MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Hüseyin Baş, Erdoğan'ın Suriye politikasını eleştirdi

ANA SAYFAGÜNDEMHüseyin Baş, Erdoğan'ın Suriye politikasını eleştirdi
Hüseyin Baş, Erdoğan'ın Suriye politikasını eleştirdi

Hüseyin Baş, Erdoğan'ın Suriye politikasını eleştirdi

09 Temmuz, 2024, Salı 13:47
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Hüseyin Baş, Suriye gündemiyle ilgili olarak "Erdoğan Orta Doğu politikasını başlattığı günden beri Türkiye'yi böyle bir zifiri karanlığın içine attı. Bu karanlığın içine attığından beri neler yaşayacağımızı biliyordu. Belli siyasi ikballer için, belli menfaatler için bunu kabul etti” dedi.Bağımsız Türkiye Partisi Lideri Hüseyin Baş, kişisel sosyal medya kanalında Türkiye'deki sığınmacı sorununu, Suriye’nin kuzeyinde Türk bayrağına saldırıları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Esad ile görüşme açıklamalarını ve AKP iktidarının Suriye politikasını değerlendirdi. Baş, şunları söyledi:"Erdoğan, bu işler 2011 yılında başladığında, yani Arap Baharı başladığında bunun nereye evrileceğini, nasıl sonuçlar doğuracağını, bize sığınmacılar getireceğini, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın Türkiye'ye neye mal olacağını biliyordu. Bunları görmek için çok aşırı zeki olmaya, çok öngörülü olmaya, çok uyanık olmaya ihtiyaç yok. O gün koltuğuna güçlü oturabilmek için, o gün birilerine yaranabilmek için böyle kararlar verdi ve bunları uyguladı, bunun yanında oldu. Suriye’nin iç karışıklığına, Libya'nın iç karışıklığına bizim hükümetimiz destek oldu, Irak'ın işgaline destek oldu AK Parti hükümeti. AK Parti bunlara destek olurken Müslümanlar öldürüldü ve bu ülkede ‘Ben muhafazakarım, Müslümanım’ diyen seçmen AK Parti'ye oy verdi yani Iraklının kanı, Suriyelinin kanı, Libyalının kanı bu iktidara bulaştı, bu iktidarın aracılığı ile ‘Ben Müslümanım, ben muhafazakarım’ diyen vatandaşımıza da bulaştı.

"Türk bayrağına saldıran, Müslüman olamaz”

Hüseyin Baş, açıklamalarına şöyle devam etti:"Ay ve yıldızın neyi temsil ettiğini herkes bilir. Dolayısıyla Müslüman bir insan ay ve yıldıza karşı aşağılayıcı bir tavırda olmaz, onu yırtmaz, onu ayak altına almaz, onu yakmaz. Şimdi buna şuradan geleceğim; yıl 1915 tehcir uygulanıyor Talat Paşa'nın hatıratlarında 1 milyon civarı Ermeninin Anadolu'dan tehcir edildiği yazıyor. Bu insanlar büyük oranda Beyrut'a ve Suriye'ye gönderiliyor. Şimdi Suriye'den buraya gelenler bizim Müslüman din kardeşlerimiz mi, tırnak içinde söylüyorum, yoksa o dönem gönderdiğimiz azınlık unsurlar mı bilemiyorum."

"Türkiye ile Suriye’nin normalleşmesi istenmiyor”

"Önce Kayseri'de olaylar, sonra Suriye'de olaylar. Bunlar birbirini takip eden meseleler. Şu soruyu sordum vaktinde: 'Proje Türkiye'nin sığınmacı doldurulması mı yoksa Orta Doğu'nun insansızlaştırılması mı?' Bu sorunun cevabını, aslında bu konuda görüyoruz. Suriye ile Türkiye'nin normalleşmesi aslında projenin ikisi de olduğunu gösteriyor. Neden? Diyelim ki, Türkiye ile Suriye normalleşti ve Suriyeliler topraklarına döndü, Türkiye'de sığınmacı kalmadı, Orta Doğu'nun toprak sahipleri yurduna dönmüş oldu. Bunu istemiyorlar. İstenen, Orta Doğu'nun insansızlaştırılması. Neden? Çünkü Avrupalı, Amerikalı vesaire Orta Doğu'da kendine yurt edinme projesini zaten on yıllardır belli satır aralarında söylüyorlar, bunları biliyoruz."

"ABD petrolü kontrol ediyor, Rusya sıcak denize iniyor ceremesini biz çekiyoruz"

Rusya da orada doğru bir tutum sergilemiyor. Bakıyorsun, Amerika ve Rusya orada kendine alan buluyor, kendine yer açıyor, kendi siyasi ikballeri için orada bir şeyler yapıyor. Amerika orada petrolü kontrol ediyor, Rusya orada sıcak denizlere iniyor. Hepsinin bir emeli var ama ceremesini Suriye vatandaşlarıyla, Türkiye vatandaşları çekiyor, ceremesini çeken biziz. Niye? Rusya ile Amerika kendine yer bulsun diye. Bizim normalleşmemizi kim istemiyor? Amerika bunu istemiyor, Rusya da istemiyor, hiçbiri istemiyor çünkü hepsi oradan bir menfaat elde etmenin peşinde.

"Hükümetin başka ülkelerin menfaatlerini değil Türkiye’nin menfaatlerini savunması lazım"

Türkiye'nin hükümetiyle şöyle bir yere gelmesi lazım, başka ülkelerin menfaatlerini savunan, başka ülkelerin menfaatlerini güden değil kendi menfaatlerini koruyabilen, kendi menfaatleri uğruna bir siyaset yapan bir noktaya gelebilmesi lazım ama bu hükümette bu mümkün değil. Ben bunu yapabilirim, ben bunu yapmak için siyaset yapıyorum zaten. Ben diyorum ki, ‘Bizim milletimiz, bizim devletimiz payelensin, bu güçlensin, bunun menfaatine işler olsun'. Birileri, ‘Bana ne Suriye'den’ diyor ya, mesele Suriye değil ki. Bana ne Amerika'dan, bana ne Rusya'dan diyebildiğimiz zaman bu işten kurtulacağız.

"Erdoğan neler yaşayacağımızı biliyordu"

Hüseyin Baş, açıklamalarını şöyle noktaladı:Erdoğan, Orta Doğu politikasını başlattığı günden beri Türkiye'yi böyle bir zifiri karanlığın içine attı. Bu karanlığın içine attığından beri neler yaşayacağımızı biliyordu. Belli siyasi ikballer için, belli menfaatler için bunu kabul etti. Bunu hayata geçirdi. Bizim kendimize ait değerlerle yürümemiz şart, başka değerleri benimseyen, başka ülkelerin çıkarlarını benimseyen unsurlarla, siyasetçilerle yürümeye kalktığımız sürece bu sonuç değişmeyecektir.” https://yeniarayis.com/emregonen/iki-sehrin-hikayesi-birlesik-krallik-ve-fransa-secimleri/
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    Armağan Öztürk
    Armağan Öztürk Arzular, beklentiler ve Erdoğan’ın liderliği
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı