© Yeni Arayış

Hegseth bu savaşın 25 Milyar Dolara mal olduğunu söylüyor, yanılıyor*

Tüm bu rakamları topladığınızda fatura sarsıcı ama şaşırtıcı değil. Ekonomistler uzun zamandır savaş maliyetlerinin yalnızca küçük bir kısmının hükümet harcama hesaplarında hemen göründüğünü biliyor. Pentagon’un yaptığı nakit akışı muhasebesi Hazine’den çıkan dolarları takip etmekten ibaret. Benim hesabıma göre İran savaşı yüz milyarlarca dolara, çok muhtemel olarak trilyonlarca dolara mal olacak. Savaş cehennemdir. Ve cehennemin de ağır bir fiyatı vardır.

Savunma Bakanlığı, İran’la yaşanan çatışmanın vergi mükelleflerine şu ana kadar 25 milyar dolara mal olduğunu söylüyor. Ancak bu rakam gerçek maliyeti dramatik biçimde düşük gösteriyor. Benim hesaplarıma göre ortalama Amerikan hanesine düşen fatura binlerce on binlerce doları buluyor.

Evet, bu oldukça geniş bir aralık; savaşın ekonomik sisini suçlayın. Ama net olan bir şey var: Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu savaşın ne kadar pahalı olacağını gizlemeye çalışıyor.

Pentagon’un açıkladığı rakam, “Operation Epic Fury” operasyonunun yarattığı faturanın yalnızca dar kapsamlı bir muhasebesini yansıtıyor. Bu, ateşlenen 2.000’den fazla Tomahawk ve Patriot füzesinin, uçurulan ve bazıları kaybedilen savaş uçaklarının ve tüketilen diğer teçhizatın bedeli.

Savaşın gerçek maliyetini insani bedeli de dahil ölçmüyor. Yönetim ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought, 15 Nisan’da Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi’ne “Size bir tahmini rakam veremiyorum” diyerek bunu kabul etti.

Bense verebiliyorum. Savaşın başlangıcından beri petrol piyasaları bozuldu, tüketici güveni yerle bir oldu, küresel ekonomi inliyor ve askeri bütçeler büyüyor. Bu kargaşanın bedeli, altüst olan hayatlar, kaybedilen işler, kapanan şirketler (bkz. Spirit Airlines) ve feda edilen gelir ve üretim olarak hesaplanmalı.

Daha zor ölçülen maliyetler ölüm, engellilik ve ruh sağlığı eğer Başkan Trump İran’a kara harekâtı düzenlerse (ki bu hâlâ ihtimal dışı değil) çok daha dramatik hale gelebilir.

Önce petrole bakalım. Beyaz Saray petrol piyasalarının normale döneceğini söylemeyi çok istiyor ama vadeli piyasalar aynı fikirde değil. 2026, 2027 ve 2028 sonu petrol vadeli fiyatları, savaş öncesine göre hâlâ oldukça yüksek seviyelerde. Nitekim bu hafta Kasım 2026 West Texas Intermediate vadeli fiyatı varil başına 86,12 dolara çıkarak yeni zirve yaptı.

Petrol tüccarları yakın vadeli bir kesintiyi fiyatlıyor olabilir ya da mevcut olayı gelecekteki riskleri artıran bir olay olarak görüyor olabilir. Her iki durum da pahalıya mal olur.

Jeopolitik riskteki artışın maliyeti yüksek. Fed ekonomistleri Dario Caldara ve Matteo Iacoviello’nun yakın tarihli araştırması, artan jeopolitik riskin yatırımı ve istihdamı azalttığını ve ekonomik felaket olasılığını dramatik biçimde yükselttiğini gösteriyor. Risk ölçütleri fırladı ve riskin ekonomi üzerindeki etkisine dair tahminleri yaklaşık 200 milyar dolarlık bir maliyet ve bir yıllık süreçte bir milyon daha az Amerikalının çalışması anlamına geliyor.

Savaş aynı zamanda Fed’i köşeye sıkıştırdı. Şubat ayında birçok ekonomist bu yıl birkaç faiz indirimi bekliyordu; piyasalar artık bunun olası olmadığını düşünüyor. Fed faizleri yükseltirse savaş kaynaklı enflasyon patlamasını bastırabilir, ancak bunu yüz binlerce işi yok ederek ve ekonomiyi resesyona yakınsatarak yapar.

Fed’in kendi modelleriyle uyumlu makul bir tahmin, bunun ekonomiye yaklaşık 200 milyar dolara mal olacağı yönünde. Wall Street piyasalar yeni zirvelere dokunsa da endişeli.

Başkan daha saldırgan bir tutum sergilediğinde hisseler çöküyor; bu da yatırımcıların bu çatışmanın önde gelen ABD şirketlerinin değerini aşındıracağını düşündüğünü gösteriyor.

Petrol fiyatlarındaki hareket ve S&P 500’e dayalı tahminime göre hisseler olması gerektiğinden yaklaşık %5 daha düşük; bu da savaşın bu şirketlerin değerinden yaklaşık 3 trilyon dolar sildiği anlamına geliyor. (Piyasadaki genel güç pozitif hava ihtimalle yapay zekâ hisselerindeki patlama gibi diğer makroekonomik faktörlerden kaynaklanıyor.)

Profesyonel tahminciler tüm makroekonomik sonuçları hesaba katıyor ve Goldman Sachs ekonomistleri, savaş nedeniyle ABD ekonomik büyümesinin 0,5 puan daha düşük olacağını tahmin ediyor. Ekonominin normale dönmesi birkaç yıl sürerse bu daha yavaş büyüme yaklaşık 400 milyar dolarlık kayıp gelire yol açar ve Goldman bunun neredeyse iki katı kötü olabileceği uyarısında bulunuyor.

ABD’nin ötesinde, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası küresel ekonomi tahminlerini aşağı yönlü revize ederek diğer ülkelerde çok daha büyük etkilere dikkat çekti. Dünyanın yoksul ve en savunmasız kesimleri gelirlerinin en büyük kısmını gıda ve yakıta harcadığı için bu savaş milyonlarca, belki on milyonlarca insanın aç kalmasına yol açacak.

Bunlar Amerikan halkı tarafından karşılanan maliyetler değil ama belki Amerikan vicdanını rahatsız ediyor.

Diğer taraftan eğer İran Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlerden geçiş ücreti almayı başarırsa bu da önemli olacak ama bunun sebebini anlamak için kafa yormak gerek. Varil başına 1 dolarlık ücret bizim için büyük mesele değil benzin fiyatını sadece birkaç sent yükseltir ve bu masraftan muaf kalan yerli petrol üreticileri kâr marjlarını artırabilir. Ancak İran, dünyadaki petrolün beşte birinin geçtiği Hormuz Boğazı’ndan etkili bir şekilde %1 veya %2 vergi alabilirse, bu Trump’ın yok etmeyi vaat ettiği nükleer programı yeniden inşa etmek için hayati bir gelir kaynağı yaratır.

Bu savaş aynı zamanda İran’ın (en azından şimdilik) boğaz üzerindeki kontrolünü kullanarak küresel ekonomiyi rehin alabileceğini ortaya koydu. Diğer ülkelere bu tür bir kaldıraç vermemek için ABD kaç milyar dolar harcamak zorunda kalacak?

Ve bu bizi en büyük faturaya götürüyor: Gelecekteki askeri harcamalar. İran savunmaya daha fazla harcayınca Orta Doğu’daki diğer ülkeler de onu takip edecek ve (eski?) müttefiklerimiz Amerikan güvenlik şemsiyesi altında kendilerini daha az güvende hissederlerse onlar da daha fazla harcayabilir. ABD askeri üstünlüğünü korumak istiyorsa daha fazla harcama gerekecek. Bu ne kadar pahalıya mal olabilir? Beyaz Saray başlangıçta İran savaşını yürütmek için ekstra 200 milyar dolara ihtiyaç duyacağını işaret etmişti. Daha yakın zamanda yönetim 2027 mali yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talebinde bulundu; bu öncesine göre yaklaşık %40’lık bir artış.

Bu devasa 600 milyar dolarlık artış, hane başına yaklaşık 4.000 dolar demek ve bu yalnızca 2027 için ek harcama.

Savunma bütçeleri nadiren düşer, özellikle bugün lobici ordusu muslukları açık tutmak için mücadele ediyor ve Bay Hegseth de dinlemeye fazlasıyla istekli.

Tüm bu rakamları topladığınızda fatura sarsıcı ama şaşırtıcı değil. Ekonomistler uzun zamandır savaş maliyetlerinin yalnızca küçük bir kısmının hükümet harcama hesaplarında hemen göründüğünü biliyor. Pentagon’un yaptığı nakit akışı muhasebesi Hazine’den çıkan dolarları takip etmekten ibaret.

Ekonomistler Linda Bilmes ve Joseph Stiglitz, gelecekteki yükümlülüğün maliyetini eklediğinizde yani reeskontu hesaba kattığınıza çok daha farklı ve gerçekçi tahminler elde ettiğimizi savunuyor.

Irak savaşının ABD’ye yaklaşık 3 trilyon dolara mal olduğunu tahmin etmişlerdi. Bu giderlerin büyük kısmı çatışmadan sonra ortaya çıktı: gazilere ömür boyu tıbbi bakım ve engelli maaşı, kanlı bir savaşı takip eden daha yüksek asker alım ve tutma maliyetleri hepsi yükselen faiz faturasını katlıyor.

Pentagon’un düşük tahminli 25 milyar dolar rakamı çok dikkat çekiyor ama bu daha çok manşetlik bir rakam, gerçek bir rakam değil. Herhangi bir ekonomistin şu anda yapabileceği en iyi şey büyüklük sırasını doğru tahmin etmeye çalışmaktır. Benim hesabıma göre İran savaşı yüz milyarlarca dolara, çok muhtemel olarak trilyonlarca dolara mal olacak. Savaş cehennemdir. Ve cehennemin de ağır bir fiyatı vardır.

 

* Justin Wolfers (Michigan Üniversitesi’nde ekonomi ve kamu politikası profesörüdür. Ayrıca Substack’te yazıyor ve Platypus Economics için YouTube’da ekonomi dersi veriyor)

Çeviren: Çağatay Arslan

Orijinal Bağlantı: https://www.nytimes.com/2026/05/08/opinion/hegseth-war-cost.html

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER