Mehmet Şimşek’in bir satışçı olarak portresini çizeli neredeyse 2 yıl oldu.
Şimşek bu defa İngiltere’deki Yatırımcı Sunumu ile kendisine uygun gördüğümüz sıfatın hakkını bir kez daha verdiğini gösterdi.
1 Nisan tarihli yatırımcı sunumunu sizler için inceledim.
75 slaytlık sunumun başlığı:
"Savaş, Petrol ve Türkiye Ekonomisi?" şeklinde.
Soru cümlesi yok ama soru işareti var.
Malum bizde cevaplara soru sormak yerli milli gazeteciliğin şanındandır. Gelin birlikte bu sorunun cevaplarına bakalım. Nasıl olsa kontradan gelen kimse yok.
İlk cevabın başlığı
Savaşın kısa vadeli etkileri
Alt başlığı negatif ama yönetilebilir
Çünküler 3 demet: Enerji arzı tehlikede değil; şoku emecek mali alanı yaratmak gerekiyor ama yine de savaşflasyon riski var (Mahfi Hocanın kulakları çınlasın. Şirinkflasyon olur da savaşflasyon olmaz mı), genişleyen cari açık ve yavaş büyüme olası
.jpeg)
Hemen ardından 3lü pay grafiği ile enerji arzı neden tehlikede değil onu anlatıyor. Bir Siri Lanka değilmişiz, motosikletlere benzin bulamayan garibanlar. Gerçi haritaya baksak da anlardık.
Toplam enerji arzında petrolün payı 34 gazın payı 26. Yani hala 40 puan cepte. Onlar mı neler. Bir tarafta boğaz yakan kömür diğer yanda yeşil enerji. Bu 60’ın yani petrol ve gazın ise neredeyse 40 küsurunu Rusya veriyor. Evet aynı Rusya! Sunum yapılan ülkede çok sevilen Rusya. İran’ın petrolde adı yok gazda adı %11. Bu arada ABD gazının payı da kaşla göz arasında 20 olmuş bile.
İkna olmayanlar için yeni slayt bile yapmış. Ki pay grafiği buna ayrılmış
GSMH içinde petrole harcanan paranın payı ve bu pay da Orta Doğu’nun yeri. Kore ne yapsın Allah onları doğuda yaratmış Hürmüz’den geçen gemileri beklemek zorunda kalmışlar. Biz öyle mi. Borularla paşa gönlümüz nereden isterse oradan alırız. İkinci grafik meşhur gübre meselesi. Bu defa payda GSMH değil toplam ithalat var. Hem pay düşük hem de Orta Doğudan az alıyoruz. Sıkıntı yok yani
.jpeg)
Ardından koca bir sayfa Petrol Fiyat Şokunun etkisi diyor.
Takılmıyoruz devam ediyoruz. Daha 6. Slayta geldik.
3 senaryo var kötü çok kötü en kötü. Buna göre toplam hasar en az 65 en çok 84 milyar dolar olur(muş.) Ve bunun da enflasyonda 3,6 (biz onu öğle yemeğinden sonra çayın yanında yiyoruz) bütçe açığının GSMH’ya oranında 1,1 büyümede 0,6 (burası çokomelli) puan etkisi olabilirmiş. Bütçe açığını da GSMH payında 0,6 yükseltirmiş. Miş miş de muş muş (Bu arada petrolde 100 dolar çok defa geçildi Sayın Mehmet beye ve yatırımcılara söylemeyin.)
Takip eden slaytta enflasyon sepetinde petrol ürünlerinin payında dünya sonuncusu olduğumuzu endişeye yer olmadığını görüyoruz. Bir nevi TÜİK reklamı yani. Grafiğin kaynağı JP Morgan olsa da bana gayet TÜİKsel göründü.
.jpeg)
Mali alan yaratma meselesi takip eden slaytın gündemi. Bunu da Sliding Scale ile yapıyormuş. Bize Eşel Mobille yapıyoruz diyorlardı. Türkçesi Eşel Mobil de değilse bari burada da eşel mobil deseydiniz de anlamakta zorlanmasaydık. Velhasıl bu sayede mazot 92 yerine 75 lirada kalıyormuş. Mutlu olmak için bir sebep daha.
Yılların eşel mobilini yatırımcılara bir slaytta anlatamayız deyip ikinci slaytı da eklemiş. Petrol 90 dolar olana kadar arkamızda eşel mobil oldukça sırtımız yere gelmiyor diye izah edilmiş.
(2).jpeg)
10. slaytta eşel mobilden kurtuluyoruz ve en sevdiğimiz başlık olan gayrimenkule geçiyoruz. Kira enflasyonu %125 den %53 e düştü diye övünen tek Maliye Bakanı olmak kolay zanaat değil. Ama Mehmet Bakan bu işin doktorasını yapmış. Yatırımcılara yeni kiracı olarak gelirseniz artış oranları 34’e düştü diye de müjdeyi vermeyi ihmal etmiyor.

