Bitti mi, birinci raund mu; geçen hafta, “piyasaların barışı satın almaya daha istekli olduğunu” yazmıştım hatırlarsanız. Hafta sonu başarısızlıkla sonuçlanan dramatik barış görüşmelerinin ardından Trump, Hürmüz Boğazı'na abluka ilan etti. Küresel piyasalar haftaya olumsuz başladı. Ablukaya önce İngiltere karşı çıktı. Aynı kabın iki elementi, bu kez keskin ayrıldılar.
ABD kamuoyu tepkisi, Avrupa ülkelerinin ABD ye sırt çevirmesi, üstüne üstlük Körfez ülkelerinin de mırın kırın etmesi Trump’ı çileden çıkardı ve Papa’ya ağzına geleni söyledi. Hristiyan olması sebebiyle sanırım cami duvarına değil kilise duvarına işemeyi tercih etti.
Şimdi dünya savaşın etkilerinin ne olacağını, altından nasıl kalkacağını düşünüyor. IMF, dünyayı ekonomik durgunlukla beraber yükselen enflasyona karşı uyardı. Fed, para basma makinesini yeniden çalıştırarak piyasa geçen hafta 40 milyar dolar enjekte etti. Stagflasyon mu yaşanacak yoksa pandemi öncesi olduğu gibi ekonomi coşacak ve enflasyon patlayacak mı? Yaşayıp göreceğiz.
Ablama Yuan verelim; Piyasalar şimdilik istediğini aldı. Peki savaş bitti mi? İran, Libya, Venezuela, Irak, Suriye petrollerini Euro ile satacaklarını açıkladıktan sonra başlarına neler geldi, hep beraber gördük. Şimdi Rusya ve Çin, bundan sonra ticaretlerinde ABD doları kullanmayacağını açıkladı. İran dahil Yuan’a geçiyorlar. Euro olmadı, Yuan verelim ablama!
Resmi açıklamalara göre ABD Körfez’e 50 bin üstünde asker gönderdi. Bir sürü savaş uçağı ve gemisini bölgeye gönderdi. Çok ciddi maliyetler bunlar. İran ise Çin ve Rusya’dan desteklerle sürekli güçleniyor. Azgın azınlık “savaş bitti” senaryosundan kazanç elde ettikten sonra ikinci raund mu başlayacak?
Türkiye; Savaşın Türkiye’ye etkilerinin ne olacağına dair iktidar herhangi bir endişe taşımıyor. Yine günü kurtarma derdinde. Savaş yüzünden çıkan döviz aynı hızla geri geldi, tamam.
Döviz geri döndü de nasıl döndü 2 yıllık ortalama devlet tahvil faizi %35 seviyesindeydi. Dünyada böyle bir faiz yoktu, deli faiz. Ona rağmen satıp %41 seviyesinden yerine koydular. Hisse senetlerini 3,20 dolardan satıp 2,80 dolardan yerine koydular. Evet deli kazanca geri geldiler ama Türkiye’nin yükünü daha da ağırlaştırarak
Üretemiyoruz; Türkiye ithalatının %90 nı enerji dahil hammadde, ara malı ve yatırım malı. 2000 li yıllarda %60 civarındaydı. Dolayısıyla ülke her büyüdüğünde cari açık artıyor. Ayşe hanımın 20 bin dolara aldığı Hermes çanta cari açık içinde devede kulak.
Sorun çok netti. İthal hammadde girdisini düşür. İktidar 22 yılda bunun tam tersini becerdi. Asfalta, betona gömdü Türkiye’nin geleceğini. Utanmadan “bu yollar olmasa, ihracat nasıl yapacaksın” dedi. Betona, asfalta dökeceği parayı güneş ve rüzgar santrallerine harcasaydı, bugün daha az enerji ithal ediyor olurduk, daha az dışarıya mahkum olurduk ve 20 yıl önce yapılan yolların çok daha kalitelisini, çok daha fazlasını, çok daha ucuza yapardık.
Ülke büyürken cari açık artması normal ama bu iktidar ekonomik durgunklukta bile cari açığı artırmayı başardı. Ocak ve Şubat 2026 ayları bile rekor kırdı. Savaşın yaşandığı Mart ve Nisan ayları Allah’a emanet.
IMF’ye borç ödedik; Yıllarca bu masalı anlattılar. 2000 yılında 23 milyar IMF borcu olmak üzere ülkenin toplam dış borcu 130 milyar dolardı. %2 döviz faiz ödediğimiz IMF borcunu kapatıp yerine % 9 döviz faizi ile Eurobond borçlandık. Bugün hazine garantili borçlar dahil toplam dış borcumuz 540 milyar dolar.
Emekliye 1000 lira bayram ikramiyesi zammı yapamayan iktidar 2025 yılında devlet bütçesinden 52 milyar dolar faiz ödedi. Faiz giderlerinin bütçe içindeki payı 2017 yılında %8 den bugün % 15 seviyesine yükseldi.
Negatif faiz verip ekonomiyi kalkındıracağız diye zombi şirketler yarattılar. İki yıl önce faiz artırmaya başladık. Utanmadan “zombi deyip durdunuz, o şirketlerden kurtuluyoruz işte” dediler. Zombi şirketlerle beraber 70 yıllık geçmişi olan şirketler batmaya başladı. 2026 yılının ilk üç ayında 62 şirket iflas etti. Konkordato ilan edip zaman kazananları saymayalım bile. Şirketler büyük bir likitide problemi içinde. Allah aşkına çıkıp şirketleri bir dolaşın. Vadeler 120 güne çıktı, faturasız ticaret patladı, para olmadığı için resmen mal mübadelesi günleri yaşanıyor.
1980’li yıllarda Japonya bugün ki Çin gibi dünyanın en büyük ekonomisi olma yolunda emin adımlarla yürüyordu. Dünyanın en büyük on bankasından çoğu Japonya bankasıydı. Sonra malları pahalı olmaya başladı, ardından serveti yurt dışına kiralamaya başlayıp üretimden vazgeçtiler.
Türkiye ithalata eroinman gibi bağlı bir ülke. İthalat yapamazsak üretim yapamıyoruz. Zaten üretimde yok. Ürünlerimiz artık pahalı. Petrol bulduk, gaz bulduk masalları ile “Türkiye, savaşı bilen bir ülke” gazları ile, İhalarımızla, Sihalarımızla Kudüs’e kadar her yeri işgal edeceğiz rüyalarıyla yatıp kalkıyoruz.
10.04. 2026 TCMB ve BDDK verilerine göre;
Yabancı Portföy; ilgili hafta DİBS’lerde 712 milyon dolar ve hisse senedinde 430 milyon dolarlık alım var.
DTH; Vatandaşlarda 2 milyar dolar artış var.
TCMB rezerv; Üç rezervde de 9 ile 14 milyar dolar arasında artış var.
Krediler; Hacim artışında üçüncü haftayı geride bıraktık. Ortalama bireysel kredi faizi 2 puan artarken, ticari kredi faizi 2 puan düştü; üç aylık mevduat ise aynı kaldı.
Piyasalar;
Gümüş; Mart başından beri; “85 ile 95 dolar arasına bir şans verecek gibi duruyor” tahmininde bulunuyorum. Haftaya 81,70 dolar üstünde açmayı becerirse ve üstünde kalırsa yukarı hareket devam eder.
Altın; Yine Mart başından beri; “4900 dolar ile 5200 dolar arasına kadar yükselebilir” diye yazıyorum. 4700 dolar destek. Yukarı hareket için 4975 dolar direncini kırıp üstünde kalmalı.
Dünya emtia endeksi; Üç hafta önce 138 ile 126 puan arasında dalgalanır demiştik. Devam.
USD/TL; Geçen haftayı 44,75 lira civarından kapatır demiştik. Bu hafta 45 psikolojik direnç. Çalışmazsa kapanış, 45,05 olur.
Eur/Usd; 1,1780 ilk direnciydi. Üstüne atsa da dayanamayıp altından kapadı. Bu hafta 1,17 destek ve 1.1930 direnç.
ABD Tahvil 10 YR; %4,30 yeniden direnç olma yolunda. %4,20 destek.
Bist100; Çok güçlü alım geldi. Bu hafta 14500 puan üstünde kalmayı deneyecektir. Destek 13600 puan. Dolar bazında 3,20 dolardan kapadı, 3,30 dolar direnç. Kırılması zor.
Dolar endeksi; Bu hafta 98,50 üstüne atamazsa 96,50 puan yeniden hedef olur.
Bitcoin; 78.200 ve 84.800 dolar direnç. Buraları denemesi bile yeniden yükseliş trendi girdi demek değil. 71.000 dolar destek.
Brent ve Ham petrol; Brent petrolde 86 dolar desteği dayandı. Ham petrolde ise 80 dolar desteği çalıştı ama esas destek 77 dolarda. Brent de 86 dolar, ham petrolde 77 dolar aşağı kırılmaz kısa vadede gibi görünüyor.




































Yorum Yazın