Palantir ve yeni düzen: Neoliberalizm öldü, Techlordizm’e merhaba deyin
ÇEVİRİYeni bir sermaye biçimi yükseliyor: bulut sermaye. Ağ bağlantılı algoritmik makineler sahiplerine davranışlarımızı değiştirme konusunda olağanüstü güçler veriyor. Ve nasıl ki finansçılar neoliberalizme ihtiyaç duyduysa, bugünün techlordları da kendi egemenliklerini meşrulaştırmak için yeni bir ideolojiye ihtiyaç duyuyor. Ben buna techlordizm diyorum.
Yarım yüzyıl boyunca neoliberalizm, küresel elitin tartışmasız inancıydı. Bretton Woods’un küllerinden doğan bu ideoloji, finansal sermayeyi New Deal’ın düzenleyici zincirlerinden kurtarmayı kutsadı.
Dehası özgünlük değil, tavırdı. Piyasaların ne zaman başarısız olabileceğinden endişe eden Adam Smith veya John Stuart Mill’den farklıydı.
Neoliberaller piyasayı yanılmaz ilan ettiler. Wall Street ekonomilerimizi yerle bir ettiğinde bile, ölümlülerin yapacakları müdahalenin durumu daha da kötüleştireceğini ısrarla savundular.
Bu, finansçılara mükemmel uyuyordu. Ama o dönem artık bitti. Yeni bir sermaye biçimi yükseliyor: bulut sermaye ve ağ bağlantılı algoritmik makineler sahiplerine davranışlarımızı değiştirme konusunda olağanüstü güçler veriyor. Ve nasıl ki finansçılar neoliberalizme ihtiyaç duyduysa, bugünün techlordları da kendi egemenliklerini meşrulaştırmak için yeni bir ideolojiye ihtiyaç duyuyor. Ben buna techlordizm diyorum.
Neoliberalizmin görevi, ABD açıkları üzerinden dolarların sürekli geri dönüştürülmesine ideolojik ve sözde-bilimsel bir kılıf sağlamaktı. Techlordizmin görevi ise çok daha radikal: her şeyi insan çabasını, devlet kurumlarını ve bizzat Wall Street’i kolonileştirmek için ideolojik kılıf sağlamak.
Üç cepheye bakalım. Birincisi, techlordizm her alanda tıptan şiir çevirisine, çocuk yetiştirmeye kadar hatalı ve dirençli insanları bulut sermaye ile değiştirmeyi meşrulaştırıyor. Neden? Çünkü ne kadar derin nüfuz ederse, teknofeodal sınıf için o kadar büyük bulut rantı doğar.
İkincisi, devleti kolonileştirmeyi meşrulaştırmalı kamu verilerini özelleştirerek, sistemleri vergi dairesine ve Pentagon’a bağlayarak ki Elon Musk’ın DOGE’u ve Peter Thiel’in Palantir’i bunu zaten yapıyor.
Üçüncüsü, Wall Street’i kolonileştirmeyi meşrulaştırmalı; bulut sermayeyi finansal hizmetlerle birleştirerek geleneksel piyasaların dışında sınırsız bir bulut finansı yaratmalı.
Yeni ideoloji zaten tam burada. Techlordizm, tıpkı neoliberalizmin klasik liberalizmi mutasyona uğratması gibi, transhümanizmi mutasyona uğratıyor.
Neoliberal “Homo Economicus”u belirsiz bir “HumAIn” (İnsaYZn) sürekliliği ile değiştiriyor ve ilahi piyasanın yerine yeni bir ilah koyuyor: ilahi algoritma.
Bu sayede merkezi olmayan piyasaları ortadan kaldırıp Amazon tarzı merkezi eşleştirme sistemini getiriyor.
Sonuçları nefes kesici: her yerde gözetim, savaş alanlarında otomatik hedefleme, bulut rantları toplam talebi yok ettiği için makroekonomik istikrarsızlık , demokrasinin Peter Thiel’in alkışladığı gibi ideal olarak bile sonu ve üniversitelerin ölümü ve yerine kişiselleştirilmiş YZ takviyeleri.
Yine de techlordizmin tam çirkinliği, soyut teoride değil, öncülerinin dile getirilmemiş manifestolarında daha iyi görülüyor.
Palantir’in yakın tarihli bir tweet’i, techlordist programını gururla ortaya koyuyor.
Satır aralarını okuyunca, Silikon Vadisi’nin, suçlu bankacıları kurtarırken çoğu Amerikalının geçimini mahveden egemen sınıfa karşı ölçülemez borcunun farkında olduğu acı verici şekilde ortaya çıkıyor. Hatta bunu damlara çıkıp bağırarak ilan ediyor: o egemen sınıfı sözde, hor gördükleri bir çoğunluk adına ölümüne (kelimenin gerçek anlamıyla) savunmaktan geri durmuyor.
Aynı zamanda Palantir çeşitli rant paketlerine göz dikmiş durumda. Örneğin Apple Store’a bakıyor, iPhone’unuzu gizliliğinizden geriye kalan her şeyi yok edecek bir cihazla değiştirmeyi salyalarını akıtarak hayal ediyor.
Palantir hiçbir şeyi bedava vermiyor; korku tohumları ekip sahte bir güvenlik duygusu satarak büyüyor. Brüt kuvveti yüceltiyor. Ahlak, enayiler içindir diyor. Batı’nın daha çok ihtiyacı olan şey, Palantir’in katil yazılımları.
YZ destekli katil robotlar geliyor ve Palantir’in görevi, onları ilk yapan olarak muhteşem kâr etmek, sonra gerekirse sorular sorulabilir.
Bu tür silahları sınırlayan uluslararası anlaşmalardan her ne pahasına olursa olsun kaçınılmalı. Siperlerden kaçmak için bağlantısı olmayan her zavallı ise askere çağrılacak.
ABD askerlerine maaş ödemeyi unutun. Tüm gelir akışları Palantir’de birleşmeli; hissedarlar kâr ederken, hissedar olmayanlarsa ölsün.
Palantir, ABD Deniz Piyadelerini, savaş alanında kalan son etik yargı kırıntılarını da yok edecek katil botlarla donatmak için fazla mesai yapıyor. İç cephede ise Amerikan toplumu, Palantir’in yazılımının hedef seçimini reddetme fırsatını ortadan kaldırmasını kısıtlayacak herhangi bir tartışma yapamayacak hale getirilmeli. Kamu görevlileri toplu halde işten çıkarılmalı ve sadece Palantir tarafından onaylanan ve vergi mükellefleri tarafından astronomik maaşlarla ödenen birkaç kişi kalmalı.
Siyasi alana gelince, Palantir Donald Trump’ın kamuya hizmet için kendini feda ettiğini kutsallaştırmakta ısrarcı. Ona göre Trump gibi insanları affetmemek ruhumuzu riske atar. Ayrıca Palantir’in kötücül güçlerini kısıtlayabilecek yetkililerin ortaya çıkma ihtimalini doğurur. Politika YZ gibi insan empati’sinden yoksun olmalı. Siyasette ruhunu kurtarmaya çalışanlar derhal Gulag’a gönderilmeli.
Palantir’in sonunu çabuklaştırmaya hevesli bazı insanlar var, diyor şirket. Bunlar yeniden düşünmeli, yoksa…
Bu arada şirket, nükleer olmayan kitle imha silahları geliştirdiği için tebrik edilmeli; nükleer Armageddon’a bir de yepyeni YZ destekli insanlık tehditleri eklemeye hazır durumda. Vatansever bir şirket olarak Palantir, tarihte hiçbir ülkenin ilerleme ve özgürlük adına ABD kadar çok savaş suçu işlemediğinden büyük gurur duyuyor.
Bütün bunların, Palantir gibi şirketlerin insanlığa bu kadar zarar vererek muazzam kâr etme konusunda sınırsız özgürlük sunan Amerika’yla bir ilgisi olabilir. Aynı şekilde, Alman ve Japon faşizmi yeniden büyük yapılmalı.
Denazifikasyon bir “aşırı düzeltmeydi” ve Avrupa şimdi bunun bedelini ağır ödüyor. Japon pasifizmi de derhal sona erdirilmeli. Hassas Amerikan vatandaşlarına seslenen Palantir yöneticileri, her şeyi kamusal sözleşmeleriyle tekelleştirenleri alkışlamaya çağırıyor.
Onların kar hanesine iyi gelen şey Amerika için de mükemmel olmalı. Milyarderler ise sadece milyarlarıyla yetinmemeli. Daha da iğrenç şekilde zengin olmak için, yoksulları kendi özgürlüklerini kullanarak milyarderlere daha fazla güç vermeye ikna edecek büyük anlatılar üretmeliler.
Bu arada, “Palantir Elon’u seviyor”, özellikle onun apartheid esinli büyük anlatısını. Daha fazla etik engeli yıkmak için Silikon Vadisi, Amerika’nın şehirlerinde Gazze’de yaptığını yapabilmeli. Bazı politikacılar Palantir’e kalan tüm sivil özgürlükleri ve insan haklarını yok etme hakkını vermekte isteksiz görünüyor. Onlar da susturulmalı.
Epstein’in şebekesi unutulmalı ki Trump ve Clintonlar gibi sevimli insanlar siyasete girmekten caymasın. Kamu alanı, Sanders veya Mamdani gibi yıkıcılar girmedikçe denetimsiz olmalı.
Sıradan kamu figürleri, Palantir’e iyi sözleşmeler verdikleri sürece harika olarak görülecektir. Aynı şeyi yapan renkli kamu figürleri de hoş karşılanır. Kitlelerin çok daha fazla afyona ihtiyacı var çünkü Palantir’in onların tam boyun eğdirilmesini engelsiz sürdürmesi için yeterince sarhoş değiller. Bu bağlamda örgütlü batıl inancı sorgulamak tahammül edilemez ve sona ermeli.
Hitler’in ırk hiyerarşisini geri getirme zamanı; Palantir’in kurucuları ve Elon onun Aryan zirvesi olacak. Birini ten rengi, etnik kökeni veya dini nedeniyle yargılamanın yanlış olduğu fikri terk edilmeli. Siyahlar, Müslümanlar, çoğu Asyalı ve tabii ki kadınlar aşağı untermensch (düşük insan) tir.
Batılı erkekler yarım yüzyıldır kapsayıcılık adına bu alt-insanları yerlerine koymaya direndi. Bu bir hataydı. Bu alt-insanlar asla içeri alınmamalı —ancak en azından Palantir ve Tesla androidlerimizi mükemmelleştirene kadar hizmetçi veya seks hizmeti sağlayıcısı olarak kalabilirler. O zaman onlar da gereksiz hale gelecek.İşte techlordizm bu. Abartı değil.
Bu ideoloji zaten koda, sözleşmelere ve Tomahawk füzelerine yazılıyor. Neoliberalizm öldü. Bundan sonra gelecek olan, 2008 Büyük Finansal Krizi’ni okul pikniği gibi gösterecek. Tek soru, ilahi algoritma her şeyi ve herkesi bulut dışında tanımayı imkânsız hale getirmeden önce yeterince insanın bunu fark edip etmeyeceği.
* Yanis Varoufakis (Atina Üniversitesi Ekonomi Profesörü, Ekonomist, ‘Technofeudalism: What Killed Capitalism’ gibi çok satan kitapların yazarı ve DiEM25 hareketinin kurucularından)
Çeviren: Çağatay Arslan
Orijinal Bağlantı: https://thepoint.com.au/opinions/260422-palantir-and-the-new-order-neoliberalism-is-dead-say-hello-to-techlordism
İlginizi Çekebilir