Günümüz Türkiye’sini iyi anlamak, tüm aktörleriyle anlamak için öyle tuğla gibi kitaplar devirmeye falan hiç gerek yok, seçilmiş Beykoz belediye başkanının görevden el çektirilmesi ile başlayan süreci internet kaynaklarından iyi okuyun, tüm aktörleri ile, tüm siyasi ve ahlaki yönleri ile, zafiyetleri ile göreceksiniz.
Hikaye Beykoz’un seçilmiş belediye başkanı Alaaddin Köseler’in Belediye Başkanlığı’ndan alınması ile başlıyor, bu konuya, bu kararın detaylarına girmeyeceğim.
Sayın Köseler tutuklandıktan sonra CHP’nin çoğunluğu olan belediye meclisinde Özlem Vural Gürzel Meclis kararıyla Beykoz’da vekil belediye başkanı olarak göreve başladı.
Bu yazının hakkını verebilmem için siz okurlardan istirhamım vekil belediye başkanı Gürzel’in seçilmesinden hemen sonra belediye meclisinde yaptığı teşekkür konuşmasını internetten bulup okumanız, CHP’ye, İmamoğlu’na, kendine oy veren meclis üyelerine nasıl teşekkür ettiğini göreceksiniz.
Peki sonra ne olmuş?
Vekil Beykoz belediye başkanı Özlem Vural Gürzel CHP’den istifa ediyor ve AKP’ye geçiyor.
Bu tür transferleri ilk kez Beykoz’da görmüyoruz, bu kesin ama bu konuda özellikle CHP için söylenmesi gereken bazı şeyler var.
Konu sadece Beykoz vekil başkanı Özlem Vural Güzel değil tabii, hadi Aydın skandalını da geçerken hatırlatalım, bir ilginç milletvekili var, ekranda gördüğüm zaman bir parodi zannettim önce, Hasan Ufuk Çakır, CHP’den ayrılmış, AKP’ye geçiyormuş, gerekçesi de çok meşru(!), millet öyle istiyormuş, bu örnekleri arttırabiliriz.
Bu yerel meclis üyelerini, bu belediye başkanlarını, bu milletvekillerini CHP çok mu aradı acaba?
CHP’nin çok acil bir biçimde bir tür insan kaynakları departmanına ihtiyacı var ama liyakatı önceleyen bir insan kaynakları departmanına.
Geçenlerde basına yansıdı, Beykoz belediyesi vekil başkanı Özlem Vural Gürzel bir ihale vermiş birilerine, haberin özetini BirGün gazetesinden kopyala-yapıştır yöntemiyle alıntılıyorum:
“CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in, İBB soruşturmasında etkin pişmanlıktan yararlanan Sarı kardeşlerle bağlantılı Zenit Yapı’ya 139 milyon TL’lik ihale verdiği ortaya çıktı. Pazarlık usulüyle yapılan ihale, siyasi ve hukuki tartışmaları yeniden alevlendirdi.”
Vekil Beykoz Başkanı vekaleten bu göreve seçildiği zaman Ekrem İmamoğlu’na ve CHP’ye nasıl teşekkürler gönderdiğine yukarıda değinmiştim ama bu teşekkürler vekil başkanın göreve başlaması sonrası itirafçılarla bağlantılı bir şirkete 139 milyon TL’lik ihale vermesine engel olmamış, ihalenin konusu da Beykoz Belediyesi’ne araç alımı ve kiralanması.
Vekil başkan bu ihaleyi ihale kanununun 21-b maddesi ile vermiş yani rekabetçi olmayan, pazarlık usulü ile verilen bir ihale, yasada bu maddenin kullanımı için yine bizzat maddede koşullar sıralanmış, bu ihale bu koşullardan hangisine uyuyor, ben anlamakta çok zorlanıyorum.
Zaten hem yerel hem merkezi yönetimde 21-b ile verilen ihalelerin yaklaşık tümünde ihale kanununun bu berbat maddesi kullanılıyor, yine yaklaşık her ihale kanunun ruhuna ve lafzına aykırı açılıyor ve veriliyor, nedense Sayıştay ve savcılık kurumu bu duruma karşı duyarsızlar.
İhaleyi alan firmanın İBB Davası’nda itirafçı olan birileriyle ilişkili olması da işin cabası.
Bu manzara işte tam bir Türkiye klasiği, içinde yaklaşık her konu var ülkeyi sıkıntıya sokan, başka bir ifade ile de bir alaturka siyaset aşuresi.
Seçilmiş belediye başkanlarının çok tartışmalı argümanlarla görevden alınmaları ve hatta tutuksuz yargılanma varken hapse atılmaları var; CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla vekaleten başkan olan hanımın kısa bir süre sonra CHP’den AKP’ye transferi var ama bu transferin nedenleri halen belirsiz, ya vekil başkanın hukuki açıkları vardı, şantaj yapıldı ya da işin içinde menfaat ilişkileri var, her ikisi de çok korkunç. Ya da Sayın Gürzel son anda hidayete erdi, bu da ilginç doğrusu; başka bir ifade ile de seçilmiş vekillerin hukuki açıkları, şantajlar ya da akçeli menfaat ilişkileri var.
Hikayenin içinde İBB davasındaki itirafçılar var; bu itirafçılara ihale kanununun rekabetçi olmayan 21-b maddesinin kullanımı var; bu usulsüz ihalelere Sayıştay’ın, savcıların hatta TBMM’nin duyarsızlığı var, kamu parasının çarçur edilmesi var; büyük çapta liyakat eksikliği var bürokraside ve siyasette.
Daha ne olsun değil mi?
Türkiye’de son senelerde herhangi, rastgele bir noktaya güçlü projektör tutun, bu projektörün gösterdiklerine çok şaşacaksınız.
Bize sağladığı bu kolaylık için Beykoz Belediye Başkan Vekili Sayın Özlem Vural Gürzel’e teşekkürlerimizle.





























Yorum Yazın