Dün, aslında haftalardır piyasaların fiyatladığı bir senaryonun teyidi niteliğindeydi: Merkez Bankası faize dokunmadı. Politika faizi yüzde 37’de sabit bırakılırken, operasyonel çerçevedeki faiz koridoru da (yüzde 35,5 – yüzde 40) yerini korudu. Peki, bu "sabit" karar bize ne anlatıyor ve piyasa bu sessizliği nasıl okudu?
Enflasyonda "Mart Molası" ve Temkinli Duruş
Karar metninde en dikkat çekici vurgu, Mart ayında enflasyonun ana eğiliminde gözlenen gerilemeydi. Kurul, mevcut para politikasının gecikmeli etkilerini gözlemlemeyi tercih ettiğini açıkça belirtti. Ancak piyasa uzmanları, bu gerilemenin kalıcı olup olmayacağı konusunda hâlâ şüpheci. Özellikle jeopolitik risklerin (ABD-İran gerilimi gibi) enerji maliyetleri üzerindeki baskısı, Merkez’in elini kolunu bağlıyor.
Piyasanın "Şahin" Beklentisi ve Gerçekleşen
Anketlerde medyan beklenti faizin sabit kalacağı yönünde olsa da, bazı yabancı kurumlar ve yerli analizler, 300 baz puanlık bir "önleyici" artırımın masada olması gerektiğini savunuyordu. Karar sonrası piyasadaki ilk tepki, Türk Lirası'nın yatay seyrini koruması oldu. Analistler bunu, piyasanın Merkez'in "ihtiyatlı duruşuna" duyduğu kredibilite ile açıklıyor.
Makro ihtiyati Adımlar: Gizli Sıkılaşma mı?
Faiz sabit kalsa da metindeki "ilave makro ihtiyati adımlar" vurgusu, Merkez'in gerekirse faiz dışı araçlarla piyasadaki likiditeyi çekmeye devam edeceğinin sinyali. Yani kağıt üstünde faiz artmasa da, kredi ve mevduat faizleri üzerinden sıkılaşmanın devam edeceği bir dönem bizi bekliyor.
Gözler 14 Mayıs'ta
Piyasa dün sadece faizi değil, geleceği de okumaya çalıştı. Analistlerin ortak görüşü şu: Merkez Bankası köprüyü geçene kadar (yani enflasyon kalıcı bir düşüş trendine girene kadar) sıkı para politikasından taviz vermeyecek. Şimdi tüm dikkatler, 14 Mayıs’ta açıklanacak olan yılın 2. Enflasyon Raporu'na çevrildi. Orada yapılacak yukarı yönlü revizyonlar, yaz aylarındaki faiz patikasının asıl belirleyicisi olacak.
Sonuç olarak: TCMB dünkü kararıyla "vites yükseltmedi ama gazdan da ayağını çekmedi". Ekonomik aktörler için bu, belirsizliğin bir miktar daha azaldığı ancak maliyetlerin yüksek kalmaya devam edeceği bir dönemin onayıdır.




























Yorum Yazın