Türkiye’de alay konusu görülen mevzular bu sunumda ana gündemin parçası. Ocak 2025’de Memleketin neredeyse 3te2’si kuraklıktan kırılırken 2026’da her yer sular sellerle dolmuş. Memleketimle de gurur duydum. Bir Kastamonulu olarak 2025’te de kuraklıktan uzak oluşumuz ve parıl parıl parlamamız yatırımcının gözünden kaçmamış olmalı.
.jpeg)
Negatif çıktı açığının yani kazık frenin grafiği ise 12. slaytta. Mehmet Şimşek gururla sunuyor. Bununla birlikte sıkıcı dezenflasyon mevzuu da bitmiş oluyor.
.jpeg)
13. slayt ile tekrar savaşın sıcaklığına dönüyoruz. İlk slayt “bizim ihracatımızda Orta Doğunun payı çok değil slaytı”: %11’miş. Maazallah atom bombası atılsa çarklar döner yani.
14’te ithalat payı gösteriyor ki o daha da az. %5,4 yok gibi bir şey. İyi ki yatırım sunumu Orta Doğu’da değil.
Orta Doğulu Turist mi? Talimhane dışında göremezsin bile. Onlara Taksim demiştir. Muhtemelen. 15. slayta göre payı %10-11 civarı.
.jpeg)
Bütün bunlardan yola çıkarak sürdürülebilir cari dengenin olmazsa olmazları da 16.slaytta anlatılıyor. Gabar petrolü, Karadeniz gazı yeşil dönüşüm, rekabetçilik bla bla bla.
.jpeg)
Tabi hemen arkasına bir yeşil dönüşüm slaytı. Şu yeşil dönüşümü park bahçe olarak da görsek iyi olur. Ama aralarında derelere kement atan HES’lerin de olduğu son olarak ASOS bölgesinde sevgili Cem Tüzün’ü mağdur eden JES’lerin olduğu yeşil dönüşüm parka bahçeye pek pas vermiyor.
.jpeg)
Yeşil dönüşümü takip eden yapısal iyileşme de hizmet gelirleriymiş. Öyle böyle değil. Çok artmış. Tavanları delmiş.
.jpeg)
Hala ikna olmayana teknoloji ihracatının artışı slaytı var. Ekonomik karmaşıklık endeksi isim itibariyle biraz netameli görünse de aslında iyi bir şeymiş. Bu da yapısal iyileşme demekmiş.

Sıkılan uzman yine koca bir başlıkla slaytı geçiştirmiş: Türkiye Bu krizi atlatır mı?
Evelallah slaytları peş peşe geliyor
İlk slaytta siyasi mesaj bile var. Mehmet Şimşek siyaseti sevmez. Kendisi hükümetin uzay kanadındandır malum. 4 maddede kanıtlanmış direnç ayakları izah ediliyor: Politikalara bağlıyız, enflasyonu düşürmeye kararlıyız, kriz bize fırsattır. Ve sonra gözlerinizi kapayın: Mehmet Şimşek politika konuşuyor.
Neymiş: Güçlü liderlik ve kanıtlanmış kriz çözme becerisi. Kıskandınız değil mi? Türkiye’de politik ortamı bundan iyi tarif eder misiniz? Habire kriz çıkar ve sonra çöz.
Hevesimiz kursakta kalarak politik bahsi kapıyoruz
.jpeg)
19 Mart tarihli Ekonomist grafiğine göre Türkiye’nin sol üst köşede yani en düşük dertler en yüksek kalkanlar bölümünde olduğu direngenlik katsayısı yüksekler liginde olmasını alkışlıyoruz. Economist’in sevmediğimiz haberlerini paylaşmıyoruz sevdiğimiz haberlerde başımızın tacıdır

23 ve 24. Slaytlar en sevilen mevzuda borcu şöyle azalttık böyle azalttık. Bütçe açığının tavana vurduğu 2021-22 de falan ülkeyi CeHaPe zihniyeti yönetiyordu zaten. Sonunda AKP geldi ve bütçe açığı azaldı
.jpeg)
Ve geldik en sevilen grafiğe. Makro İhtiyati Önlemin faydaları. Herkesin borcu GDP’nin şu kadar katı. Biz de GDP büyüktür borçtan. İyi de Sn. Şimşek Ne kadar ekmek o kadar köfte nerenin atasözüydü. Ekmek borçsa köfte de sermaye değil mi? Neyse çok da derine dalmayalım sünger mi çıkaracağız?
.jpeg)
Takip eden konu başlığımız diş finansmana duyulan ihtiyaç. Burada da CeHaPe döneminde yani 2021’de alınan borçların nasıl ödendiği anlatılıyor. AKP’miz 2022 de gelmiş borçları 2023’den itibaren takır takır ödemiş. Ya maazallah CeHaPe zihniyeti başımızda kalsa.
.jpeg)
Ve tabi sırada ekonominin Ronaldo’su Bankalarımız. Sakın Kamu Bankalarına bittikçe enjekte edilen sermayeden falan bahsetmeyin. Yatırımcı bizi serbest rekabette Bankacılık yapıyor sanmaya devam etsin. Kredi büyüme sınırları vs. dünyanın her yerinde bulacağınız normal uygulamalar. Makro İhtiyati Önlemi sizden öğrenecek değiliz

Bankacılık konuşunu da geçiştirdikten (pardon) aktardıktan sonra gelelim rezerv mevzusuna. Grafikte multiple shocks dediği içeri atılan Belediye Başkanları aslında. Şok dediği bildiğin halk iradesiyle seçilmiş ve Türkiye’de Cumhurbaşkanı’ndan sonra en çok oyla seçilen İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da dahil olduğu seçilmişlere yönelik siyasi hamleler Türkiye’de rezervler neden birikir konulu grafik ama izahatsiz.
.jpeg)
Sıra geldi CeHaPenin bir diğer icadı KKM’ye. Asrın buluşuydu contingent liability’ye döndü. Öztürkçesi kader kısmet falan demek. Ne çıkarsa bahtına mesuliyet. İrrasyonel ekonomi de deniyor.
.jpeg)
Ara başlık geçişi şiirsel.
Dolarizasyon: Dejavu mu bu defa farklı mı?
Döviz kuru meselesi önemli. Malum onca faizi ödeyip üstüne bir de kuru tutamamak Nasrettin Hoca karpuz fıkrasına meze olma riski taşır. Burada takdire şayan başarılar vatandaşın döviz talebinin düşmesi ve yerleşik olmayanları paraları götürmemesi (imiş). Kaç paraları kaldı içerde orası belli değil tabi. Ama burada soruları da cevapları da aynı kişi veriyor.
Bunun sonucunda kuru olmasa da volatiliteyi kontrol altına almış oluyorsunuz. Volatile de Vangölü canavarı gibi arada kafasını yukarı çıkarıyor.
.jpeg)
.jpeg)
Borsayı anlatan slayt ile devam ediyor pembe rüyalar. TL’nin değer kaybından bağımsız Türk borsası grafiğinde görmek isteyenler için çok pozitiflikler var

