MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Çetin Doğan: "Af söz konusu değil, anayasal bir görev"

ANA SAYFAGÜNDEMÇetin Doğan: "Af söz konusu değil, anayasal bir görev"
Çetin Doğan: "Af söz konusu değil, anayasal bir görev"

Çetin Doğan: "Af söz konusu değil, anayasal bir görev"

17 Mayıs, 2024, Cuma 13:24
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
28 Şubat davasında ceza alan emekli orgenerallerden Çetin Doğan, tahliye edilmesinin ardından cezaevi çıkışında ilk açıklamasını yaptı. Doğan, "Af söz konusu değil. Doğrudan doğruya anayasal bir görevin Cumhurbaşkanı tarafından geç olarak yerine getirilmesidir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile 28 Şubat davasında ceza alan emekli orgeneraller Çevik Bir, Çetin Doğan, Fevzi Türkeri, emekli korgeneral Yıldırım Türker, emekli koramiral Aydan Erol, emekli tümgeneraller Erol Özkasnak ve Cevat Temel Özkaynak’ın sürekli hastalık ve kocama hali nedeniyle tahliyesine karar verildi.Kararın ardından emekli Orgeneral Çetin Doğan, kaldığı İzmir Buca 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edildi. Cezaevinden çıkışta ilk açıklamasını yapan Doğan, "Son 15 yılımın yarısını hapishanede, yarısını da davalarla boğuşarak geçirdim. Türkiye'de adalet yerine oturmadıkça hiçbir şey, hiçbir konum düzelmez. Adalet hepimiz için lazım, gerekli olan bir şey. Umarım bundan sonra bu tür olaylar ve keyfi tutuklamalar son olur" dedi.

"Af söz konusu değil"

Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu da ifade edeyim ki televizyonlarda bir aftan bahsediliyor. Af söz konusu değil. Doğrudan doğruya anayasal bir görevin Cumhurbaşkanı tarafından geç olarak yerine getirilmesidir. Anayasa'nın 87'nci maddesinde doğrudan doğruya 'Özel ve genel af Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilmiştir' şeklinde yazmaktadır. Ve Anayasa'nın 6'ncı maddesinin 3'üncü fırkasında da 'Hiçbir şahıs ve kurum, kaynağını Anayasa'dan almayan devlet yetkisini kullanamaz' diyor.Anayasa'nın 104'üncü maddesinde cumhurbaşkanının görev ve yetkileri yazılmıştır. Bunlar içerisinde genelkurmay başkanlığını, bakanları atamak gibi bu görevlerden bir tanesi de adli tıp tarafından verilmiş rapora göre sürekli hastalık ve kocamışlık halinde olanlar bırakılır. Kaldı ki emsal durumda olanlar daha evvel bırakıldı. Bizim onlardan bir yıl daha uzun süre sonra serbest kalmamızın sebebi bir türlü anlaşılamadı. Herhalde Cumhurbaşkanına bu konuyu şimdi sunma imkanı buldular. Bu konuda basına minnettarlığımı ifade ediyorum. Bu konuda adaletin yerine getirilmesi için katkıda bulunanlara teşekkür ediyorum."

"Dostlarla sohbet etmeyi özledim"

Sağlık durumuna ilişkin bilgi veren Doğan, "Gece yarısı acil servisle hastaneye yatırıldım, 50 gün hastanede kaldım. Eski halime döndüm. Kronik hastalıklarım devam ediyor. Ama krizle meydana gelen pankreas ve safra kesesi tıkanıklığı ve iltihaplanması sonrasında safra kesenin alınmasıyla sonuçlandı. Eski sağlık durumuna döndüm. 'Sağlığım yerinde' demek için artık iş işten geçti. Yaşımız zaten 84. Çok şey özledim. Dostlarla sohbet etmeyi özledim. Sevdiklerim başta eşim yanımda. Bu en büyük mutluluk. Daha sonra dostlarım yanımda. Akrabalarım ve can yoldaşlarım, avukatlarım burada" diye konuştu.

"Siyasi davalardan tutuklu olan diğer kişilerin insan özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum"

Doğan'ın eşi Nilgün Doğan ise şöyle konuştu: "Bana herkes telefon açıyor, görünce 'Gözünüz aydın olsun' diyorlar ama çok geç gelmiş bir göz aydın ve de çok uzun bir göz aydın. Çünkü Ağustos'un 19'unda tam 3 sene olacak. Herkesin de bildiği gibi bu dava Fetullahçı Terör Örgütü'nün bir kurgusu olarak açıldı. Bir sürü generali haksız, hukuksuz yere içeriye attılar. Şimdi o davanın savcısı, hakimi kimisi içeride, kimisi de yurt dışında kaçak olarak geziyorken bizim eşlerimiz maalesef 3 senedir hepimizi üzüntülere boğan bir ceza olarak müebbet aldı. Eğer idam olsa belki de idam cezası vereceklerdi.Ancak şunu söylemek istiyorum; Tanrı kimseye böyle bir şey yaşatmasın, kimseye haksız, hukuksuz yere bir ceza vermesin. Bir de eşlerimizin yaşları ileri olduğu için sağlık sorunlarıyla da çok uğraştık. Artık son zamanlarda isyanlardaydım. Çünkü eşim yürürken mutlaka yanında birisinin yardımını almak durumunda ve sağlığı tamamen elinden gitti. Maddi manevi olarak yalnız eşlerimiz değil, biz yakınları, çocuklarımız ve bütün sevdikleri de zor şeyler yaşadı. Siyasi davalardan tutuklu olan diğer kişilerin insan özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum. Yalnızca hapis yatan özgürlüğünden mahrum olmuyor, dışarıdakiler de aynı şekilde tutsak. Bugün dediğim gibi sevinçliyim ama buruk bir sevinç. Çünkü 'Neden?' diye sorguluyorum."

4 eski general cezaevinden tahliye edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kalan cezalarını kaldırdığı 28 Şubat davası hükümlüleri eski generaller Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Yıldırım Türker ve Cevat Temel Özkaynak cezaevinden tahliye edildi.28 Şubat davası hükümlüsü 14 kişinin, kalan cezalarının sürekli hastalık ve kocama hali nedeniyle kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından Özkasnak, Türkeri, Türker ve Özkaynak'ın Sincan Cezaevindeki çıkış işlemleri tamamlandı.Cezaevinden tahliye edilmelerinin ardından kendilerini bekleyen aileleri ve yakınlarınca karşılanan hükümlüler, aile fertlerine sarılarak hasret giderdi.Erol Özkasnak, burada yaptığı açıklamada, "Ailemi ve özellikle torunumu gördüğüm için çok mutluyum. Basında bizi destekleyen herkese çok teşekkür ederim. Sizler olmasanız ölünceye kadar kalırdık burada." dedi.Yıldırım Türker ise "Çok mutluyuz ama çok üzgünüz de. Burada sağlığımızı muhafaza etmek için gayret gösterdik. Bizim başımıza gelenler kimsenin başına gelmesin." ifadelerini kullandı.
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı