Siz bu satırları okuduğunuzda CHP’nin 3 günlük kurultayı sona ermiş olacak.
İtiraf edeyim ki, bu kurultay, 20 yıldır izlediklerim içinde heyecanı en düşük olan kurultay oldu. Ancak yine de, partinin yeni programı ve Parti Meclisi (PM)ve özellikle de, Bilim Yönetim Kültür Platformu’na (BYKP) seçilen isimler, sadece parti için değil ülke için de umutlanmamı sağladı.
Kurultayın heyecansız geçmesinde en önemli neden kuşkusuz, Genel Başkan Özgür Özel’in tek aday olmasıydı. Özel’in tek aday olarak girdiği ve kazandığı genel başkanlık yarışının en önemli sonucu PM anahtar listesinin neredeyse firesiz geçme olasılığıdır.
Bu parti içi kenetlenme açısından olumlu ama parti içi rekabetin ortadan kalkması açısından da olumsuzdur. Unutmayalım ki CHP, Türkiye’de siyasi çoğulculuğun sadece en güçlü olduğu değil aynı zamanda bu çoğulculuğun kendini siyaseten de ifade, siyaseten rakip olabildikleri bir parti olmuştur. Bu çoğulculuğun, nedeni ne olursa olsun ortadan kalkması hem CHP hem de siyaset için olumsuzdur. Bunun nedeni de, parti yönetiminin siyasi tercihlerinin her zaman doğru olmama olasılığıdır. O yüzden sadece çoğulculuk değil, bu çoğulculuğun kendini ifade edebilmesi CHP’nin geleceğinde doğru politikaların ortaya çıkmasında önemli olacaktır.
PROGRAM TOPLUMA NASIL TAŞINACAK?
Kurultayın ilk gününde partinin üzerinde uzun süredir çalıştığı program kabul edildi.
“Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye” -kabul edelim fazlasıyla eklettik bir üst başlık- üst başlığında ve “Demokrasi, Yönetim ve Adalet”, “Kalkınma ve Ekonomi”, “Sosyal Devlet” ve “Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik” olmak üzere 4 alt başlıkta hazırlanan programın kabul edilmesiyle CHP, 17 yıl sonra programını yenilemiş oldu.
Kabul edilen programın yapılabilecek tüm eleştirilere rağmen, Türkiye ortalamasının üzerine olduğunu söylemek mümkün. Mümkün ama burada önemli soru ve sorun bu programın, yukarıdan aşağıya topluma nasıl ve hangi kanallar üzerinden aktarılacağıdır.
Sonuç olarak program sadece içeriği değil dili ile de teorik sayılabilecek bir metin. CHP’nin bu aşamada karşılaşabileceği en önemli sorun, bu metni herkesin anlayabileceği bir dile dönüştürerek, doğru insan malzemesiyle toplumun kılcal damarlarına girmesinde olabilir.
Bu başarıldığında toplum CHP’nin, Türkiye’ye ne önerdiğini, var olan sorunlara nasıl baktığını, nasıl çözümler sunduğunu öğrenebilecek ve bir iktidar alternatifi olduğunu ikna olabilecektir. Bu da Genel Başkan Özgür Özel’in dediği gibi ev ev dolaşarak CHP’nin Türkiye hayalini anlatmayı başarması ile olacaktır.
MUTFAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEK
Bu açıdan dün yapılan PM seçimleri önemli idi. Yapılan başvurular kadar gözümüz Özel’in anahtar listesinde özellikle de partinin mutfağı olarak bildiğimiz ama bugüne kadar yeterince üretim yapamayan, yapmasına izin verilmeyen BYKP -bu adın değişmesinde yarar var- listesinde idi.
Açıkçası BYKP adaylarını ve seçilenleri gördüğümde kendi kendime şunu söyledim; “program yenilenmiş olsa da mutfak çalışmaya devam edecek”.
Bu çalışmalar hem parti hem de Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde yürütülecek. Bu ekibin çalışmasını ve üreteceklerini açıkça çok önemsiyorum.
Tam bu noktada BYKP'na düşecek en önemli bir görev olduğunu düşünüyorum. O da, siyasal olsun ya da olmasın farklı toplumsal kesimlerin akademisyenleri, aydınları, kanaat önderleri ve temsilcileriyle “daha demokratik, özgür ve adil Türkiye” ortak hedefi doğrultusunda temaslar kurmaları, ortak proje ve çalışma yapmalarıdır.
Bu görev, CHP’nin farklı toplumsal kesimlerle kuracağı yeni taşıyıcı koalisyonların ilk adımı olacaktır.
Özetle kurultay heyecansız olsa da sonuçları açısından gelecek için umut verici oldu.




























Yorum Yazın