Selefizm, dinin orijinal kaynaklarına dönüşünü amaçlayan, salt bir inanç yorumu değildir. Selefizm, iktidar arzusunun ve amacının teolojikleştirilmesidir ve dindarlaştırılmasıdır. İktidarı ele geçirmeyi amaçlayan selefizm ve bedevi doğmatizm, dinin özünü temsil ve uygulama iddiasındadır. Selefizmin iktidar arzusu siyasal alana çıktığında Taliban olur, IŞİD olur, HTŞ olur, İhvan olur, Cemaat-i İslami olur, Hizbullah olur, Ensarullah olur, Eş-Şebab olur. Selefizmin Şii ve Sünni versiyonları arasında özünde fark yoktur. Şii ve Sünnİ selefizmin ortak amacı, siyaseti ve devleti ele geçirmektir. Selefizme göre siyaset, şeriat ve devlet dışında kalan ibadet, din ve ahlak gibi alanlar öncelikli ve önemli olmayan teferruattırlar. Selefizm, devleti ve siyaseti ele geçirmek için silaha sarılır ve silahlı mücadeleyi cihad adı altında yürütür. Selefizm ve cihadizm, birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Taliban, IŞİD, El-Kaide, HTŞ, İhvan, Cemaat-i İslam çizgisinde görülen şey, dinin manevi ve ahlaki bir çağrı olmaktan çıkarılarak siyasetin, devletin ve şiddetin kutsallaştırıcı bir diline ve pratiğine dönüştürülmesidir. Bu dönüşümün merkezinde yine kadın vardır.
Afganistan’daki Taliban rejiminin son uygulamaları, selefizm-cihadizm ideolojisini yeniden anlamayı, bu anlayışın kadına, demokrasiye ve laikliğe olan düşmanlığını yeniden konuşmayı gerekli kılmaktadır. Taliban’ın son icraatlarına göre kölelik, yasal ve meşru kabul edilmektedir.Taliban hukukuna göre toplum, din alimleri, seçkinler, orta sınıf ve alt sınıf şeklinde dörde ayrılmakta ve cezalar bu toplumsal kategorilere mensubiyete göre uygulanacaktır. Taliban rejimine muhalif olanlar, ölüm dahil her türlü ağır cezayla karşılaşacaklar. Taliban, rejimi, kız çocukların eğitimini tamamen yasaklamaktadır. Taliban, çocuk yaşta evliliği Şeriat çerçevesinde uygulamaya koymuştur. Akraba olmayan kadınların ve erkeklerin birarada olması suç sayılmaktadır.Dans yapma, dans izleme, müzik faaliyetleri tamamen yasaklanmaktadır. Hanefi mezhebinden başka bir mezhebe geçenler kafir olarak görülmekte ve cezalandırılmaktadır. Babaya, namaz gibi ibadetleri yapmayan çocuğa dövme hakkı verilmektedir. Bütün bu uygulamaların, Taliban’ın dayandığı dini gelenekte ve fıkıhta uygulamaları ve fetvaları bulunmaktadır. Taliban, gerçek şeriatı uygulamak için bu kanunları uygulamaya sokmuştur. Taliban, bu şeriat uygulamalarını kötülüğü önlemek, iyiliği teşvik etmek (emr-i bi’l maruf, nehy’i an’il münker) adına yaptığını söylemektedir.
Taliban’ın ve diğer cihadist-selefist yapıların ortaya koyduğu pratikler, din, ahlak, akıl ve hayat bağlamında önemli değerlendirmeler yapmayı gerekli kılmaktadır. Ahlakı üreten şey, din değil, özgür akıldır. Ahlak ve maneviyata kaynaklık etme yeteneği ve kapasitesi olmayan teoloji ve doğmatizm, siyaset, hakimiyet, şidddet ve devlet mücadelesi üretmektedir. Özgür aklı inkar eden ve yasaklayan selefizm-cihadizm doğmatizmi, ölümü yüceltmekte ve itaati kutsallaştırmaktadır. Selefi-cihadist doğmatizmde yaşamak ve yaşatmak, ahlakın, maneviyatın ve hukukun ölçüsü değildir. Selefist-cihadist çizgide ahlak ve maneviyat, ölmekle ve öldürmekle ölçülmektedir ve yüceltilmektedir. Selefizm-cihadizm, hayatı ve insanı sindirmenin ve yok etmenin doğmatik biçimidir.
Taliban’da kadın susturulmaktadır; cihadizmde kadın ya susturulur ya da silinir. Taliban’ın, el-Kaide’nin, HTŞ’nin, İhvan’ın, Hizbullah’ın ve diğer İslamist yapıların ortaya koyduğu pratiklerde kadın köleleştirilmekte, cariyeleştirilmekte, cinsel ganimet olarak alınmakta, kadın bedeni savaş ekonomisinin ve hukukunun ana parçası haline getirilmektedir. Selefizme göre kadın sürekli kontrol edilmesi ve tahakküm edilmesi gereken bir nesnedir. Kadını özne olarak görmeyen cihadizm ise kadını savaşın bir nesnesine indirgemektedir. Kadın düşmanlığı, Selefizmin-Cihadizmin ana özüdür ve özelliğidir. Cihadizmin ve Selefizmin dayandığı doğmatizm ve teoloji, kadını kutsal otoritenin buyruklarına mutlak olarak itaat etmesi gereken bir nesne olarak görmektedir.
Cihadizmiin-selefizmin asli doğması korku ve korkutmadır. Korkuyu, korkutmayı ve kini, din olarak kabul eden Selefist-Cihadist anlayış, insanları itaatkar yapmayı amaçladığı gibi, aynı zamanda insana ve doğaya karşı acımasızdır.Cihadist-Selefist teolojide kutsal otoriteler, sürekli olarak şiddet ve savaş buyrukları vermektedirler. Ölmek ve öldürmek, en kutsal görev ve sorumluluktur. Sürekli şiddeti ve savaşı meşrulaştıran ve buyuran Selefist-Cihadist teolojide, merhamet, sevgi, barış ve ahlak yoktur. Ahlakın, barışın, sevginin, adaletin olmadığı bir doğmatizmin üretebileceği tek şey, şiddet ve savaştır.
Cihadist-Selefist anlayışın siyasal, hukuksal ve sosyal rejime dönüştüğü yerlerde toplum, kapalı bir yapı olmanın ötesinde katı bir mezarlığa dönüşmektedir. Selefizm-Cihadizmin en büyük eseri, toplumu katı bir mezarlığa dönüştürmesidir. Cihadist-selefist bir rejimde eleştiri küfürdür, soru ihanettir ve farklılık ölüm sebebidir. Yanlışlanamaz hakikat, silah ve şiddetle korunmaktadır. Doğmanın kılıçla ve kaleşnikofla korunması, cihadizmin ve selefizmin ana karakteristiğidir. Demokrasi, açık toplum, laiklik, kadın-erkek eşitliği, insan hakları, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü gibi değerlere Selefist-Cihadist bir rejimde izin verilemez.
Taliban örneğinde görüldüğü üzere Selefist-Cihadist ideolojiler, ana düşman olarak kadını görmektedirler. Cihadist-Selefist rejimlerin kadını düşman olarak görmesinin arkasında iki ana neden vardır.Birincisi kadın, özgür bir bireydir. Kadının olduğu yerde özgürlük vardır. İkincisi kadın, hayatın kaynağı olarak hayatı temsil etmektedir. Cihadizm ölümü kutsallaştırmaktadır; kadın ise hayatı doğurmaktadır. Bu yüzden cihadist zihniyet için özgür kadın, varoluşsal bir tehdittir. Kadına tahakküm etmek, selefist-cihadist ideolojinin stratejik amacıdır, çünkü selefist otoriteryanizm ve totaliteryanizm, kadına hükmetmek suretiyle özgürlüğe ve hayata hükmetmeyi hedeflemektedir.
Selefizmin-Cihadizmin ortaya koyduğu bu vahşet çizgisi karşısında insanlık medeniyetinin korunması için laiklik çok önemli bir anlam, işlev ve değer kazanmaktadır. Laiklik, sadece din ve devlet ayrılığını mümkün kılan siyasal bir yönetim ilkesi değildir. Laiklik, Selefist-Cihadist şiddete karşı kadının onurunu, özgürlüğünü, kadınlığını ve kişiliğini koruyan ahlaki ve insani bir barajdır. Hiçbir doğma, ölme ve öldürme yetkisi üretemez. Hiçbir erkek, kutsal otoriteler adına kadının bedenine ve hayatına hükmedemez. Laiklik sayesinde kadın-erkek eşitliği, kadının hakları ve özgürlükleri, demokrasi ve insan haklarının varlığı korunabilmektedir. Laiklik yoksa kadın yoktur, hukuk yoktur, özgürlük yoktur, medeniyet yoktur, demokrasi yoktur, barış yoktur, çoğulculuk yoktur.
Selefizm, devleti ve siyaseti ele geçirmeyi amaçlayan siyasal bir ideolojidir ve doğmatizmdir. Cihadizm, Selefizmin militarizmidir ve militanlığıdır.Taliban, Selefist-Cihadist ideolojinin devletleşmiş hâlidir. IŞİD ise Selefizmin-Cihadizmin Sünnici-Arapçı savaş rejimini temsil etmektedir. Bütün Selefist-Cihadist hareketlerin ve rejimlerin ortak paydası ve amacı, kadınsız, akılsız, eleştirisiz, özgürlüksüz, hukuksuz, demokrasisiz bir dünya hakimiyetini gerçekleştirmektir.
Selefizmin olduğu yerde akıl donmaktadır. Cihadizmin olduğu yerde hayat sönmektedir.Laikliğin olmadığı yerde kadın kaybolmaktadır. Ölümü yücelten hiç bir doğmatizm ahlaki değildir. Kadını susturan, köleleştiren ya da yok eden her doğmatizm, insanı ve kadını değil, şiddeti ve vahşeti temsil etmektedir. Medeniyetin, hürriyetin, adaletin ve kadının varolması için laiklik, özgürlüğün ve ahlakın vazgeçilmez değeridir.


































Yorum Yazın