Savaş; Geçtiğimiz haftayı da kan, barut, ateşden oluşan dizi filmi izleyerek geçirdik. ABD – İsrail ile İran arasındaki savaş sertleşerek yayılarak devam etti. Berbat İran rejimi değil ama, İran halkının haklılığı, İran’ın emperyalizme direnci dünya kamuoyunu İran’ın yanında olmaya itiyor. AB de yavaş yavaş tepki göstermeye başladı. , Almanya, Yunanistan ve Norveç geçen hafta İran lehine tepki gösterdi.
Her hafta biraz daha genişleyen savaş başlayalı üç haftayı geçtik. Piyasalar yine de beklenenenden daha az tepki gösterdi. Bunda ABD nin İran’ı kısa zamanda silip süpüreceği beklentisinin etkisi çoktu bence. Gelinen noktada ise İran’ın ciddi bir güç olduğu ve ABD nin karizmasını ciddi çizeceği anlaşıldı. AB ve diğer ülkelerin füze gibi yukarı çıkan doğalgaz ve petrol fiyatları karşısında yaşayabileceği küresel enerji krizi, bu ülkeleri İran yanında olmaya itiyor artık.
Kara harekatı ve Rusya; Geçen hafta içi bir kaç kez savaşın sona erebileceği yönünden beyanlar geldi ama umutlar çabuk söndü. Cuma günü savaşın sona erebileceğini iddia eden Trump kısa bir süre sonra çatışmayı sürdürmek için Kongre'den 200 milyar dolar talep etti. Saldırılara devam edeceğine söz verdi ve kara kuvvetleri olasılığını açık bıraktı. Kara harekatı ABD nin başına olmadık işler açacaktır. Zamanında Irak çöllerine saplanıp kalmışlardı. Afganistan’dan, Wietnam’dan çıkamadılar. Umarım tarihlerini biraz okurlar.
Hürmüz boğazının kapalı olması, petrol ve doğalgaz rafinerilerinin yanması ile yükselen enerji fiyatları, kara harekatının başlamasıyla tarihi zirvelerine gidebilir. Bu durum doğal olarak Rusya’nın işine yarayacaktır. Rusya, Ukrayna ile süren savaşının maliyetlerini kapatacağı gibi Putin’in sarsılan karizması yeniden güçlenecektir. Çin zaten son bir yıldır gizli ve açık tüm dünya ülkeleri ile yi ilişkiler içindeydi. Çin ve Rusya bu işten güçlenerek çıkacak. İran ise Orta-Doğu’nun ve Müslüman ülkelerin gönüllerdeki lideri olacak gibi.
Türkiye; Türkiye ise savaşın şaşkın komşusu. ABD için tek kelime edemeyen Türkiye, sabah İran’ı kınarken, akşam İsrail’i azgınlıkla suçluyor. Şimdilik tek olumlu politikası savşatan uzak durmak. Kamuoyu da kararsız. Şeriatçı İran rejimi karşıtı olanlar İran’a destek çıkıp çıkmama konusunda kararsız. Türkçüler, İran bölünürde İran’daki Türkler ayrı devlet kurar mı beklentisi içinde. Muhafazakarlar, Şiiler kazanacağına Siyonistler kazansın diye içten içe beklenti içinde.
Seçim olsa AKP on puan fark atar; Geçen hafta bu iddiayı dillendirenler oldu. Savaşın ilk haftası kamuoyunda Erdoğan lehine bir etki yaratmıştı. Erdoğan yine düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkmıştı. Etrafımız ateş çemberi iken Türkiye’nin dışında kalması direk Erdoğan’a yazdı. Akp’den uzak durmaya çalışan Akp’liler bile “Erdoğan sayesinde” demeye başlamıştı.
Ama dengeli dış politikanın oynaklığa dönmesi, bir türlü düşmeyen enflasyonun sebebi olarak şimdiden savaş bahanesinin öne sürülmeye başlanması, enerji fiyatlarındaki artışın ÖTV den karşılanmasının sonuna gelinmesi, ÖTV den doğacak kamu açığının mantıksız ceza, vergi gibi önlemlerle dengelenmeye çalışılması vatandaşı AKP’den uzaklaştırdı diye tajmin ediyorum. Tüketici güven endeksi iktidar partisi için bence ciddi gösterge. 2025 Mart ayında artmıştı. 2026 Mart ayı öncü göstergelerine göre %10 düşerek %63 seviyelerine geldi. Bugün seçim olsa bence AKP en az 5 puan fark yer.
Mehmet Şimşek, Enflasyon için artan enerji fiyatlarının enflasyonu yükselteceğini beyan etti. “Don vurdu, sel aldı” bahanelerine göre daha mantıklı bir sebep. İyi de vatandaş sormayacak mı? “Kardeşim beş yıl önce mazot bu ülkede 7 liraydı. Bir ay önceye kadar akaryakıt fiyatları hep düştü, buna rağmen Türkiye’de arttı. Bugün de 73 lira oldu”
Piyasalar;
Altın ve Gümüş neden düşüyor; Hatırlarsanız 2 Şubat 2026 tarihli yazımda aynen şöyle yazmıştım; “Yukarı hareketin devam edip etmeyeceği bu toparlanma sonrası belli oluacaktır ama bence bu iş bitti. Her yukarı harekette pozisyon azalmak daha sağlıklı olacak gibi”. Çünkü ağalar ciddi mal boşaltmıştı. Üstelik deli gelirler elde ederek. “Savaş çıkınca altın, gümüş fırlayacak; ağabey paran var ise al” diyenlere karşı çıkmadım ama hiç inanmadım.