Bizde mallar ucuz grafiği haklı olarak takip ediyor. 20 yıldır ucuzmuşuz. 20 yıldır iktidarda olan CeHaPeyi kınıyoruz. İnsan sermaye piyasasını azıcık destekler.
.jpeg)
Geldik yeni bir ara başlığa. Bu başlığın adı Makro Ekonomik İstikrar ve Reform programında değişiklik var mı?
Memleketi 25 yıldır yöneten CeHaPe zihniyetinin yapamadığı değişiklik nasıl olacakmış görelim bakalım.
İlk slaytta görsel yok laf var 25 yıldır CeHaPenin yapamadıklarını vallah billah yapacaz, rayda kalacağız, raydan çıkmayacağız diyor:
Fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürebilir cari denge, rekabet, yapısal reform. Nasıl diyor siz gavurlar: seymolddreaming.
.jpeg)
Trifaze slayt ile yaptık yapıyoruz yapacağız sıraya giriyor. Çeyrek yüzyıllık CeHaPe zihniyetinin bıraktığı enkaza karşı ipleri alıp reforma başlayan Mehmet Şimşek’in fazlarından üçüncüsü Ocak’ta başlamış.
Normalde dananın kuyruğu sonda kopar burada önce kuyruk gelmiş.
Eylül 2023’de daha kendisi Bakan olmadan başlamış kural bazlı ekonomiye dönüş. CeHaPenin bozduğu kuralları daha kendisi gelmeden ferasetle ele almaya başlamış Akpartimiz.
İkinci faz Eylül 2024’de başlamış. Bu defa dengesizlikler adres edilmiş. Kayahan’ın en sevilen şarkısı listelerde bir numara olmuş. Ey KKM’ci CeHaPe memleketi böldüremezsin sözünü burada duyuyoruz. Ve faz 3. Bu defa uzun isim verilmiş. Kızılderililer de çocuklarına başarı kaydedince isim verirler ya. O misal. Tek haneli enflasyon vs. vs. vs. Çok yakında sinemalarda. E bu filmi biz daha önce izlemedik mi.
.jpeg)
Bu bahsi hızlı kapatıp çatışma Türkiye’ye yansır mı sorusuna gidiyoruz (allah korusun nasıl diyor siz save god)
Yok değilmiş ama cıkkada imiş (ananemin lafıdır)
Biz zaten NATO üyesiyiz, dış politikadaki Ego’muz için TRT dizilerini kullanıyoruz vs. Yine de ben tamamen hayır dememesini tehlikeli buldum (çokomelli)
.jpeg)
Bu tek slaytlık ara başlığı geçip orta ve uzun vadeli fırsatlara geçiyoruz: En sevdiğimiz.
Savaşın orta vadede her neyse (tabi Keynes ne demiş uzun vadede hepimiz öleceğiz) yani kısa orta vadede biteceği öngörülüyor. Buna göre kısmet 3 vakte kadar yağıyor. Bitmeyen talep mi dersin, enerji merkezi mi dersin, ticaret koridoru mu dersin. Allah gönlüne göre versin.
Bize bi kısmet var.
.jpeg)
Bir yandan savaş sonrası fırsatlar diğer yanda artan savunma (malum artık ABD’de savunma değil savaş bakanı var) yani savaş ürünleri ihracat fırsatları. 2002’de 0,2’den 2025’te 10 milyar dolara. 5 büyük şirket. Dünya 5’ten büyük olsa da o ayrı mevzu tabii. Savunma ihracatçılarına ilk 11’e girdik bile. Yedek kulübesindekiler düşünsün.

.jpeg)
Mehmet bey hızını bu konuda alamıyor kendini durduramıyor ve Hayat Bilgisi 4. Sınıf kitabı görselleri ile devam ediyor. Füzeler gemiler uçaklar. Sevgili Ali Torun (efsane müsteşar Osman Nuri Torun’un oğlu) geliyor aklıma. Tank derdi. Gelişmiş kamyondur. Savaş gemisi gelişmiş tanker. Füzeler üst düzey boru. Lenin’in emperyalist kapitalizmini boşa okumadık ODTÜ’de.

