toplum tarafından tam bir devlet sayılmayan Filistin yönetiminden özerk bir yapıya sahip. Gazze’yi yöneten Hamas İsrail devletiyle savaşıyor. Hem Ukrayna hem de Filistin savaşlarında sivil can kaybı çok yüksek, devlet ile siyasi örgüt arası yapıların askeri faaliyetleri oldukça belirgin. Ortada bir savaş var. Ama savaş hukuku uygulanamıyor. Kimin sivil kimin asker olduğu belli değil çünkü. İşte bu tip savaşların sayısında ciddi bir artış var. Geleceğin dünyası aynı zamanda her yere yayılmış şiddet dalgasının ve melez savaşların toplumlar arası ilişkilere damga vurduğu bir dünya olacak.
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    Armağan Öztürk
    Armağan Öztürk Arzular, beklentiler ve Erdoğan’ın liderliği
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı