Sosyal medyada dolaşıma giren o penguen videosunu hatırlıyoruz: sürü ilerlerken biri duruyor, yön değiştiriyor ve bembeyaz hiçliğe doğru yürümeye başlıyor. Ardından belgeseli geliyor: Hiçliğe Yürüyen Penguen. Bilim insanları davranışı ölçüyor, izleyici ise başka bir şey görüyor: bir ruh hâli.
Psikolojide buna tek bir isim vermek zor. Ne tam bir kaçış ne de bilinçli bir intihar dürtüsü. Daha çok aidiyet yorgunluğu. İnsan zihninde karşılığı, uzun süre uyum sağlamak için kendini bükmüş, beklentilere göre şekillenmiş ama iç sesiyle bağını kaybetmemiş bireylerde görülür. Jung’un deyimiyle persona ile öz arasındaki çatlak büyümüştür. Sürü güvenlidir ama boğucudur. Ayrılmak tehlikelidir ama gerçektir.
Penguenin yürüyüşünde panik yok. Acele de yok. Bu önemli. Travmatik kopuşlarda beden hızlıdır; kaçmak ister. Burada ise ağır, kararlı bir ritim vardır. Bu, öğrenilmiş uyumun reddidir. İnsanlarda bu hâl genellikle “Her şey yolunda ama ben yokum” cümlesiyle ortaya çıkar. İlişkiler vardır, işler vardır, sosyal roller vardır ama özne sahneden çekilmiştir.
Bağlanma kuramı açısından bakarsak, bu bir bağlanma bozukluğu değil; aksine bağlanmanın aşırı bilinçli hâlidir. Kişi kime, neye ve hangi bedelle bağlandığını artık net görüyordur. Ve bazen en sağlıklı hareket, yeni bir bağ aramak değil, bağlanmama cesaretidir. Çünkü her aidiyet, bir miktar kendinden vazgeçmeyi gerektirir.
Varoluşçu psikoloji bu noktada söze girer: anlam, hazır paketler hâlinde bulunmaz. Kierkegaard’ın kaygısı gibi, özgürlük baş döndürücüdür. Penguenin beyaz boşluğa yürümesi, anlamsızlığa teslimiyet değil; anlamı dışarıda değil, yürüyüşün kendisinde aramaktır. Camus’nün Sisifos’u kayayı iter; penguen yürür. İkisi de absürde gözünü kırpmadan bakar.
Belki de bu yüzden video bu kadar yankı buldu. Çünkü pek çoğumuz kalabalıklar içinde tek başımıza, içten içe aynı yöne bakıyoruz. Ve şunu fısıldıyoruz:
“İnsan, ait olmadığı yerde uzun süre kalırsa, kendisine yabancılaşır.”
Penguenin gittiği yerin adı yok. Ama bildiğimiz bir şey var: Herkesin kaldığı yerde kalmak, her zaman hayatta kalmak değildir. Bazen ruh, sürüden değil; kendinden yana taraf.


























Yorum Yazın