Savaş oyuncaklarını kenara koyup bu defa başka sevdiğimiz oyuncaklara yöneliyoruz. İş makinası bildiniz. Malum inşaat ediniz ve zenginleşiniz zamanın en önemli aforizmasıdır. Siz yıkın biz yaparız içerikli slaytın niyeti iyi olsa da görünüşü iç karartıyor. Geçiyoruz.
.jpeg)
Sıra geldi doğrudan yabancı yatırımlara. Hukuk Yasa Düzenleme önemli değil diyorsan gel kim olursan gel diyerek iş akışı çizilmiş.
Hukuksal güvence hariç her şey var.
Bence mantıklı ikna oldum.
.jpeg)
Geldik asrın slaytına. Kişi başına milli hasıla değil toplam hasılada kim büyük görseli.
Bölüşmeden zenginleşmenin resmini çizebilir misin? Buyrun çizdik. Tüm komşularından çok GSMH’si olan kaç ülke var şunun şurasında. Sen ben bizim oğlan.
.jpeg)
Ne zaman büyüme övgüsü görsem Ersin (Özince) Beyin sözü gelir aklıma. Büyüdük de neremiz büyüdü? 2017 KGF sine kadar benzer gelişen piyasalar kadar bile gelişme yok. Bunu da bırakın Çin ve Hindistan’sız gelişen piyasa grafiği yapmak domatessiz menemen yapmak gibi bir şey. Yumurtasız demedim. Çünkü ben menemende yumurta sevmem.
.jpeg)
Sırada ihracatı ne kadar çeşitli ülkeye yapıyoruz slaytı var. Ben yatırımcı olsam ve de İngiliz olsam “So What” derim
.jpeg)
Geldik yatırımlara. Rakamlardaki tuhaflık en temiz yürekliyi bile kuşkuya düşürecek kadar gözle görülür. 2 senede 355 milyar harcayıp 27 senede yani malum İstanbul’un fethinin 600. Yılına kadar 197 milyar dolar harcıyorsun. Birinden birinde hata olmalı. En azından İstanbul’un fetih yıldönümünde bir 50 milyar yakmalıyız
.jpeg)
Sırada “Yol Yabdık” var. Bu defa biz yeni gelmedik diyor. CeHaPe zihniyeti 2002 de gitmiş. O zaman saatte 40’la giden patpatlara biniyormuşuz. Arabayı keşfetmişiz. Allah razı olsun. Yatırımcılar şok. 40 km mi. Oh my gudnıs.

Geldik havayoluna. Uçuş serbest. Zafer Havalimanı da dahil grafiğe. Kimsenin kullanmadığı. O kadar kusur kadı kızında da olur. Yalnız AKP’den önce Türkiye’de havalimanı olduğunun kabul edilmesi biraz ne diyim yakışık almamış. Buzdolabı yok havalimanı var. Mantıksız.
Göz kanatan slayta geldik. Yeni Demiryollarına dairmiş. Takdiri size bırakıyorum. Göz doktoru faturasını Mehmet beye yollayabilirsiniz. Bu arada plan bile olsa mesafeler o kadar kısa ki hiç yapmıyoruz dese daha iyi. Toplamı 1000 km etmiyor.
.jpeg)
Geldik son zamanda Üniversite diplomalarını iptal ettirip lise mezunu olarak devlette iş aramaya yönelen gençlerin ülkesine. Mehmet beye göre Larj ve daha iyi kalifikasyon imiş. Karabük üniversitesi dahil. Oxford mu Cambridge mi? Siz az durun kenarda bakalım

Sırada Ceyhan var. FDI iki nokta üstüste Ceyhan. Bir de resim. Anlayan anladı. Ben anlamadım. Adrese teslim mesajlar.
.jpeg)
Ve geldik en sevdiğimiz konuya. Yine gayrimenkul. Ve yabancıya satış. Savaşın iyi yanları demeye getiriyor. Bu arada ev fiyatları artmış azalmış. Kimin umurunda. Benim de İngiltere’de evim falan olsa ben de umursamam. Evsiz kalan İranlılar Ukraynalılar ev alacakmış. Benim biraz midem bulandı. Hemen dönüyorum.
.jpeg)
Geldik plaka 61’e. Transit diyor bekleme yapma diyor. İngilizce size de sorunlu geldi mi?
Working on making. Yakışmamış nativ ingilizce bilene.
Mesajlara bakalım.
Coğrafya kaderdir.
Liman altyapıdır
Serbest ticaret candır
Enerji koridordur
Şair İsimsiz.
.jpeg)
Plaka 62 yani Dersim.
İstanbul deyince Finans Merkezi dersin.
.jpeg)
63. slayttayız. Şanlıurfa plakada karşımıza savaşın faydaları çıkıyor. Veri merkezleri değişecekmiş. Ben bunu TRT World’de izlemiştim galiba. Hadi inş. cnm.
.jpeg)
Hizmet ve üretim katma değerinde ortalama yerimiz 17 imiş. Dünyada da sıramız GSMH’de 17. Tesadüfün böylesi. Yıllardır da böyle gidiyor. 1 ileri 2 geri. Biz sıkıldık. Sunum sahibi sıkılmadı. Yatırımcılar ortadan ikiye ayrıldı.
.jpeg)
Sıkılanlara ilaç gibi Turizm slaytı. Adama sormazlar mı Mr. Mehmet; Siz neden böyle ışığı yansıtıyorsunuz diye. Şekspir yani Şeyhpir bile sırma saçlı olmuş. Turizm deyince aklıma Kenan Evren gelir. 12 Eylül günlerinde bizim sınıfa gelmiş turizmde güney illeri neden gelişmiştir diye sormuştu. Rahmetli de turizme meraklıydı

Geldik öğrenci milleti konulu slayta. Türkiye’de o kadar çok yabancı öğrenci var ki aklınız tavana vurur. Yalnız ufak bir sorun var. 25 sene sonra verdiğimiz diplomalar geçersiz hale geliyor. Ama 25 sene de uzun zaman. O zamana dek kurtarın kendinizi
.jpeg)
Yine İngilizcenin hüngür hüngür ağladığı bir slayt. İngilizce yazıyorsan;
3rd 2nd diyeceksin.
Oyunların yasaklandığı TV’lerin karardığı memlekette bu konudaki iradeyi sunuma dökmek de ayrı bir feraset. Kutluyoruz.
Ne diyelim
.jpeg)
Konu tekrar magazinden savaşa geliyor. Sıkıldık diyoruz dinlemiyor. Neymiş savaş Türkiye’yi enerji merkezi yapıyormuş. Ne diyelim Long Live Trump& Netanyahu mu diyelim.
Ayıp ya hu.
.jpeg)
Küresel köy slaytı ile gözümüz kanamaya devam ediyor. Kırmızı yolu izlersen 25 günde Londra’dan Pekin’e varıyormuşsun. Aaaa kırmızı yol tam da Türkiye’den geçiyormuş. Tesadüfün böylesini anca filmlerde bulursunuz. Biraz da bisiklet yolu falan yapsanız. Petrol 250 dolar olursa kıymete binecek
.jpeg)
Geldik son ara başlığa savaşın daha uzun vadeli neticeleri. Bu Bakanın plaka idi. 72 Batman. Korsan konferans veren slaytın plakası 73 yani Şırnak.
Bu slaytın neresinden başlasak nasıl anlatsak.
Soldan sağa saat hizasında
- Her masada varız
- Ainesi iştir kişinin
- Propaganda makinemiz güçlüdür beyler
- Biz dengeye oynuyoruz
- Ucuzuz çok ucuzuz
- Coğrafyamızı arasanız da bulamazsınız
.jpeg)
74 yani sondan bir öncesindeyiz solda THY reklamı var. Onu anladık. Sağdaki konu aslında Hakan Fidan alanı. Bir diplomat arkadaşım bu sayı 264’tü Mehmet Bey 252 olsa daha iyi olur; tasarruf olur diye düşünmüştür yorumunu yaptı.
Ama kapanışa da bu denk gelmiş.
.jpeg)
Geldik 75’e yani Ardahan’a
Bu Turkuaz patlamalı Türk usulü illuminati görseli,
Her motifte ayrı mana
Sırasıyla
Doğu Batı
Birlikte
Dünya
Toplanma
Uyum
İnovasyon
Büyüme
Sinerji
BİZ TEŞEKKÜR EDERİZ































Yorum Yazın