MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

15 Temmuz ve Kürt sorunu

ANA SAYFAKÖŞE YAZILARI15 Temmuz ve Kürt sorunu
15 Temmuz ve Kürt sorunu

15 Temmuz ve Kürt sorunu

16 Temmuz, 2024, Salı 04:50
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
15 Temmuz’un arkasında Kürt sorunun olduğu bence çok açık. Eğer 15 Temmuz darbe kalkışması Cemaatin içinde olduğu bir hareketse, Cemaat ile AKP arasındaki en önemli ayrılıklardan birinin Kürt sorununa ilişkin çözüm önerilerinin farklılığı olduğunu da dikkate alırsak, “Dersaneler” adıyla anılan ilk kopuş adımının arkasında bu meselenin yattığını söyleyebiliriz.15 Temmuz’u idrak ettiğimiz bu günlerde, “15 Temmuz 2015’de sahiden ne olmuştu?” sorusu hala sorulabilecek bir soru gibi duruyor. Çünkü yapılan açıklamalardan, süren mahkemelerden, iktidarın tavrından, Gülen Cemaatinin böyle bir darbe girişimine neden kalktığını anlamak zor. Erdoğan’ın dediği gibi “Ne istedilerse verdik” denilen ve bu nedenle de iktidarı paylaşan bir örgütün darbeye neden ihtiyacı olabilirdi ki?Bu olayın arkasındaki gerçek hikayeyi bilmesek de bu tarihten önceki siyasi olayların üzerinde kafa yormakta yarar olabilir. Bu çerçeveden bakınca ben, 15 Temmuz’a giden yolun Kürt sorunu dediğimiz sorunun taşlarıyla döşenmiş olduğunu düşünüyorum. Ve, Kürt sorunu çözümsüz kaldıkça da bu ülke insanlarının gerçek bir demokrasiye ve gerçek bir huzura kavuşmalarının mümkün olamayacağını…Evet, Kürt sorununu çözemeyen Türkiye siyasetinin başı dün olduğu gibi bugün de dertte. Ülkeyi bir türlü Ortadoğu bataklığından çıkaramıyor. Böyle giderse de çıkaramayacak.

Neden mi böyle düşünüyorum?

15 Temmuz’un arkasında Kürt sorunun olduğu bence çok açık. Eğer 15 Temmuz darbe kalkışması Cemaatin içinde olduğu bir hareketse, Cemaat ile AKP arasındaki en önemli ayrılıklardan birinin Kürt sorununa ilişkin çözüm önerilerinin farklılığı olduğunu da dikkate alırsak, “Dersaneler” adıyla anılan ilk kopuş adımının arkasında bu meselenin yattığını söyleyebiliriz. O günleri hatırlayacak olursak, Cemaat’in Kürt sorununa yaklaşımı ile AKP’nin yaklaşımı tam örtüşmemekteydi. Cemaat, Emniyet üzerinden Kürtlere yönelik KCK operasyonu düzenlerken, MİT de Öcalan üzerinden bir müzakere süreci başlatıyordu.Bu süreçte Emniyet-MİT çatışması Kürt sorunu üzerinden alevlenmiş olsa da aslında kavga, Cemaat ve AKP arasında bir iktidar kavgasıydı. Bu kavga sonuçta öyle bir hale geldi ki MİT Müşteşarı Hakan Fidan savcılığa çağrıldı, bu hareketin kendini de içine alacağını gören Başbakan Erdoğan ise ipleri kopardı vs.Katı laik bir yönetim tarzının egemen olduğu bir ülkede siyasal İslamcılar aralarında farklılıklara rağmen bir araya kolayca gelebilirler. Beraber siyaset yapabilirler. Çünkü baskının birleştirici bir gücü vardır. Nitekim AKP ve başta Gülen Cemaati olmak üzere kendilerini baskı altında hisseden birçok farklı sosyal gruplar bu yönetim tarzına karşı birlikte seçimlere girdiler ve kazandılar. Bu nedenle de AKP iktidarı özünde farklı grupların meydana getirdiği bir tür koalisyon iktidarı idi.
Bu hikayenin özeti belki şu olabilir: Kürt sorunun çözmeyen bir hükümet eninde sonunda bu sorunun ağlarına takılır ve ülkeyi yönetemez. Bugün de durum budur. Suriye sorunu Türkiye açısından bir Kürt sorunudur ve bu hükümetin bugün Suriye ile görüşmek zorunda kalmış olmasının ana nedeni de bu sorundur.

KÜRT SORUNUNU ÇÖZEMEYEN BİR HÜKÜMET ÜLKEYİ YÖNETEMEZ

Ayrıntısına girmeyeceğim ama AKP yönetiminin 2008-9’a kadar oldukça başarılı yönettiği bir süreç 2010’dan başlamak üzere 2011-12 ve 2013 yılından sonra baş aşağı gitmeye başladı. Öyle ki bu yıllarda Kürt sorunu bağlamında sertleşmeye başlayan Cemaat-AKP ilişkilerinin kimyası değişti. Birlikte davrandıklarında her grubun karlı çıktığı bir patikadan, ayrılıkların başlamasıyla her birinin zararlı çıktığı yeni bir patikaya doğru hızlı bir gidiş başladı. Nitekim bu dönemin başta ekonomik olmak üzere çeşitli verilerinden bu kırılmayı gözlemlemek mümkün. Bu gidişin zemine çarptığı tarih ise 15 Temmuz 2015. Tuhaf gibi dursa da bir darbe girişimiyle parçalanan koalisyon bir yandan Cemaatle, diğer yandan da Kürtlerle olan sorunlarını çözmekten vazgeçerek daha otoriter bir yönetim tarzına doğru evrildi.Bu hikayenin özeti belki şu olabilir: Kürt sorunun çözmeyen bir hükümet eninde sonunda bu sorunun ağlarına takılır ve ülkeyi yönetemez. Bugün de durum budur. Suriye sorunu Türkiye açısından bir Kürt sorunudur ve bu hükümetin bugün Suriye ile görüşmek zorunda kalmış olmasının ana nedeni de bu sorundur.Bizden söylemesi Kürt sorunu böyle savaşla, şiddetle çözülemez ya da çözmeden bir süre daha idare edeyim mantığıyla çözülmüş gibi de olamaz.15 Temmuz’u andığımız bugünlerde umarım iktidar bu durumun ayırdındadır ve barışçı yollar üzerine yeniden düşünmeye başlamıştır.
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    Armağan Öztürk
    Armağan Öztürk Arzular, beklentiler ve Erdoğan’ın liderliği
    İlter Turan
    İlter Turan Araştırmaya önem vermek gerekiyor
    Kübra Evliyaoğlu
    Kübra Evliyaoğlu Müstemleke Defteri
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı