MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Siyaset tenceresi kaynıyor!

ANA SAYFAKÖŞE YAZILARISiyaset tenceresi kaynıyor!
Siyaset tenceresi kaynıyor!

Siyaset tenceresi kaynıyor!

11 Mart, 2024, Pazartesi 21:45
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Beklentim odur ki bu seçimlerden sonra Türkiye’de siyasi alanda bayağı büyük bir temizlik olacak. Üstelik bu sadece AKP ve CHP’de değil bence bütün partilerde olacak.Farkında mısınız bilmiyorum ama neredeyse bütün partiler ve adaylar kendi seçmenleriyle tuhaf şeyler yaşıyorlar. Mesela, Erdoğan bir mitingde il başkanının elini kaldırmaya kalktığında toplumdan protesto seslerinin yükselmesi gibi. Ya da CHP’de, seçimlerde Kürt seçmeninin oylarını da etkileyecek DEM parti seçmeniyle dikkatli bir dil tutturulmaya çalışılırken, bir adayın “Ben seçilirsem belediyeye DEM partilileri almayacağım” sözleri gibi.Başka örnekler de var ama bu ikisi, gözlemimi, ya da beklentimi diyeyim, anlatmak için yeterli. Beklentim odur ki bu seçimlerden sonra Türkiye’de siyasi alanda bayağı büyük bir temizlik olacak. Üstelik bu sadece AKP ve CHP’de değil bence bütün partilerde olacak.
Siyasi elitlerden başlayarak bu toplumun kafası öylesine karışık ki hangi durumda ne yapılması gerektiğini dahi sağlıklı düşünemiyor. Kanımca bu durumun en temel nedeni Türkiye’nin bir devlet olmasına rağmen bir toplum olamamış olması. Rahmetli Dr. Hikmet Kıvılcımlı dışında kimse de bu büyük sorunsalın nedenleri konusunda şimdiye dek bir çaba çıkaramadı.

TOPLUM OLAMAMA SORUNSALI VE KIVILCIMLI

Siyasi elitlerden başlayarak diyebilirim ki bu toplumun kafası öylesine karışık ki hangi durumda ne yapılması gerektiğini dahi sağlıklı düşünemiyor. Kanımca bu durumun en temel nedeni Türkiye’nin bir devlet olmasına rağmen bir toplum olamamış olması. Birçok insan bu tespit gibi benzer tespitler yapmış olmasına rağmen bu durumun nedenleri konusunda yeterince aydınlanmış değiliz. Rahmetli Dr. Hikmet Kıvılcımlı dışında kimse de bu büyük sorunsalın nedenleri konusunda şimdiye dek bir çaba çıkaramadı. Tabii ki rahmetli İnalcık, Karpat, Barkan, Genç gibi tarihçilerimizin emeklerine sözüm yok. Ama onların da ortaya koydukları üzerinden bir toplum analizine şiddetle ihtiyaç var.Bu tuhaf durumun nedenlerinin Osmanlıya kadar uzanan bir yanı var kuşkusuz ama ulus-devletin kuruluşundan bu yana çözülememiş, ya da zorlayarak çözülmüş, ya da çözülmesi göze alınamamış sorunlar bugün daha etkili. Görebildiğim kadarıyla bunların içindeki en önemlisi “Kürt sorunu” dediğimiz sorun. “Yine mi?” diyenleriniz olabilir. Ama bence bu ülkede gerçek bir demokrasinin üretilememiş olmasının, gerçek bir kalkınmanın yaratılamamış olmasının, demokrasinin bir yönetim biçimi olmaktan öte bir yaşam tarzı olduğunun içselleştirememiş olmasının ve daha birçok eksikliğin nedeni bence bu “Kürt sorunu” dediğimiz sorunun çözülememiş olması.Çünkü bu sorun, öylesine bir sorun ki 600 yıllık bir geçmişi olup da parçalana parçalana ancak Anadolu gibi görece küçük bir coğrafyada egemenlik kurmuş bir imparatorluğun çocuklarının ülkenin daha da parçalanabileceği korkusuyla ilgili. Bu korku devletlerin ancak yüz-yüzelli yıllık ömürleri vardır diyen İbni Haldun gibi bir dehanın fikirleriyle eğitilmiş Osmanlı devlet sınıfının devamı olan siyaset elitimiz bu nedenle de korkuyor.
Türkiye’nin çok kimlikli yapısından çok ileri, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir “demokrasi” üretebilecek “demokrat” bir siyasete ihtiyaç var. Bunun yolu da “Kürt sorunu” denilen sorunu çözmek cesaretini göstermekten geçiyor. 

DEMOKRASİ VE KÜRT SORUNU

Ama doğrusu böyle bir korkunun kölesi olmaktansa Kürtlere inanarak, onlara güvenerek daha ileri bir demokrasinin temellerini atmak da mümkün. Terörle ilişkilendirilerek yerin dibine sokulmaya çalışılan DEM partinin söylediklerini ne AKP’lilerin ve ne de CHP’lilerin anlayabileceklerini ben sanmıyorum. Sanmıyorum çünkü onların zihin dünyalarında “tekçilik” hakim. Onlar Türkiye toplumunu ya “ırk” ya “din” ya da “vatandaş” olarak anlamak istiyorlar. Bu da onları “Türk milliyetçisi”, “Siyasal İslamcı” ya da “liberal” yapıyor. Oysa Türkiye’nin çok kimlikli yapısından çok ileri, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir “demokrasi” üretebilecek “demokrat” bir siyasete ihtiyaç var. Bunun yolu da “Kürt sorunu” denilen sorunu çözmek cesaretini göstermekten geçiyor.Bu seçimlerin nelere yol açacağını bilmiyoruz. Ama yazının girişinde de verdiğim örneklerden gidersek bu seçimlerde siyasi partilerle seçmenleri arasındaki ittifakların bambaşka biçimde gelişebileceği olasılığı az değil. Kim bilir 2002 seçimlerinde nasıl bir çok parti ve lider siyaset alanından göçüp gittiyse bu seçimlerde de benzer bir şeylerin olması mümkün.Şeriat ve hilafet gibi sloganların ortalığa rahatça dökülebildiği bu ülkede bakalım halk ne söyleyecek? Kurucu babaların çizdiği yolun üzerindeki molozların kaldırılmasını mı, yoksa cumhuriyeti paranteze almak isteyenlerin önünün açılmasını mı yoksa daha özgür, daha demokrat bir Türkiye toplumunun yaratılmasını mı seçecek.Birlikte göreceğiz!
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    Armağan Öztürk
    Armağan Öztürk Arzular, beklentiler ve Erdoğan’ın liderliği
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı