© Yeni Arayış

Orbán’ın kaderi, Trump’a fazla yaklaşmamak için bir uyarı*

Son yıllarda Avrupa’daki aşırı sağ partiler Trump’la yakın bağlar kurdu; Macaristan’daki seçim, fazla yaklaşmanın tehlikelerine karşı bir uyarı olabilir. Çünkü eğer Orbán düşerse, bunun önemli bir nedeni Beyaz Saray’daki hayranı olacak.

Şapkalar her şeyi anlatıyordu. Mart sonlarında Truth Social’da yazan Başkan Trump, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’a destek verdi.

Macaristan’daki parlamento seçimlerine işaret ederek Trump, Orbán’ı “gerçekten güçlü ve kudretli bir Lider” olarak nitelendirdi; “Büyük Ülkesi ve Halkı için yorulmaksızın mücadele ediyor ve onları seviyor”. Destek konusunda herhangi bir şüphe kalmasın diye de şöyle bitirdi:

 “ONA TAMAMEN DESTEK VERİYORUM!”

Bu, sadece Trump’un coşkusu değil. Macaristan’ın küçük nüfusuna (10 milyondan az) rağmen birçok Trumpçı figür, uzun süredir görevdeki bu başbakanı önemli bir siyasi müttefik olarak görüyor.

Sonbaharda Trump yönetiminin Ulusal Güvenlik Stratejisi, Orta ve Doğu Avrupa’daki “sağlıklı uluslar”a, örneğin Macaristan’a, kıtayı tehdit ettiği iddia edilen “uygarlık silinmesine” karşı direnmede yardım sözü verdi.

Dışişleri Bakanı Marco Rubio Şubat ayında bunu şöyle özetledi: “Macaristan’ın başarılı olması ulusal çıkarımızdan yanadır.”

Trump için konu basit: Orbán, onun deyimiyle “fantastik bir adam”. Bu yakınlık, Macar lider için ölümcül bir öpücük olabilir.

MAGA destekçileri Macaristan’ı muhafazakâr bir ütopya olarak görse de, birçok Macar ülkelerinin bu rolü oynamasından pek memnun değil. Daha kötüsü, Trump’ın politikalarının yarattığı etkiler: Ekonomik durgunluğu ağırlaştırıyor ve başbakana seçim desteğini tehdit ediyor.

Son yıllarda Avrupa’daki aşırı sağ partiler Trump’la yakın bağlar kurdu; Macaristan’daki seçim, fazla yaklaşmanın tehlikelerine karşı bir uyarı olabilir. Çünkü eğer Orbán düşerse, bunun önemli bir nedeni Beyaz Saray’daki hayranı olacak.

2000’lerin başında kısa bir dönem başbakanlık yaptıktan sonra Orbán şimdi kesintisiz 16 yıldır iktidarda.

Fidesz partisi seçim çoğunluklarını kullanarak ülkeyi kendi imajına göre yeniden şekillendirdi. Anayasayı yeniden yazdı, prestijli Orta Avrupa Üniversitesi’ni ülkeyi terk etmek zorunda bıraktı ve okullarda L.G.B.T. ile ilgili materyalleri yasakladı.

 Bunlar sivil topluma karşı geniş çaplı bir hamlenin parçasıydı. Orbán’a göre tüm bunlar, Macaristan’ın ulusal kimliğini ve hatta AB’nin aşırı baskıcı otoriitesinden bağımsızlığını korumak için yapılıyor.

Bu süreçte Budapeşte yönetimi uluslararası destek aradı ve kendini örnek alınacak bir model olarak sundu. Hükümet destekli Tuna Enstitüsü, milliyetçi muhafazakârların büyük Avrupa şehirlerinde bir araya gelip fikir alışverişi yaptığı konferanslar düzenliyor.

 Londra tren istasyonlarındaki gazete bayilerinde “Hungarian Conservative” (Macar Muhafazakârı) adlı bir dergiye rastlayabilirsiniz. (Daha nadiren okundukları görülse de.)

Tüm bunlar, Macaristan’ın “liberal karşıtı” yönetimin öncüsü olarak uluslararası prestijini yükseltme projesinin bir parçası.

Trump da buna inananlardan biri. Fidesz hükümeti onun sözleriyle “Macaristan’ı Korudu, Ekonomiyi Büyüttü, İş Yarattı, Ticareti Teşvik Etti, Yasadışı Göçü Durdurdu ve HUKUK VE DÜZENİ Sağladı!”

Bu saygı karşılıklı. Amerikan başkanı Avrupa’da genel olarak popüler olmasa da, yakın tarihli bir ankete göre Macarların neredeyse üçte biri ona güveniyor ve bunların ağırlıklı kısmı Orbán hükümeti destekçileri arasında yer alıyor.

Ancak karşılıklı saygıya rağmen Trump’ın politikaları Macaristan’a zarar veriyor.

Orbán’ın Fidesz’i, kültür savaşları mesajını refah vaadiyle birleştirdiğinde en yüksek popülerliğine ulaştı. Uzun süre bunu başardı. 2010’larda Macaristan’da çalışan sayısı neredeyse %20 arttı ve 4,7 milyona ulaştı.

Finansal krizden sonraki on yılda yoksulluk oranı düştü, inşaat sektörü patladı ve Orbán’ın Avrupa Birliği’ne sert eleştirilerine rağmen Macaristan Alman otomotiv üreticilerinin üssü haline geldi. Büyüme oranları da buna paralel yükseldi.

Bu ekonomik canlılık pandemiyle darbe aldı ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra sürdürülebirliği daha da zorlaştı.

Şimdi Trump’ın ikinci başkanlığı bunu tamamen bitirme tehdidi oluşturuyor. Gümrük vergileri ve tehditlerle öne çıkan “America First” politikası, Macaristan gibi Avrupa ekonomisine bağımlı ülkeler için kötü haber.

Aynı şekilde Trump’ın Avrupa’yı Rusya yerine Amerika’dan sıvılaştırılmış doğal gaz almaya zorlaması, Macaristan’ı diğer üye devletlerden daha fazla vuracak.

Bir de İran’daki savaş var; bu da enerji fiyatlarını yükseltiyor ve enflasyon sarmalı başlatıyor.

Avrupa’daki bazı aşırı sağ liderler sorunu fark etti. Trump’ın ikinci döneminin başında Fransa’daki Ulusal Birlik’ten Jordan Bardella, kendi ülkesinin Elon Musk’ın DOGE’sine benzer bir şeye ihtiyacı olduğunu söylemişti. Bugün ise Washington’a “boyun eğmeyi” reddettiğini vurgulamaya daha istekli görünüyor.

Daha önce Trump’ı dost sayan İngiltere Reform Partisi’nden Nigel Farage, Britanya’nın İran savaşına katılıp katılmaması konusunda tereddüt içinde.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni bile kendini Avrupa ile Trump yönetimi arasında köprü olarak konumlandırmışken mesafesini korumaya çalışıyor.

Orbán ise hâlâ Amerikan destekçilerini, örneğin bu hafta ülkeyi ziyaret eden Başkan Yardımcısı JD Vance’i ön plana çıkarmaya istekli.

Ancak Amerikan hayranlarının iddiaları, özellikle Orbán’ın sözde “işçi yanlısı muhafazakârlığı” hakkındakiler, Macarlar için çoğunlukla boş söz gibi geliyor.

Budapeşte’nin güneyindeki sosyalist model şehir olarak 1950’lerde kurulan çelik kenti Dunaújváros’u ele alalım. Rejim değişikliğinden sonra bile çelik fabrikası binlerce işçiyi istihdam etmeye devam etti. Ama 2022’de yıllarca süren mali sıkıntıların ardından üretim durdu.

Orbán’ın hazır bir hikayesi vardı. Suçu Ukrayna savaşı, Rusya’ya yaptırımlar ve AB’nin yeşil politikalarına attı; üretimin yeniden başlayacağını vaat etti.

Ama vaat edilen yatırım gelmedi ve fabrika nihai iflasa sürüklendi; binlerce işçi işsiz kaldı. Yerel halkın çoğunluğu, Orbán’ı fabrikanın karbondan arındırılması ve çalışır halde kalması için Brüksel’den yardım istememekle suçluyor.

Geçen ay Dunaújváros’taki bir mitingde Orbán çelik fabrikasından hiç bahsetmedi; bunun yerine Ukrayna’yı eleştirdi ve yerel adayın umut verici sözlerini alkışlattı.

Fidesz’in azalan desteği tam da Dunaújváros gibi yerlerde belirleyici olabilir. Parti uzun süredir küçük kasabalardaki düşük gelirli seçmenleri temel dayanağı olarak görüyordu .

Orbán yakın zamanda “işçiler, emekçiler, çıraklar, nitelikli işçiler ve kamu çalışanları yeterli sayıda oy vermezse partisinin sıkıntıya girebileceğini” söylemişti.

Mevcut anketler genç seçmenlerin ve büyük şehirlerin daha yüksek katılım gösterebileceğini, bunun da Orbán’ın aleyhine olacağını işaret ediyor.

“Kararsız”ların çokluğu kesin tahminleri zorlaştırsa da, Fidesz tabanının parçalandığı açıkça görünüyor.

Birçok uluslararası gözlemci Macaristan seçimini ulusal kimlik ile uyanıklık, otoriter yönetim ile liberal demokrasi arasındaki bir savaş olarak resmediyor.

Hem Rus hem Amerikan başkanları tarafından desteklenen Orbán’ın arkasında “güçlü adam” desteği olduğu kesin. Ancak birçok seçmen daha çok kendi yaşam koşullarına bağlı olarak daha sıradan gerekçelerle oy verecek.

 Orbán’ın ana rakibi, eski Fidesz yetkilisi ve muhalefetin büyük bölümünün desteklediği Péter Magyar, büyük vaatler konusunda ketum kaldı. Umudu, kamuoyundaki yorgunluğun nihayet Orbán’ı devirmesi.

Trump’ın kendi seçim zaferleri, muhalefetin rehavete kapılmaması gerektiğini hatırlatmalı. Çoğunluk desteği olmayan bir lider bile, tabanı ateşliyse, içerden eleştirenleri etkisizleştirilmişse ve diğer taraf da seçmenlerini harekete geçiremezse kazanabilir.

Yine de ne yönden bakarsanız bakın, durum Orbán için kötü görünüyor. On yıldan fazla süredir sadece muhalifleri ve azınlıkları şeytanlaştırarak değil, aynı zamanda birçok Macar için somut kazanımlar sağlayarak da yönetti. Bugün, Trump’ın dünyasında, bunun hâlâ mümkün olup olmadığı belirsiz.

 

* David Broder

Çeviren: Çağatay Arslan

Orijinal Link: https://www.nytimes.com/2026/04/09/opinion/orban-hungary-election-trump.html

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER