Gülistan Doku’nun öldürülmesi üzerinden geçen 6 yıl sonra, rafa kaldırılan o dosya, kaldırıldığı raftan indi. Ve aradan geçen kısa sürede suçlu ya da suçluların bulunması için gösterilen çaba gerçekten takdire değer.
Bunun için Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’yu da, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de tebrik etmek gerekiyor.
Umarız Doku’yu öldüren kişi ya da kişiler, onlara yardım edenler, bugüne kadar delilleri saklayanlar dahil olmak üzere bu zincirleme kötülüğün parçası olan herkes hak ettiği cezayı alır.
Ancak hepimiz biliyoruz Doku cinayeti tek değil son yıllarda faili meçhul bırakılan.
Nitekim, Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarından bakanlık bünyesinde 'Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı' kurulduğunu öğreniyoruz. Bu büronun son yıllarda kamuoyunda çok tartışılan ve failleri hala bulunmayan cinayetleri de sonuçlandırmasını aynı hızla bekliyoruz.
Rabia Naz, Rojin Kabaiş, Nadira Kadirova bunlardan sadece ilk aklımıza gelenler.
Bu ve benzer cinayetlerin faillerinin, azmettiricilerinin, failleri koruyanların ucu nereye giderse gitsin bulunması ve cezalandırılması bakanın en büyük sınavlarından biri olacaktır.
YAPILMASI GEREKENİN YAPILMASINDAN DUYULAN MEMNUNİYET
Farkındaysanız yukarıda hem Cumhuriyet Başsavcı’na hem de Adalet Bakanı’na Doku cinayeti konusunda gösterdikleri çaba için teşekkür ettim.
Sadece ben değil pek çok yorumcu gibi siyasiler ve vatandaşlar da benzer biçimde teşekkürlerini sundular.
Oysa bu insanlar sadece görevlerini yaptılar. Ve sadece görevlerini yaptıkları için teşekkür eder hale geldik yetkililer.
Eğer biz sadece görevlerini yaptıkları için teşekkür ediyorsak; bundan önce aynı görevde olan Tunceli Cumhuriyet Başsavcıları ve Adalet Bakanları’nın görevleri boyunca bu cinayetin aydınlatılamamasından dolayı bir sorumluluğu olmayacak mı?
Doku cinayetinde son 10 günden ortaya çıkanlar bile, zamanda yapıldığı söylenen soruşturmaların nasıl yapıl(a)madığını gösteriyor.
Şimdi soralım; dönemin savcılarını engelleyen kişi, kurum ya da güç, güçler kimlerdi?
Ya da dönemin Adalet Bakanları bu soruşturma için neden güçlü bir siyasi irade koymamışlardır?
Bir engelle mi karşı karşıyaydılar yoksa başka bir neden mi vardı?
Sonuçta bugün ortaya çıkanlar, 6 yıl boyunca bu görevde olan savcılara da bakanlara da hukuki ve siyasi bir sorumluluk yüklemesi ve bunun bir yaptırımının olması gerektiğini hatırlatıyor bize.
6 yıl boyunca yapılmayanı neden şimdi bir savcı ve bir bakanın siyasi iradesi ile ortaya çıkabiliyor?
CHP lideri Özgür Özel’in ifade ettiği gibi, bakanlık adına gazetecilere yollanan ve Bakan Gürlek’in siyasi iradesine vurgu yapan “bilgi notu” önceki dönemin Adalet Bakanlarına siyasi bir sorumluluk da yüklüyor. Ve bunun gereği olarak eski bakanlar toplumu ikna edecek birer açıklama yapmak zorundadırlar.
Tabi ki bu siyasi sorumluluk sadece savcı ve bakanların değil bir bütün olarak hükümetin yani yürütmenindir de.
Benzer bir açıklama ve özeleştirinin oradan da gelmesi gerekiyor.
PEKİ YA TAPULARDA SON DURUM NE?
Adalet Bakanı Gürlek’in Doku cinayeti konusunda gösterdiği siyasi iradeden dolayı tebrik ettik, teşekkürümüzü sunduk.
Bugüne kadar yapılmayanları yaptığı içindi bu teşekkür.
Sayın bakandan benzer bir duyarlılığı sürmekte olan toplum tarafından siyasi olarak algılanan davalardaki yaşanan uzun tutuklama başta üzere yaşanan de facto hukuksuzlukların ortadan kaldırılması konusunda da bekleme hakkımız olduğunu düşünüyorum.
Yargının bu kadar siyasallaştığı, yargı üzerinden ana muhalefet partisi CHP’nin hem yerelde hem merkezi olarak siyaseten felç edilmeye çalışıldığı bir siyasi iklimde yargının toplumsal güveni kazanması konusunda bakana çok daha fazla sorumluluk düşmektedir.
Yine AYM ve AİHM kararlarına uyulması, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala’nın bir an önce bu mahkeme kararları uyarınca tahliye edilmeleri konusunda hassasiyet bekliyoruz Sayın Bakan’dan
Ve tabi ki, CHP lideri Özgür Özel’in iddia ettiği “tapu”lar, tapuların aktif ve pasif durumları konusunda da aynı hassasiyeti bekliyoruz.
Eğer bu konularda kısa süre içinde bir adım atılmaz ise, Doku cinayeti konusunda atılan adımlar sembolik kalır.





























Yorum Yazın