MENU
  • ÇEVİRİ
  • YORUM
  • YARGI KRİZİ
  • PİYASALAR
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EDİTÖRDEN
  • SPOR
  • KÖŞE YAZILARI
  • DOSYA>Seçimin Ardından
  • GENEL
  • KİTAP
  • DOSYA>Avrupa'nın Seçimi
  • DOSYA>Emekliler
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • ASTROLOJİ
  • RÜYA TABİRLERİ
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • E-Bülten
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Yeni Arayış
  • ANA SAYFA
  • KÖŞE & YORUM YAZILARI
  • KATEGORİLER
    • SİYASET
    • EKONOMİ
    • DIŞ POLİTİKA
    • KÜLTÜR SANAT
    • HUKUK
    • TEKNOLOJİ
    • PSİKOLOJİ
    • FELSEFE
    • KENT
    • EDEBİYAT
    • SAĞLIK
    • ASTROLOJİ
    • GEZİ
    • SÖYLEŞİ
    • EKOLOJİ
    • MEDYA
    • EĞİTİM
  • KÜNYE & İLETİŞİM
Kapat

Öz şefkat depresyondan korur mu?

ANA SAYFAKÖŞE YAZILARIÖz şefkat depresyondan korur mu?
Öz şefkat depresyondan korur mu?

Öz şefkat depresyondan korur mu?

19 Mart, 2024, Salı 21:35
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Yeni Arayış
Yeni Arayış
Öz şefkatin öğretileriyle birlikte, başarısızlıkları tüm insanlığa ait bir olgu olarak görebilir, içinde bulunduğumuz olumsuz durumu değiştirmek için yollar varsa aktif bir biçimde bunları arayabilir ve tüm bunları yaparken kendimize nazik davranarak ruminatif düşünme biçimini değiştirebiliriz.Neden depresyona giriyoruz? Neden depresif hissediyoruz?Bu soruların birbirinden farklı birçok cevabını bulmak olağandır. Bildiğimiz gibi kayıplar, stres veren yaşam olayları, ayrılıklar, göç, düşük sosyoekonomik düzey, işsizlik, iş yaşamında ya da sosyal hayatta baskı ve yıldırmaya maruz kalma gibi pek çok farklı olay, durum ya da koşul kişilerin depresif hissetme düzeyini etkileyebilir. 
Pek çok kişi hayatında stresli yaşam olayları deneyimlemiştir, ancak bu kişilerin hepsi her zaman bu ve benzeri olaylar sırasında ya da sonrasında depresyon geliştirmez. 

STRES YAŞAYAN HERKES DEPRESYON GELİŞTİRMEZ

Ancak depresif duygu durumu incelerken bir şey daha gözümüze çarpar: Pek çok kişi hayatında stresli yaşam olayları deneyimlemiştir, pek çok kişi kayıplar ve ayrılıklar yaşar, ancak bu kişilerin hepsi her zaman bu ve benzeri olaylar sırasında ya da sonrasında depresyon geliştirmez. Bireysel farklılıklar bu durumların ya da olayların algılanışını, yorumlanışını ve kişi üzerindeki etkisini değiştirebilmektedir. Bu noktada "koruyucu faktörler" ve "risk faktörleri" kavramlarıyla karşılaşırız. Bazı kişilerin sahip oldukları kimi özellikler onları depresyon ya da başka psikolojik problemlere karşı daha dayanıklı hale getirirken, bazı kişilerin bazı özellikleri depresyona girme ya da başka bir psikolojik problem geliştirme risklerini arttırabilir.Bu faktörleri tanımak ve bilmek önemlidir. Çünkü herkes, öyle ya da böyle olumsuz düşüncelere sahiptir, ama herkes bu olumsuz düşüncelere kapılıp gitmez. Kapılıp gidenler, genellikle ruminatif düşünme biçimine sahip olanlardır. Ruminasyon en genel anlamıyla, kişinin içinde bulunduğu olumsuz durumu ve bu durumun ortaya çıkma sebeplerini kendini tekrarlayan, devamlı başa saran bir biçimde düşünmesi haline verilen isim. Bazı akademik çalışmalarda ruminasyonun, depresif hissetmenin altındaki temel bilişsel özellikolarak tanımlandığında dahi rastlayabiliriz. Ruminatif kişi, kendisini dış dünyadan soyutlayarak olumsuz içerikli düşüncesini, duygusunu ya da geçmiş olayı tekrar tekrar yoğun bir biçimde aklından geçirirken bulur ve böylelikle sorunuyla ilgili rahatlayacağını, bir sonuca/çözüm varacağını varsayar. Bu varsayım, kişinin ruminasyon döngüsünden çıkmasını zorlaştırır.Oysa ki bu zihinsel uğraş sırasında kişinin odaklandığı ve zihninde tekrarladığı şey, hoşnut olmadığı durumla ilgili şimdi ya da ileride ne yapabileceği değil, hoşnut olmadığı durumun ta kendisi ve bu durumun onda yarattığı duygulardır. Bu yüzden de ruminasyonun depresyonun başlamasında ya da sürmesinde etkisi olan risk faktörleri arasında gösterilmesi şaşılası değildir. 
Kristin Neff, öz şefkati en genel anlamıyla, kişilerin zorluklar, olumsuzluklar ya da başarısızlıklar karşısında kendilerini yaralayıcı bir biçimde eleştirmek ve yargılamak yerine, kendilerine gösterdikleri nezaket, anlayış ve farkındalık olarak ifade etmiştir.

