MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Erdoğan’ın yumuşama mesajı

ANA SAYFAKÖŞE YAZILARIErdoğan’ın yumuşama mesajı
Erdoğan’ın yumuşama mesajı

Erdoğan’ın yumuşama mesajı

06 Mayıs, 2024, Pazartesi 07:25
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Siyasette diyalog Türkiye için ne kadar önemliyse, bu diyalogun çeşitli demokratik ve politik kurumlara, hatta hukuk makamlarına da yansıması önemli. Erdoğan ve Özel arasındaki diyalog, örneğin iktidar yanlısı seçmen ile muhalefet yanlısı seçmen arasındaki, yani halk arasındaki diyalog ve hoşgörünün de önünü açabilmesi.2024 Yerel Seçimleri’nin ardından Türkiye’de rüzgar muhalefet lehine esmeye başladı. Bu rüzgar, mevcut politik kurumların niteliğini en azından kağıt üzerinde değiştirebilecek mi?Başta CHP olmak üzere muhalefet bloğu için mühim olan, siyasi kurumların da benzer bir “yumuşama” gösterebilmesi. Örneğin 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı ekseninde yaşanan gerginlikler, halen daha muhalefetten yana esen rüzgarın Türkiye’nin yumuşatmaya yeteceği sinyallerini vermedi. Ancak Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında açılan diyalog kanalı, Türkiye’nin ihtiyacı olan bir yumuşamanın belki yarın değil ama, yakın zamanda ulaşılabilecek bir gerçeklik olduğunun sinyallerini veriyor.
Nitekim Türkiye’nin belki de en çok özlediği şey de zaten diyalog ortamının ta kendisi. Siyaseti farklı medyanlardan farklı hedef gruplarına yapılan düşmanlaştırıcı söylemlerden kurtarabilmek yalnızca siyasal iletişim bakımından değil, vatandaşın bir arada hoşgörülü ve özgür bir biçimde yaşayabilmesi bakımından da bir ihtiyaç.

TÜRKİYE’NİN BELKİ DE EN ÇOK ÖZLEDİĞİ ŞEY DİYALOG ORTAMI

Nitekim Türkiye’nin belki de en çok özlediği şey de zaten diyalog ortamının ta kendisi. Siyaseti farklı medyanlardan farklı hedef gruplarına yapılan düşmanlaştırıcı söylemlerden kurtarabilmek yalnızca siyasal iletişim bakımından değil, vatandaşın bir arada hoşgörülü ve özgür bir biçimde yaşayabilmesi bakımından da bir ihtiyaç. Bir taraftan, Türkiye siyasetini bu tarz kutuplara iten de başkanlık sistemi oldu. Diğer taraftan, sistem kendi içerisinde kendi muhalefetini yaratmaya başladıkça, olası çözüm önerileri de siyasi bir zorunluluk olarak dikkate alınacaktır kuşkusuz.Erdoğan’ın Özel ziyaretinin ardından sarf ettiği “iadei ziyaret” mesajı da, böyle bir zorunluluğun bir sonucu olsa gerek. Erdoğan bizzat, Özel’in ziyaretinin ardından mutlaka CHP’yi ziyaret edeceğini, Türkiye’nin böyle bir ziyarete ihtiyaç duyduğunu, bu ve benzeri diyalogların da Türkiye siyasetinde bir yumuşama sürecini başlatacağını ifade etti.Erdoğan’ın sarf ettiği bu açıklamaları son derece değerli bulmakla birlikte, siyaset ortamının kurumların niteliğinden bağımsız düşünülmemesi gerektiği kanaatindeyim. Siyasette diyalog Türkiye için ne kadar önemliyse, bu diyalogun çeşitli demokratik ve politik kurumlara, hatta hukuk makamlarına da yansıması önemli. Erdoğan ve Özel arasındaki diyalog, örneğin iktidar yanlısı seçmen ile muhalefet yanlısı seçmen arasındaki, yani halk arasındaki diyalog ve hoşgörünün de önünü açabilmesi. Benzer bir dönüşüm, hukuk makamlarında, kamusal alanlarda, yani insanların iç içe yaşadığı ve demokrasinin gereği olarak siyasal görüşlerinden bağımsız, yalnızca insan olarak kayda alındığı tüm alanlarda yaşanmalı.Böyle bir dönüşümde de siyasetin kendisi kadar iletişim boyutu etkili olacak şüphesiz. Türkiye geçtiğimiz yıllarda düşmanlaştırıcı, ayrıştırıcı bir siyaset dilinden maalesef çok çekti. Bugün, her ne kadar geçmişte bu dilin önemli kullanıcılarından olan bazıları artık siyasette eskisi kadar aktif değilse de, kağıt üzerinde ana muhalefet ve iktidar partisi en azından kurumsal olarak ayrı.CHP’nin geçirdiği liderlik değişimi, Türkiye’nin siyaset alanı ve dili için köktenci bir değişim yapmaya yeterli olur mu, şimdilik bir şey söylemek için çok erken. Ancak bugün atılan adımlar da zaten meyvesini yarın verecek.
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı