Uluslararası siyasetteki gelişmeler, insanlığın antik çağda yaşadıklarını anımsatıyor. Örneğin ABD’nin Venezuela baskını.. İktidar dönemi iki bin yıl öncesine rastlayan,Roma İmparatoru “Caligula” nın kural dışı davranışlarına benziyor. Bağımsız bir devlet Başkanının resmi konutundan bir askeri opreasyonu ile kaçırılması; uluslararası ilişkileri binlerce yıl geriye götürdü. Devletler hukuku kurallarının güçlülerin çıkarlarına göre belirlediğini gösterdi.
Caligula; babası general olduğu için bir garnizonda büyümüştü. Askerlik özentisi yüzünden, çok küçük yaşlarında çizme giymeye başladığı, anlatılır. Bu alışkanlığı yüzünden, adı latince “yürüyen çizme” anlamına gelen, Caligula olmuştur. Zor bir dönemin ardından, Romalılar iktidara gelişini sevinçle karşılarlar.. İmparatorluğunun ilk yıllarındaki tuttumuyla, halkının sevgisi kazanir. Aşırı harcamaları ve gösterişli projeleriyle tepki çekmeye başlar. Özgüveni kendisini tanrı sanmasına kadar varır. Apollon’a özenir. İktidarının son yıllarında keyfi baskıları artar.
Tarihe geçen en garip davranışı; atı “Incitatus” u konsül yapmaya kalkışmasıdır. Bazı tarihçiler; Caligula’nın Roma Senatosunu küçümsediğini göstermek amacıyla böyle davrandığını anlatırlar. Onlara göre İmparator Senatörlerle alay etmektedir.
İkinci kez seçilen, ABD Başkanı Trump’ın bir “Incitatus’u” kuşkusuz yok. Ancak seçimlerden önce verdiği, sözlerini kısa sürede unuttuğu anlaşılıyor.
Gümrük tarifeleri ile rakip ülkeleri baskılamaya yönelik yaklaşımının ardından, Maduro’yu kaçırtması, kendisini günümüzün Caligula’sına benzettiğini fark etti mi, bilinmiyor. Ancak Ortadoğu’da; İsrail’in belirleyeceği, siyasal etki alanlarını gerçekleştirilmesine engel gördüğü İran’a saldırısı, Dünya dengelerini sarsıyor.
Askeri operasyonun ABD-İsrail ikilisinin beklentileri doğrultusunda sonlanmayacağına ilişkin belirtiler, zamane Caligula’sının kendi ülkesinde kamuoyu desteğini yitirmeye başladığını gösteriyor.
Gümrük tarifeleri ile başlatılan, Venezuela ve ardından İran ile sürdürülen, ABD odaklı operasyonların temel amacının Çin’in büyümesini engellemeye yeteceğini kestirmek ,bu aşamada hiç kolay değil.
Netenyahu ile tasarlandığı anlaşılan “arz-ı mevud” girişiminin ilk adımının, bu aşamada İran’a diz çöktüremeyeceği söylenebilir.
“Hürmüz” Boğazının kapatılmasıyla, deniz ulaşımı durdu. Depolama olanaksızlığı yüzünden, petrol ve doğal gaz üretiminin kısıtlanması, akaryakıt fiyatlarının varil başına 90 doları aşmasına yol açtı. Gelişmelerin Türkiye dahil kırılgan ekonomileri zorlayacağı ortada.,
Muhalefeti yargı yoluyla sindirerek, seçmende yükselen iktidar karşıtlığını dengeleme girişimleri ile Trump’ın davranışları ne çok benzeşiyor değil mi?

































Yorum Yazın