NEFF VE ÖZ ŞEFKAT

Bazı kişiler, yaşadıkları olumsuzluklar karşısında yoğun şekilde ruminasyon yapmak gibi stratejileri kullanırken ya da kendilerine karşı acımasız bir yargılama hali içinde olurken, bazıları daha farklı yollardan gider. Bu yollardan birisi ise kesinlikle öz şefkattir. Kristin Neff, öz şefkati en genel anlamıyla, kişilerin zorluklar, olumsuzluklar ya da başarısızlıklar karşısında kendilerini yaralayıcı bir biçimde eleştirmek ve yargılamak yerine, kendilerini gösterdikleri nezaket, anlayış ve farkındalık olarak ifade etmiştir. Bu kavram aynı zamanda, çabalamaya devam etmek için ihtiyacımız olan cesaretlendirici tutumu da içerisinde barındırır. Öz şefkat düzeyi yüksek bireyler, hata yaptıklarında, başarısız olduklarında ya da bir durum karşısında zorlandıklarında bunun tüm insanlara dair olduğunu düşünebilmekte ve kendilerine tıpkı yakın bir arkadaşlarına davrandıkları gibi şefkat ve destekle davranabilmektedirler. Bu beceriyi öğrenmenin ve geliştirmenin önemi pek çok akademik çalışmayla gösterilmiştir. Örneğin, Neff, Kirkpatrick ve Rude, 2007 yılında yaptıkları bir çalışmada, katılımcılarda öz şefkat düzeyinin artmasıyla birlikte ruminatif düşüncelerinin ve depresif semptomlarının azaldığını bulgulamışlardır. Kişinin kendisiyle olan ilişkisinde öz şefkatli bir tutum içerisinde olmasının, olumsuz duygulanım ve depresyon karşısında koruyucu bir işlevi olduğunu söylemek mümkündür. Bizim için yararı olmayan zihinsel uğraşlarımızı değiştirmenin ilk adımı, içinde bulunduğumuz kısır döngüyü fark etmektir. Bir başarısızlık ya da olumsuzluk sonrasındaki sebep ve sonuç ekseninde saplanıp kalmaya neden olan, devamlı aynı soruları sordurup çözüme dair yeni bir bakış açısı sunmayan ruminasyondan uzaklaşmak mümkün. Öz şefkat öğretileriyle birlikte, başarısızlıkları tüm insanlığa ait bir olgu olarak görebilir, içinde bulunduğumuz olumsuz durumu değiştirmek için yollar varsa aktif bir biçimde bunları arayabilir ve tüm bunları yaparken kendimize nazik davranarak ruminatif düşünme biçimi değiştirebiliriz. Sorunlarımız karşısında geliştirdiğimiz yoğun düşünme hali yerine “şimdi ve burada” noktasında kalarak geçmişteki olayın sebeplerini sorgulamayı bırakabilir, sadece soruna odaklanan ve kendini çevreden izole eden halimizde kalmak yerine, geçmişteki sorunun ya da olayın artık gerçekleşmiş olduğunu kabul edebilir ve kendimiz için ileriye yönelik işlevsel adımları atmaya başlayabiliriz. 
Yazarlar sayfasını izyeret ettiniz mi?

Yorum Yazın

Yeni Arayış
    Yeni Arayış

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    X (Twitter)
    Instagram
    Linkedin
    Mastodon
    Bluesky
    Köşe Yazarları
    Herkül Millas
    Herkül Millas Batı ile Doğu’nun Farkları – 2
    Bilal Sambur
    Bilal Sambur Teşhiircilik söylemi politiktir, çünkü teşhircilik, tasallut ve tahakküm demektir
    M. Cem Özmen
    M. Cem Özmen Yöneticiler neyi yönetir?
    Emir Berke Yaşar
    Emir Berke Yaşar Erkeklik bir güç değil, yüktür
    Hakan Tahmaz
    Hakan Tahmaz Komisyon yol temizliği için harekete geçmeli
    Akın Özçer
    Akın Özçer Demokratların çilesi
    Murat Aksoy
    Murat Aksoy Aleviler neden yeniden siyasetin "nesnesi" oluyor?
    Korhan Gümüş
    Korhan Gümüş Haydarpaşa Garı Vakası’nın arka planı
    Özgür Çoban
    Özgür Çoban Almanya’nın kâbusu: Neofaşist bir başbakan mümkün mü?
    Erdem Bağcı
    Erdem Bağcı Türkiye’nin Turizm Ekonomisi
    Ali Kılıç
    Ali Kılıç Suriye’de sandık oyunu: Barış mı, yeni kaos mu?
    Burcu Ağca Karakaya
    Burcu Ağca Karakaya Çin’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Amerika’dan Suudi Arabistan’a yapay zekada küresel yarış
    M. Coşkun Cangöz
    M. Coşkun Cangöz Gizemli borçlu kim?
    Armağan Öztürk
    Armağan Öztürk Arzular, beklentiler ve Erdoğan’ın liderliği
    instagram gel gel
    Yeni Arayış
    KünyeGizlilik PolitikasıE-BültenRSSSitemapSitene EkleArşiv
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDIN

    Yeni Arayış | Onemsoft Haber Yazılımı