Yaklaşık bir yıl önce düzenlenen, yemin törenindeki konuşmasına; kampanyasının sloganı haline gelen, Amerika’yı yeniden en büyük yapacağını söyleyerek, başlamıştı. (MAGA = make America great again” )
Sloganın içeriği kısa sürede iddialı gümrük vergisi arttırımı söylemleriyle, Dünya kamuoyunun gündeminde üst sıralara tırmandı. Ardından Grönland’a talip oldu. Danimarka’ya satın almak için öneriler götürdü. Alaska’yı Çarlık Rusya’sından alan atalarından ne denli esinlendiği, bilinmiyor.
Adanın stratejik önemi ya da nadir metallerin çekici geldikleri varsayımları yanında, Rusya’nın Kuzey Denizindeki olası hareketlerinin kısıtlanması da düşünülmüş olabilirdi.
Göreve ikinci kez başlamasından önce; Rus doğal gazının batı Avrupa’ya ulaşmasını engellemek amacıyla havaya uçurulduğu anlaşılan, Kuzey Akımı hattının yeniden hayata geçirilmesi engellenmek istenmiş miydi? Asıl amaç henüz bilinmiyor.
Sırada Panama Kanalı vardı. Bu kez Çin’in su yolları kesilmek isteniyordu.
Ardından Türkiye’yi de çok yakından ilgilendiren, Ortadoğu’daki gelişmeler gündeme geldi. Filistin’in Akdeniz’de kuşatma altındaki yerleşimi; Gazze’ye saldırılar ve on binlerce masum sivilin hayatlarına mal olan, kıyı bandının işgali ve sürgünler herkesin gözlerinin önünce başladı.
Son olarak daha önce ABD tarafından devşirilen, bir radikal İslamcı militanın odağında yer aldığı, Suriye’deki rejim değişikliği ile MAGA sınırlarımıza dayandı.
Değişiklik sürecinde Türkiye’nin katkılarını altını çizerek anlatan, ABD Başkanı Trump’ın dış politikasının son somut örneği Güney Amerika’da ortaya çıktı. Venezuela Devlet Başkanı ve eşi Başkent Caracas’taki Başkanlık konutundan, ABD özel kuvvetleri tarafından kaçırıldı. Uyuşturucu kaçakçılığı suçlaması yöneltileceği anlaşılan bu olayın, uluslararası hukukla açıklanması imkânsız.
Son yıllarda yaşananların, 2.Dünya Savaşı öncesini andıran gelişmelerle benzerliği, insanlığın geleceği adına gerçekten ürpertici sonuçlar verebilir.
ABD’nin önderliğinde denetim altına alınmaya çalışılan, uluslararası ticaret yolları, başta nadir metallerin bulundukları ülkeler ve enerji kaynakları bir yanda. Öte yanda gelir dağılımındaki eşitsizlikler ve gelişen teknolojinin zengin ülkelerin yararlarına hizmet edişi. MAGA’ nın etki alanının hangi yönde gelişeceğini de gösteriyor.
Aşırı güç kullanılarak, egemen ülkelerin işgal edilmesinin sıradanlaştırılması bu kez uygarlıkların sonunu getirecek boyutlara ulaşacak mı? Hep birlikte göreceğiz.






























Yorum Yazın