Şimdi düşüşe bahane olarak pek çok iddiları var. Likiditeye ihtiyaç, petrol satan ülkelerin satışlarının durmasından dolayı ellerindeki altını satması, artan enerji fiyatlarının ekonomik durgunluğa yol açacağı, ekonomik durgunluğu önlemek için major merkez bankalarının faiz düşüreceği.
Durgunluk öncesi yüksek enflasyon merkez bankalarını faiz artırımına sürükleyebilir mi? FED hariç diğer merkez bankaları faizi oldukça düşürmüştü zaten. Tahvil faizleri artmaya devam ederse kıymetli emtiaya giriş olur mu?
Kıymetli emtiadaki yükseliş beklentileri, söylemleri gerçekleşebilir ama, ne zaman? Ağalar sattıkları malı düşük fiyattan yerine koydukları zaman.
Gümüş; İki hafta önce; “sat” a dönüyor” demiştik. Bence 64 ile 68 dolar arasında kısa vadeli pozisyon alınabilir. Yukarı bir hareket gelecek ama vadesini kestiremiyorum. Valör kaybı yaşanabilir, bir ay kadar aşağı veya yatayda kalabilir, yani Nisan ayını da zevksiz geçirebilir ama, sonrasında 90 ile 95 dolar arasına son bir şans verecek gibi duruyor. Yanılabilirim tabi ama, “120 dolardan gümüş alın” diyenler kadar dramatik bir yanılma olmaz. Sonrasında bence düşmeye etme olasılığı daha fazla sanki.
Altın; 4975 dolar desteği fena çöktü. Geçen hafta; “Ana destek 4385 dolar. Gelirse pozisyon alınabilir bence” tahmininde bulunmuştum. Aynı fikirdeyim. 4400 ile 4600 dolar arasından kısa vadeli pozisyon açılabilir. 4900 dolara doğru ikinci şans yükselişi yaşanabilir. Hatta 5200 dolar seviyesine kadar yükseliş sürebilir ama, sonrasında bence düşüş devam edecektir.
Dünya emtia endeksi; Üç hafta önce ; “Savaş ile birlikte 140 puanı görebiliriz” tahmininde bulunmuştum, 142 puanı görüp sert gevşedi. 140 puan direnç olmak üzere. Bir, iki hafta daha üstüne çıkamazsa 125 puana kadar gevşemesi olası.
USD/TL; MB doları tutmak için döviz satıyor, altın sert düşüyor. MB rezervlerimizde şimdiye kadar gördüğümüz komik artış yerini komik düşüşe bırakıyor. Yükselen enerji fiyatları yüksek enflasyon riskini artırıyor. Enflasyon artışı faiz artışı demek, en azından faizler düşmeyecek demek. Artan enerji fiyatları kamu dengesi bozulacak demek.
Dövizde yaşanabilecek panik, bir anda dövizin sert yükselişi ile sonuçlanabilir. O zaman kişi başına milli gelir nereye düşecek, devletin borcunun millli gelire oranı nerelere yükselecek hep birlikte görürüz.
Ama şimdilik bebek adımları ile devam gözüküyor. Bence Aralık 2025 sonunda dolar 60 lira olmalıydı., yılı 43 liradan bitirdi. Dolar bir anda 60 lira olabilir, hatta panik yaşanırsa 100 lira bile olabilir. El sikkesi ile düğün yapmanın bedeli bu. Ver deli yüksek faizi, ülkeye döviz yağsın tüm verilerin şahane dursun. Adam bir gün gider arkadaş. Dımdızlak kalırsın.
Eur/Usd; 1.14 gerçekten çok güçlü. 2025 Mayıs ayından beri buranın altına gelmedi. Şimdilik 1.14 destek, 1,1575 direnç.
ABD Tahvil 10 YR; Geçen hafta; “%4,30 kırılacak gibi duruyor” demiştik.%4,38 seviyesine kadar satış geldi. Bu hafta biraz alış gelir ama %4,30 aşağı kırılmazsa yeni hedef %4,51.
Bist100; Dünya hisse borsaları kötü satış yemeye devam etti. Bizim borsamıza gelince, 12600 desteği dayanıyor. 13700 seviyesine geri dönme isteği var ama becerebilir mi? Zor görünüyor. Becerebilirse pozisyon azaltmak için kullanılsa daha iyi sanki. 11500 destek.
Dolar bazında 2,80 dolar önemli destek. Kanal desteği çalışıyor şimdilik.
Dolar endeksi; Geçen hafta da 99,50 üsütünde kaldı. Bu hafta altında kalırsa bir müddet yatay yapar sonra gevşer. Yok yine üstünde kalırsa 102 hedef olur.
Bitcoin; Geçen hafta; “64700 dolar desteği altı haftadır dayanıyor. 64700 ile 70000 dolar arasında iki hafta daha bekler sonra yönü belli olur” demiştik. Geçen hafta 76000 dolar görsede haftayı 68000 dolardan kapadı. Takibe devam.
Brent ve Ham petrol; Brent hedefi 126 dolar. 98 dolar destek. Ham petrolde ise; 94 dolar destek, 123 dolar hedef. Ağaların petrolde çok kısa sürede dolar bazında %100 para kazandığını aklımızın bir köşesinde tutalım. Mart ayının ilk haftası mal boşaltılar gibi gelmişti ama emin olamıyorum.































Yorum Yazın