Motel Destino
KÜLTÜR SANATBazı yazarlar, tarihçiler güneyin fakrü zaruretini iklime bağlarlar. Güney ülkeleri Ekvator çizgisi civarında ve onun altında yer alır. Bu nedenle hava hep sıcaktır ve sıcak insanı rehavete sürükler. Enerjisini emer. Irkçı tınılar da taşıyan bu görüşlerin en ılımlıdan en fanatik yazara kadar kendince savunuları vardır. Kuzeyliler ısınmak için harcadıkları çaba ile medeniyette de ileri gitmişlerdir.
Dünya haritası neden olduğu gibidir. Neden kuzey üsttedir de güney aşağıda? Neden harita batıdan doğuya eşit düzlemdedir de kuzeyle güney arasında ast üst ilişkisi vardır?
Dünyanın yazılı tarihini okuduğunuzda hikâyenin doğu-batı, batı-doğu ekseninde olduğunu görürsünüz. Güney bu hikâyede neredeyse yoktur.
Garp ve Şark birer sosyolojik mevhumdur ama cenup ve şimal sadece yönden ibarettir. Meşhur tekerlemede ışık doğudan bilgi batıdan gelir. Kuzeyden zulüm güneyden ise gelse gelse narenciye gelir.
Dünya çok uzun bir süre boyunca İspanya/Portekiz sahillerinden başlayan ve Çin’de biten lineer bir gezegen olarak kaldı. İspanya’nın batısında Amerika’nın sözde “keşfi” için tam 15. Yüzyılı bekledik. Yine de dünyanın doğu batı ekseni çok fazla oynamadı. Amerika deyince akla Birleşik Devletler, Kanada hadi en fazla Meksika geliyordu.
Dünya sahnesinde Güney’in de var olduğu hatta dünyada eşitsizliğe karşı bir mücadele olan Sosyalizmin kuzey/güney diyalektiğinde anlatılması ve anlaşılması gereğinin altının çizilmesi ise 20. Yüzyılın ikinci yarısını bekledi.
Yeni Sol kavramının eşitsizlik anlayışında dünyanın Kuzey’in merkez Güney’in ise çevre statüsünde olduğu bir tasavvur yer almaktadır.
Dünyanın algılanmasında ortaya konulan bu dönüşüme karşın bazı şeylerin geri konulması artık olası değil.
Dünyanın en büyük ülkelerinden biri olan Brezilya’da ülkeyi sözde keşfeden Portekizli ve İspanyol denizcilerden önce burada yaşayan etnik nüfusun payı %1’in altına inmiş durumda.
Tek kusurları altına ve gümüşe ve metalden yapılan silahlara kuzeyden gelenler kadar önem vermemekti.
Dünyada sömürgecilik diye adlandırılan dönemin mirasına baktığımızda sömürülen bölgelerdeki asli halkların kökünün kuruması hiç de nadir görülen işlerden değildir.
Bazı yazarlar, tarihçiler güneyin fakrü zaruretini iklime bağlarlar. Güney ülkeleri Ekvator çizgisi civarında ve onun altında yer alır. Bu nedenle hava hep sıcaktır ve sıcak insanı rehavete sürükler. Enerjisini emer. Irkçı tınılar da taşıyan bu görüşlerin en ılımlıdan en fanatik yazara kadar kendince savunuları vardır. Kuzeyliler ısınmak için harcadıkları çaba ile medeniyette de ileri gitmişlerdir.
Motel Destino filminde hikâye boyunca hep bir şortla günün geçmesini gördüğümde aklımdan güneye dair bu şablonlar geçmişti (https://mubi.com/tr/tr/films/motel-destino).
Brezilya’nın Ceara şehri sahilinde başlayan hikaye Turkuaz bir deniz, batmayan bir güneş altında sıradan insan hikayelerine odaklanıyor.
Brezilya’da Pele’ye özenen bir futbolcu yeteneklerine sahip değilseniz suç ekonomisinin dışında kalmak için çok çaba göstermek zorundasınız.
Filmin baş kahramanı Jorge de kaderini uyuşturucu simsarı bir kadının piyonu olmaktan kurtarmaya çalışmaktadır. Sonunda bir yol kenarında yok oluşa teslim olmamak için çıkış arar. Sao Paulo’ya gidip meslek okulunda öğrendiği elektrikçilik yetenekleri ile bir dükkan açmayı ummaktadır.
Zor kaçış planında yolu Motel Destino ile kesişir. Görece yaşlı koca ve ona göre daha çekici eşin yönettiği bir mekandır Motel Destino. Karı koca sözde ortaktır ama kocanın sözü kuraldır.
Motel Destino yani Kader Otel’inin temel hizmeti müşterilerin rahatça sevişebilmeleridir. Müşteriler Motel Destino’ya bunun için gelir. Yalıtımsız odalardan gün boyu yayılan aşk sesleri hiç bitmeyen bir koro gibi yankılanır.
Filmin bu kurtuluş arayışını merkeze alan teması sinema sanatının çok bilinen klasik hikayelerine göndermelerle ilerler.
Karı koca arasına giren üçüncü kişinin yarattığı gerilimin merkezde olduğu kapıyı ikinci kez çalan postacı hikayesi tanıdıktır.
Kendisi de bu insanı eriten iklimden çıkmış yönetmenin sinemanın eski üstatları Pasolini ve Fassbinder’e selam durması yeni üstatlardan Gaspar Noe ile benzeşmesi özgün bir işin ortaya konmasına engel olmaz.
Filmin Shining’i andıran bir gerilimle ulaştığı kreşendo sonunda vardığı final ise sinema tarihinin en özgün fikirlerinden birine ulaşıyor. Bir bienal eseri tadındaki final görseli ile film boyunca da sinemasal bir enstalasyona şahit olduğumuz duygusu daha da pekişiyor.
Dünyanın Batı Doğu eksenindeki kavga dolu tarihinde sahneye girmekte acele etmeyen ve yardımcı oyuncudan fazlası olamayan Küresel ve Coğrafi Güneyin sıcak iklim, turkuaz deniz ve bitmeyen zamane sorunlarına içerden bakış filmi Motel Destino.
İlginizi Çekebilir