Bugün birçok kişi yapay zekayı ödev yapan, metin yazan ya da görsel üreten bir teknoloji olarak görüyor. Ancak gençlerin kullanım biçimi bunun ötesine geçmiş durumda. Yapay zeka artık yalnızca bir araç değil. Bazen fikir alınan, bazen sohbet edilen, bazen de iç dökmek için başvurulan bir dijital muhatap. Bu nedenle son dönemde en çok tartışılan konulardan biri yapay zekanın güvenli kullanımı oldu. Çocuklar ve dijital medya üzerine çalışmalarıyla bilinen ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Common Sense Media’nın 2025 araştırmasına göre, 13-17 yaş grubundaki gençlerin yüzde 72’si en az bir kez bir yapay zekâ sohbet aracı kullandığını, yüzde 52’si ise bunu ayda birkaç kez ya da daha sık yaptığını söylüyor. Kuruluşun 2026’da yayımladığı değerlendirmeler ise, bu araçların artık yalnızca yaygınlıklarıyla değil, gençlerin güvenliği ve ruh sağlığı üzerindeki olası etkileriyle de tartışıldığını ortaya koyuyor.
Ergenlik dönemi, kabul görme ihtiyacının arttığı, yargılanma korkusunun ise daha yoğun hissedildiği bir dönem. Duyguların çoğu zaman karmaşık yaşandığı bu dönemde yapay zeka, çocuklara sabırlı ve yargılamayan bir iletişim alanı sunuyor. Sosyal kaygısı olan, duygularını yüz yüze ifade etmekte zorlanan, kendini yalnız hisseden bazı gençler için yapay zeka bir kaçış alanı olabiliyor. Dil pratiği yapmak, bir konuşmayı nasıl başlatacağını denemek, aklındakileri dökmek ya da yalnız hissettiğinde biriyle konuşuyormuş gibi hissetmek, bazı gençler için geçici bir rahatlama sağlayabiliyor. Burada rahatlatıcı görünen şey, aynı zamanda güvenli anlamına gelmiyor. Çünkü bu sistemler insanlara gerçekten yardımcı olmak için değil, onları etkileşimde tutmak için tasarlanıyor. Yani çocuklara en güvenli olanı değil, çoğu zaman en çok bağ kurduranı sunuyor. Common Sense Media ve Stanford Medicine’in değerlendirmeleri, yapay zekanın ruh sağlığı desteği için güvenli olmadığını söylüyor. Yapay zeka, sohbet sırasında kriz sinyallerini gözden kaçırıp profesyonel yardıma yönlendirmesi gereken yerde sohbeti uzatarak yanıltıcı bir güven hissi yaratabiliyor.
Gerçek hayattaki bir arkadaş ya da yetişkin, yeri geldiğinde itiraz eder ve sınır çizer. Rahatsız edici de olsa kendi doğrusunu söyler. Yapay zeka ise çoğu zaman kullanıcıyı kaybetmemek için daha uyumlu ve onaylayıcı davranıyor. Özellikle duygusal kırılganlığı yüksek gençlerde bu durum kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede gerçek insan ilişkilerinin yerini alan bir alışkanlığa dönüşebilir. Bu nedenle yapay zekanın sohbet aracı olarak kullanılmasının ileriye dönük bizi bekleyen ciddi tehditlerden biri olduğunu söyleyebiliriz.
Dünyadaki son gelişmeler bu kaygının her yerde büyüdüğünü gösteriyor. Meta, gençlerin bazı yapay zeka karakterleriyle etkileşimini dünya genelinde geçici olarak durdurdu. Bunun yerine ebeveyn kontrolleri içeren daha güvenli bir sürüm hazırladığını açıkladı. Çin ise “digital humans” olarak tanımlanan yapay karakterler için yeni taslak kurallar yayımlayarak, çocuklara bağımlılık yaratabilecek ya da sanal yakın ilişki sunabilecek sistemleri sınırlamayı gündeme aldı. Bu iki gelişme, şirketlerin de devletlerin de meseleye artık yalnızca yenilikçi ürün gözüyle bakmadığını gösteriyor. Çocuk güvenliği ve mahremiyeti artık bu alanın merkezinde yer alıyor.
Artık “çocuklar yapay zekâ kullansın mı, kullanmasın mı?” sorusundan daha önemli sorularımız var. Çocukların ve gençlerin bu sistemleri hangi amaçla, hangi sıklıkta ve hangi sınırlar içinde kullandığı araştırmamız gereken bir konu. Araştırma yapmak, yazı planlamak ya da dil pratiği yapmak başka bir şey, bir dijital karakteri dert ortağına dönüştürmek bambaşka bir şey. Bu iki kullanım biçimini aynı başlık altında değerlendirmek, hem pedagojik hem psikolojik açıdan yanıltıcı olur. Common Sense Media, bu alanda daha güçlü yaş doğrulama sistemleri kurulmasını, ebeveyn denetiminin artırılmasını, kriz durumlarında kullanıcıların profesyonel desteğe yönlendirilmesini, veri güvenliğinin korunmasını ve bağımlılık yaratabilecek tasarımların sınırlandırılmasını öneriyor.
Aileler ve okullar açısından yeni bir döneme girildiği açık. Bir süre önce dijital okuryazarlık daha çok internette doğru bilgiye ulaşmak anlamına geliyordu. Şimdi buna bir katman daha eklendi. Gençlerin, yapay zekanın neden hep anlayışlı, hep sabırlı ve hep ulaşılabilir göründüğünü de anlaması gerekiyor. Yeni risk, yalnızca yanlış bilgi değil; duygusal olarak doğru hissettiren ama gerçekte güvenli olmayan etkileşimler. Yapay zeka, gençler için yüksek çekiciliğe sahip ama yüksek dikkat gerektiren bir alan. Kazanım ile risk arasındaki çizgi oldukça ince.


































Yorum Yazın