Cumhuriyetçiler bu savaşın kötü gittiğini biliyor
ÇEVİRİİlk kez, her iki büyük parti de etkili anti-savaş kanatlara sahip. Trump ise başkanlığa ne kadar samimiyetsiz olsa da barış adayı olarak aday oldu ve Kamala Harris'in Amerika'yı Üçüncü Dünya Savaşı'na sürükleyeceğini iddia etti.Ve işte buradayız; tanıdık bir felaketin yeni bir versiyonuna doğru sendeleyerek ilerliyoruz; ulusal bir nevrotik tekrar zorlaması gibi.
Sadece Kongre'deki Demokratlar Donald Trump'ın İran savaşının bataklığa gittiğinden korkmuyor. Çarşamba günü yapılan gizli Pentagon brifinginin ardından, Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi'ndeki Cumhuriyetçi milletvekilleri sarsılmış görünüyordu.
Nancy Mace, “Amerikan hayatlarını aynı başarısız dış politikalar için feda etmeyeceğiz” dedi ve İran'a Amerikan askerleri gönderme ihtimali konusunda uyardı. Komite başkanı Mike Rogers ise üyelerin savaş planları hakkında yeterince bilgi alamadığından şikayet etti. Askeri hareketlerin “düşünceli ve planlı” olması gerektiğini söyledi. İma ettiği şey, bunun olmayabileceğiydi.
Komitenin savaş gazisi Demokrat üyesi Jason Crow bana, “Bu, Cumhuriyetçilerden bu savaşa karşı gerçekten herhangi bir direniş gördüğüm ilk hafta” dedi.
Meslektaşlarının kamuoyuna yaptıkları açıklamaların, kaygılarının derinliğini ancak ima ettiğini söyledi. Kapalı toplantılarda, “kamuoyuna göstermeye gönüllü olmadıkları birçok endişe” dile getiriliyor .
Bazı muhafazakârlar hâlâ, savaş hakkındaki kötümserliğin dar görüşlü ve önyargılı bir elitin eseri olduğunu savunuyor. National Review'den Noah Rothman çarşamba günü: “Sofistike çevrelerdeki” insanlar savaş kötü gidiyor diye düşünebilir ama bu “kasvetli bakış, nesnel bir değerlendirmeden tamamen kopuk” diye yazdı.
Ancak Pentagon'dan doğrudan bilgi alan Cumhuriyetçilerin en azından bazıları o kadar iyimser değil. Demokrat üye Sara Jacobs, “Tarafsız olarak bize oldukça netti ve ne bir plan var, ne de bir strateji” dedi. Brifing verenler, “üç hafta içinde bir son oyun (end game) dahi ortaya koyamadı” diye ekledi.
Şimdi büyük soru, Amerikan kara işgalinin yakın olup olmadığı. Bence insanlar bunu küçümsüyor çünkü bu fikir bariz şekilde korkunç. Amerikalılar kesinlikle karada asker görmek istemiyor: Geçen haftaki bir Reuters/Ipsos anketinde, yanıt verenlerin yalnızca %34'ü İran'a Özel Kuvvetler göndermeyi destekledi, daha geniş ölçekli bir saldırıyı ise yalnızca %7'lik kesim desteklediğini söyledi.
Piyasalar Trump'ı kısıtlayabilecek birkaç güçten biri ve savaşın nispeten hızlı biteceğini varsayıyor gibi görünüyor; bu yüzden petrol fiyatları bazılarının beklediği kadar yükselmedi.
Trump'ın kendisi de İran macerasının uzamasından endişeli görünüyor. Wall Street Journal'a göre, savaşın hızlı bitmesini istiyor ve zaman zaman İran liderlerine anlaşma yapmaları için adeta yalvarıyor.
Perşembe sabahı şöyle paylaşım yaptı: “Ciddi olsalar iyi olur, yoksa çok geç olacak, çünkü bir kez o noktaya gelindiğinde DÖNÜŞ YOK.” Neredeyse alnından ter aktığını hissedebiliyorsunuz.
Amerika'nın İran'la savaşını tırmandırmaması için tüm bu nedenlere rağmen, tırmanma ihtimali yüksek. Trump Orta Doğu'ya binlerce asker daha gönderiyor ve geçmişte, düşman bir ülkeye askeri güç yığdığında onları kullandı.
Axios web sitesi Perşembe günü : “Bazı ABD yetkilileri, savaşı bitirecek ezici bir güç gösterisinin barış görüşmelerinde daha fazla kaldıraç yaratacağını veya Trump'a zafer ilan ettirebileceğini düşünüyor.” Diye yazdı.
Demokrat Kongre üyesi Jacobs bana, Pentagon'un günde yüz milyonlarca dolar yakan bir savaş için 200 milyar dolarlık fon talebinin bir işaret olduğunu söyledi. “Bu, işleri toparlamak için tek seferlik bir maliyet değil. Bu, uzun bir savaş için peşinat” dedi.,
Bu, elbette, Amerika'nın utanç verici bir yenilgiden kaçınmak için bir savaşı tırmandırdığı ilk sefer olmayacak.
Eski Savunma Bakanı Robert McNamara anılarında, Vietnam Savaşı sırasında CIA'nın “başarısızlığın ABD prestijine zarar vereceği” konusunda uyardığını ve bu yüzden Amerika'nın durumu kurtarmak umuduyla anlamsız bir çatışmayı uzattığını yazmıştı.
Irak ve Afganistan'daki yıllarca süren çatışmalarda, Jason Crow'un hatırladığı üzere askeri liderler defalarca “bir büyük asker artışı daha, bir büyük taarruz daha, işi bitirecek ve bizi daha iyi bir konuma getirip savaşı kazandıracak” iddiasında bulundu.
Ancak Amerika, tam da yaptığı hatalar konusunda bu kadar önceden uyarı almışken, bu kadar hızlı bir bataklığın eşiğine hiç gelmemişti. Son on yılın büyük kısmını büyük ölçüde Trump'ın seçilmesinden de dolayı Irak savaşının küresel istikrara ve Amerikan birliğine maliyetini sorgulayarak geçirdik.
İlk kez, her iki büyük parti de etkili anti-savaş kanatlara sahip. Trump ise başkanlığa ne kadar samimiyetsiz olsa da barış adayı olarak aday oldu ve Kamala Harris'in Amerika'yı Üçüncü Dünya Savaşı'na sürükleyeceğini iddia etti.Ve işte buradayız; tanıdık bir felaketin yeni bir versiyonuna doğru sendeleyerek ilerliyoruz; ulusal bir nevrotik tekrar zorlaması gibi.
Uluslararası Politika Merkezi’nin yönetici başkan yardımcısı Matt Duss, “Bu, Amerikan dış politikasının en kötüsünün korkunç ve acemi cover grubu versiyonu gibi” dedi.
Belki bir gün, yine kötü düşünülmüş bir savaştan parçaları toplarken Cumhuriyetçiler, perde arkasında ona karşı olduklarını açıklayacak. Jason Crow'a göre Kongre'deki en büyük sorunlardan biri, insanların özelde söyledikleriyle kamuoyunda inançlarının gücünü gösterme istekliliği arasındaki uçurum. “Ben her zaman bu uçurumu kapatmaya çalışıyorum ve insanlara doğru olanı yapmak için asla geç olmadığını hatırlatıyorum” diyor.
* Michelle Goldberg (New York Times)
Çeviren: Çağatay Arslan
Orijinal Bağlantı: https://www.nytimes.com/2026/03/27/opinion/republicans-iran-war.html
İlginizi Çekebilir