İstanbullu, Galatasaray Lisesi mezunu Prof. Daron Acemoğlu Nobel İktisat ödülü aldı, muhtemelen bu yazıyı okuyan herkes de tanıyor kendisini.
Daron Acemoğlu Prof. James Robinson ile birlikte, on seneyi geçti, çok önemli bir kitap yayınladılar, “Why Nations Fail?”, yanılmıyorsam bu kitap Türkçeye de “Ulusların Düşüşü” diye çevrildi.
Bu çok önemli kitap bir tarihi konuyla başlar; 19. Yüzyıl, Meksika’nın kuzeyinde, ABD’ye komşu bir bölge var, ismi Nogales, Meksika devletinin toprağı, 1848 senesinde bu bölgede ABD ve Meksika arasında bir savaş başlıyor, 1853’e gelindiğinde ABD Gila nehrinin kuzeyindeki bir bölgeyi, yaklaşık 80 bin km kare, Meksika’dan satın alarak ABD topraklarına katıyor.
Böylece eski Nogales resmen ikiye bölünüyor, ABD’ye katılan tarafa Arizona deniyor, Meksika’da kalan bölgeye de Sonora.
Arizona da 1912’de bir ABD eyaleti statüsüne kavuşuyor.
Bu tarihten günümüze ABD’nin ve Meksika’nın ülke olarak, devlet kurumları olarak, ekonomi ve hukuk sistemleri olarak gelişimi konusunda herkesin bir fikri vardır, konuya girmiyorum.
Acemoğlu ve Robinson kitaplarının hemen bu ilk sayfalarında, Nogales’in Arizona (ABD) ve Sonora (Meksika) olarak bölünmesinden sonra bu iki bölgenin günümüze dek gelişmelerini özetliyorlar, bence bu çok güzel kitabın da ana fikri özetleniyor daha ilk sayfalarda.
Kuzey Nogales Arizona olarak ABD’ye katılmadan önce Nogales nüfusunun adeta tümü Meksika kökenli, hepsi İspanyolca konuşuyorlardı, kısmen hala öyle, mutfak aynı, müzik aynı, özetle kültür aynı, gelir düzeyleri, yaşam standartları çok yakın.
Ancak, 20. Yüzyılda durum çok farklılaşıyor.
Bugün ortalama bir Arizona State (Eyalet) vatandaşının kişi başına geliri Sonora’da yaşayan ortalama vatandaşa oranla kat ve kat yüksek.
Arizonalılar eğitim ve sağlık hizmetlerine Sonara’da yaşayan Meksikalılara oranla çok daha rahat ve etkin olarak ulaşıyorlar.
Arizona’da suç oranı Sonora’ya oranla çok daha düşük yani Arizona Sonora’dan çok daha güvenli.
Yaklaşık bir asırlık bir sürede oluşan bu yaşam kalitesi farklılaşmasına herkes farklı açılardan yaklaşabilir ama ben de Acemoğlu-Robinson yaklaşımının, tüm kitaba da damgasını vuran yaklaşımdır bu, çok açıklayıcı ve yol gösterici olduğunu düşünüyorum, ABD’nin güçlü hukuki (yargı mesela), ekonomik (rekabet mesela) kurumları, ABD Anayasası ve özellikle de bu Anayasanın birinci ekin (1791), yönetim anlayışı* eski Nogales’in kuzeyini, ABD’nin Arizona eyaleti yani, güneyine oranla, tabiri mazur görün, uçurmuştur.
Daron Acemoğlu’nun Why Nations Fail? kitabını okuduğumda bir konu aklıma takılmıştı, bugün bu konuyu okurlarla paylaşacağım.
Arizona’nın ABD eyaleti olmasından (1912) yaklaşık beş sene sonra, ünlü Sykes-Picot Antlaşması (Mayıs 2016, Birleşik Krallık, Fransa) ile Ortadoğu haritası cetvelle yeniden çiziliyor, Osmanlı İmparatorluğu ile Irak, Suriye, Filistin arasında o kopuş gerçekleşiyor.
Bunları yazarken aklıma yönetmen Sinan Çetin’in 1999 yapımlı Propaganda filmi geliyor, Kemal Sunal, Metin Akpınar, Meltem Cumbul, film yaşanan dramı çok iyi özetlemiş idi.
Sykes-Picot ile ABD’nin 1853’de ABD’nin Gadsden alımı (Gadsden purchase) denen operasyonla Nogales’in kuzeyini, bugünkü Arizona’yı, topraklarına katması arasında, tarihte hiçbir şey aynı değildir ama büyük benzerlikler var, yapay bir sınır oluşuyor ama sonra durum farklılaşıyor.
Yukarıda 1912 sonrası (Arizona’nın ABD eyaleti olması) Arizona’nın ABD kurumlarının sağlamlığı sayesinde Sonora’dan farklılaşmasını özetlemeye gayret etmiştim.
Peki, 1916 sonrası, 1923’de Cumhuriyet kuruluyor bizde, yepyeni kurumlar geliyor ama acaba bu süreçte, 1923’den günümüze, bizim Güneydoğu dediğimiz topraklar ile mesela Kuzey Irak, federe Kürdistan Cumhuriyeti arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni kurumlarıyla Arizona ve Sonora arasında yaşanan yaşam kalitesi farklılaşması gözlemlenebiliyor mu?
Diyarbakır, Şırnak, Hakkari ve diğer Güneydoğu illerimizde de insanlar Kürtçe konuşuyorlar, Kuzey Irak’ta da, mutfak, müzik yani genel anlamda kültür çok benzer, aynı Arizona ve Sonora gibi ama bizim Güneydoğu’da yaşayan vatandaşlarımızın yaşam kalitesi Kuzey Irak Kürtlerine oranla 1923 sonrası belirgin bir biçimde olumlu bir kopuş yaşamamış.
Daron Acemoğlu ABD Meksika sınır toprakları üzerinde yaptığı analizi bizim Irak, Suriye sınırlarımız için yapmış olsa idi bu kitabında çok muhtemeldir Arizona’nın olumlu kopuşunun bizde yaşanmamasını Türkiye’nin hukuki, ekonomik, yönetişim kurumlarının güçlü olmamasına bağlardı diye düşünüyorum.
Vallahi, ben Acemoğlu’nun kitabında yazmadıklarının yalancısıyım sadece.
Ama, 1853 Gadsden alımı ile Sykes-Picot arasında beni yoldan çıkaran bir benzerlik var.
Ancak, sonuçlar çok farklı, bu fark kurumlar arasındaki benzemezlikler yüzünden olmasın?
*Trump’ın ABD siyasal, toplumsal tarihinde bir yol kazası olduğunu umuyorum, düşünüyorum.



































Yorum Yazın