MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Süper Kupa süper ırkçılık

ANA SAYFASİYASETSüper Kupa süper ırkçılık
Süper Kupa süper ırkçılık

Süper Kupa süper ırkçılık

02 Ocak, 2024, Salı 04:50
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Bu ülkede öteki olanların en kolay anladıkları şey nedir biliyor musunuz: Hangi kılığa girerse girsin faşizm! Peki bu ülkede ağzına kadar dolu olduğu için en çabuk dökülen şey nedir: Faşizm. Her yerde her zaman kolayca ulaşılabilir. Her zaman en kullanışlı malzemedir. Her zaman işe yarar. Toplum mühendisliği için daha uygunu yoktur. Hükümet de kullanır, muhalefet de sağcı da kullanır kimi solcu da siyasal İslamcı da kullanır, laik geçinen de.  Normal, son derece normal bir maç. Sıradan bir maç, herhangi bir maç.Şaibeli sonuçların alındığı, bahis dünyasında uçuşan paraların ucunun dokunduğu takımların da olduğu, sıradan bir takımın “birileri öyle istediği için” şampiyon olduğu, buna kimsenin itiraz etmeye cesaret edemediği, mafya - siyaset - cemaat - tarikat ilişkilerinin ve çoğu illegalite ile anılan tartışmalı figürlerinin boy gösterdiği sıradan bir lig.Hakemlerin gözünün ortasına “çakıldığı”, bazı takımlara ve taraftarlarına serbestçe saldırılabildiği, ırkçılığın cezasız kalmak bir yana ödüllendirildiği bir lig. Federasyon başkanının reis adını duyduğunda korkusundan titrediği “özerk” bir lig.Bu ligi şampiyon bitiren takım ile daha önceki federasyon başkanlarından birine şaibeli kredi verildiği iddialarının tam ortasında yer alan bir bankanın adını taşıyan kupayı kazanan takım, Süper Kupa için karşı karşıya gelecekler. Öte yandan tam da bu sıralarda Takımlardan birinin eski teknik direktörlerinden biri şaibeli para trafiğinin ortasında yer aldığı iddiaları sonrası memleketi terk edip komşuya transfer olmuştur.Arayışa giriliyor; her şeyin, her değerin satılık olduğu zamanın ruhuna uygun olarak ihaleye çıkılıyor. Daha önce bu ülkede adam doğratmış bir prensin ülkesi de ihaleyi kazanıyor.Aynı prensin ülkesi ile daha önce Suriye gibi ülkelerde “kanlı savaş” tezgahında beraber iş yapmışızdır - emperyalizm ile ortak. O prens ile birlikte uygulanan ortak politikalar nedeni ile milyonlarca Suriyeli’nin ülkemize gelmesine neden olmuşuzdur.İşte bu ülke ihaleyi kazanıyor. Bizimkiler kulübü, yöneticisi, federasyon başkanı ile seviniyorlar bugüne kadar uygulanan yanlış transfer politikaları nedeni ile harcanan milyonların oluşturduğu borç dağından bir nebze de olsa kurtulacakları için.
Kendi ülkemizde doğrudan söz söyleyemiyoruz ya. Artık tartışma kültürü kalmadı, hükümet komiserleri var ve bunlar keyfi tutuklamalar yapabiliyor ya. İşte  bu nedenle meseleleri doğrudan tartışmak yerine artık “banttan” oynuyoruz ve / veya psikolojik projeksiyon yapıyoruz.
Ama şunu hesaplamıyorlar: Maçın oynanacağı ülke yıllardır belli alanlardaki şampiyonalarda dünya devleri ile muhatap oluyor ve bir organizasyonun nasıl yapılacağı konusunda artık tecrübe sahibi.Bu nedenle FIFA’nın müdahil olacağı bir süreç başlıyor ve kurallar devreye giriyor.Ama finali oynayacak takımların ülkesinde ekoller, fikirler, ideolojiler yıllardır mücadele halinde ve bu mücadele hayatın her alanına sirayet etmiş durumda. Doğal olarak maçın Suudi Arabistan’da oynanacağı duyulur duyulmaz yansıtma (projeksiyon) da başlıyor.Kendi ülkemizde doğrudan söz söyleyemiyoruz ya. Artık tartışma kültürü kalmadı, hükümet komiserleri var ve bunlar keyfi tutuklamalar yapabiliyor ya. İşte  bu nedenle meseleleri doğrudan tartışmak yerine artık “banttan” oynuyoruz ve / veya psikolojik projeksiyon yapıyoruz.Suç bizim, suçlu biziz ama yansıtma en kolay kaçış yolu. Kurban kim? Suudiler. Bu meselede en az suçu olanlar yani.Adamlar açıkça “ne istemediklerini” söylemişler. Açık olmakta bir anormallik var mı? Yok. Zorlama var mı? Yok. Suudilerin suçu ne?Yansıtmayı biraz daha açalım mı, belki utanırız. Kendi suçumuza yeni suç (ırkçılık) ekleyerek başkalarını suçluyoruz. Bu kadar.Takımlar bizim, final bizim, kupa bizim, federasyon bizim, hakemler bizim, seyirci bizim, götüren uçaklar bizim, canlı yayın bizim, tartışma bizim, kavga bizim ama suç Suudilerin.Daha da ötesi Arapların.Yakın bir dostumun tam da bugünlerdeki histeriyi tarif eden şu satırlarına bakın:Dün akşam iş çıkışı tramvaydayım, yeni yıl öncesi hayli kalabalık. Çocuğuyla yan yana oturan bir kadına ayaktaki kadın çıkıştı: “Çocuğunu kucağına alsana!”Kadın söyleneni anlamadı, soran gözlerle Arapça bir şeyler söyledi.Kısa bir sessizlik ve ardından mırıldanmalar başladı.“Allahın Arabı otursun ben ayakta gideyim tabii”“Ben 10 saat çalışayım Araplar paşalar gibi gezsin”“Abi biz zor biniyoruz tramvaya, Araplar baş köşede oturuyor”“Rahatlar tabi, nasılsa her şey onlara bedava”Irkçılık köşe başında nöbet bekliyor sanki. Ne sorun varsa hep “öteki" yüzünden.Yoksul musun, geçinemiyor musun… Kürtler yüzünden!Sokakta şiddet mi var… Afganlar!İşsiz mi kaldın… Suriyeliler!Hele Araplar… Onlar nankör, pis!Kürt, Yunan, Arap… Onlar olmasa memlekette isyan çıkar maazallah. Neyse ki ırkçılık her derde deva.
Olan yine bize, sporumuza, etik değerlere olmaktadır ama olsun. Önemli olan günü kurtarmak. Gün üzerinden Mart seçimlerini kurtarmak. Gerisi? Allah kerim.
Irkçılık Bu günlerde yine kuru çöl ikliminden bile nem kaptı ve şahlanışa geçti. Suudi Arabistan’da kriz yaratan Süper Kupa finali, taraflardan önce ‘Arapları’ vurdu. Ülkenin dört bir yanından ırkçılık hezeyanları yükselmeye başladı: ‘Kahpe Araplara Türk’ün tokadı!’Yüzyıllardır bu ülkede yaşayan, kamuoyunun yakından tanıdığı Araplar da yaşıyor Türkiye’de. Sorsanız sözleri “o Araplara” değil, “çöl bedevilerine.” Yalanın büyüğü de bu. Kendisini aydın görenler, solda görenlerden bir kesim de bu söylemlere katılıyor.Bu ülkede öteki olanların en kolay anladıkları şey nedir biliyor musunuz: Hangi kılığa girerse girsin faşizm! Peki bu ülkede ağzına kadar dolu olduğu için en çabuk dökülen şey nedir: Faşizm. Her yerde her zaman kolayca ulaşılabilir. Her zaman en kullanışlı malzemedir. Her zaman işe yarar. Toplum mühendisliği için daha uygunu yoktur. Hükümet de kullanır, muhalefet de, sağcı da kullanır kimi solcu da, siyasal İslamcı da kullanır, laik geçinen de.Olan yine bize, sporumuza, etik değerlere olmaktadır ama olsun. Önemli olan günü kurtarmak. Gün üzerinden Mart seçimlerini kurtarmak. Gerisi? Allah kerim.Geleceğe olan borçlar her seferinde artıyor. Bir gün kapımıza dayandığında felaketi yaşayacağız, iş işten geçmiş olacak. O gün bunları anlatmanın faydası olmayacak, bugünden anlatmak lazım. Dinleyen var mı? 
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı