© Yeni Arayış

Japonya için anayasa değişikliği zamanı mı?

Ülke teknik olarak Japonya Öz Savunma Kuvvetleri adı verilen fiili bir orduya sahip olsa da, bunlar teknik olarak kesinlikle savunma amaçlı ve herhangi bir saldırı kapasitesinde kullanılamıyor. LDP, Japonya Öz Savunma Kuvvetleri'nin rolünü resmileştirmek için bu anayasayı değiştirmeyi uzun zamandır hedefliyordu. Alt meclisi silip süpermesiyle LDP, bu hayaline bir adım daha yaklaştı. Ancak, anayasa değişikliği göründüğü kadar yakın olmayabilir,

Japonya’nın 8 Şubat’a gerçekleşen alt meclis seçimleri, Japon siyasetinin durağan veya sakin bir olay olduğu imajını yerle bir etti. Zaten Başbakan Sanae Takaichi'nin göreve başlamasından sadece üç ay sonra erken seçim çağrısı yapmasıyla Japon siyaseti, hiç de alışık olmadığı “dramatik” bir döneme girmişti. Seçim öncesi anketler Takaichi ve Liberal Demokrat Parti’si (LDP) için güçlü bir zafer öngörmüştü, ancak kimse nihai sonucu beklemiyordu: 316 sandalye ile LDP süper çoğunluğa ulaştı. Ve Japonya'nın ilk kadın lideri, partisinin 70 yıl önceki kuruluşundan bu yana en büyük zaferini elde etti.Takaichi ve LDP, Temsilciler Meclisi seçimlerinde ezici bir zafer kazandı. Buna karşılık, yeni kurulan ve ana muhalefet konumunda olan Merkezci Reform İttifakı (CRA) ise, tam manasıyla “korkunç” olarak nitelendirilebilecek bir performans sergileyebildi. Seçmenlerin bu net ve sert tercihi, Japonya'nın iç siyasetinin geleceği için büyük önem taşıyacak.

Bahsetiğimiz gibi LDP, Japonya genelinde büyük bir zafer elde ederek 465 sandalyenin 316’sını kazandı (önceki seçimlerde 198 sandalye kazanmıştı), bu da alt mecliste tek başına üçte iki çoğunluğa sahip olduğu anlamına geliyor. Tekra vurgulayalım bu da, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana herhangi bir Japon partisinin elde ettiği en iyi sonuç. LDP’nin zaferinin boyutunu daha iyi aktarmak için şuna da dikkat çekelim: parti, 289 seçim bölgesinin 249’unu ve Tokyo'daki tüm seçim bölgelerini kazandı. Aslında, LDP o kadar iyi performans gösterdi ki; orantılı temsil listesinde sandalyelerini dolduracak yeterli adayı yoktu ve sadece bu sebepten 14 sandalyeyi diğer partilere kaptırdı.

LDP’nin yeni koalisyon partisi Japonya İnovasyon Partisi (Nippon Ishin no Kai) de benzer bir performans sergileyerek, çoğunluğu Osaka’daki tabanında olmak üzere toplam 36 sandalye kazandı. Ancak LDP’nin baskın performansı, Ishin’e ne kadar ihtiyaç duyduğu konusunda soruları gündeme getirdi. LDP ve Ishin birlikte Temsilciler Meclisi’nde 352 sandalyeye sahip olup, bu da tüm sandalyelerin yaklaşık dörtte üçüne denk geliyor. Bu zaferin ne kadar ezici olduğunu göstermek için, 2002’de AK Parti’nin bile Türkiye'de benzer bir sonuç elde edemediğini belirtmemiz gerek. AK Parti’nin o dönemki seçimlerde, yaklaşık %34 oy desteği ile,  milletvekillerinin %66’sını alarak Türkiye’nin çok partili seçimlerinde en büyük temsil gücünü elde eden siyasi parti olduğunu hatırlatalım.

LDP’nin düşüşten yükselişe geçişi

Japonya’nın seçim sonuçları, sadece iki yıl öncesine göre dikkat çekici bir dönüşümü gösteriyor. O zamanlar, skandallarla boğuşan LDP, fena halde bocalıyordu. Lideri Ishiba Shigeru, partiyi 2012'den beri en kötü ikinci sonucuna götürmüş ve LDP ile ortağı Komeito ilk kez azınlık hükümeti kurmak zorunda kalmıştı. LDP ayrıca 2025 seçimlerinde Danışmanlar Meclisi’ndeki çoğunluğunu da kaybetmişti. Bu noktada, birçok kişi LDP'nin Batı’daki birçok merkez parti gibi yavaş yavaş eriyeceği veya tamamen parçalanacağını öngörüyordu. Bu iki yenilgi nedeniyle Ishiba istifa etti ve ardından gelen LDP liderlik yarışında Takaichi Sanae kazanarak Japonya tarihinde ilk kadın başbakan oldu. İlk seçildiğinde, Takaichi'nin de sorunlarla karşılaşacağı düşünülüyordu. LDP'nin uzun süredir koalisyon ortağı olan Komeito, Takaichi’nin “muhafazakâr” siyasi pozisyonları nedeniyle ittifaktan ayrılacağını açıkladı. Ancak Takaichi, bunun yerine Ishin ile bir anlaşma yapmayı başardı.

Takaichi’nin başarısının önemli bir sırrı, diğer LDP politikacılarının aksine oldukça popüler olması. Takachi’nin popülarite oranı,  yüzde 70’in üzerinde. Özellikle de gençler ve kadınlar arasında oldukça popüler; bu da şaşırtıcı değil çünkü Japonya'nın ilk kadın başbakanı olarak, sadece bu özelliği ile önceki tüm erkek başbakanlara ve erkek egemen siyasete kıyasla “yeniliği” temsil ediyor. Birçok kişi onu kendisine “daha yakın” buluyor ve Takaichi’nin moda tercihleri ​​gibi şeylerle ilgileniyor.

Ana muhalefet alternatif sunamıyor

Takaichi’nin popülaritesi ötesinde, ana muhalefet CRA da bir alternatif sunmakta ve seçmenlerle bağlantı kurmakta zorlanıyor. Birçok Japon, yolsuzluk skandalları, 2008 ekonomik krizi, Çin ile diplomatik kriz ve 2011 Fukuşima nükleer kazası nedeniyle 2009-2012 yılları arasındaki Demokrat Parti yönetimini (önceki Başbakan Abe Shinzo’nun ünlü bir şekilde "kötü bir rüya" olarak tanımladığı) kötü hatırlıyor. Birçok CDP seçmeni de, ana muhalefet ittifakının Sokka Gakkai dini hareketiyle yakından ilişkili olduğu düşünülen Komeito ile işbirliğinden rahatsız oldu.

Sonuçta CRA, seçim gecesi her açıdan korkunç anlar yaşadı. Anayasal Demokrat Parti ve Komeito'nun kısmi birleşmesiyle kurulan ana muhalefet ittifakı, 167 sandalyeden 49’a düştü. Ayrıca, Hokkaido gibi eski kalelerinde bile LDP’ye yenilerek sadece 7 seçim bölgesinde temsiliyet hakkı kazandı.

İronik bir şekilde, CRA’ya kaybettiren Komeito’nun kendisi o kadar kötü bir gece geçirmedi; çünkü adayları, anlaşmanın bir parçası olarak CRA’nın orantılı sıralama listesinde birinci sırada yer aldı. Hatta, sandalye sayılarını 24’ten 28’e çıkardılar. Buna karşılık, tifakın ana partisi CDP, gerçek bir felaketle karşılaştı. Sandalye sayısının 148’den 21’e düşmesiyle Komeito'dan daha bile küçük bir parti haline geldi. CRA ayrıca genel sekreteri Azumi Jun ve eski CDP lideri Edano Yukio gibi birçok önemli isim de, temsiliyet hakkı kazanamadı. Bu durum,  2009-2012 yılları arasında ülkeyi kısa bir süre yöneten tek istisna olan Japonya Demokrat Partisi’nin bayrağını taşıyan CDP’nin sonunu işaret bile edebilir.

Takaichi ile Japonya nereye?

Siyasi olarak Takaichi, her bakımdan “şahin” tarafta yer alıyor. Kendisi, 2022'de suikaste kurban giden eski Başbakan Abe Şinzo’nun himayesinde yetişmiş öğrenci olarak tanımlanıyor. Abe’nin mirasını bu kadar hevesle sahiplenmesi de, beklenmedik ve trajik ölümüyle, Japon seçmenlerin gözündeki karizmatik imgesi iyice güçlenen bu efsanevi lidere olumlu bakışın, Takaichi’nin de hanesine yazılmasına neden oluyor.

Takaichi’nin kadın bir lider olarak öncülük etmesi de, seçmenler nezdinde değerini artırıyor dedik; ama kendisi, İmparatorluk tahtına kadınların geçmesine karşı çıkmak gibi sosyal açıdan hemcinslerine geleneksel yaklaşan siyasi pozisyonları destekliyor. Bununla birlikte, göç gibi konularda görüşlerini yumuşatarak pragmatik bir yönünü de gösterdi. Ekonomi alanında, harcamaların artırılmasının yanı sıra gıda üzerindeki tüketim vergisinde geçici bir indirimden yana. Ayrıca ulusal güvenlik ve savunma ile dış politika konusunda da güçlü görüşlere sahip. Şimdi, kendisinin önerdiği casusluk karşıtı bir yasa ve Japon bayrağının yakılmasını yasaklayan bir yasa gibi önlemleri geçirebilir.

Başbakanlığının başlarında, Takaichi, Tayvan'a ilişkin olası bir Japon askeri müdahalesi hakkında Meclis'e yaptığı açıklamaların ardından Çin ile bir krizle karşı karşıya kaldı. Tayvan'da bir askeri operasyonun Japonya için "varoluşsal bir kriz durumu" oluşturabileceğini ve 2015 barış ve güvenlik yasası uyarınca kolektif öz savunma adına askeri harekât düzenleme hakkına sahip olacağını söyledi. Bu durum Çin tarafından hoş karşılanmadı ve iç işlerine müdahale olarak görüldü. O zamandan beri iki ülke arasında diplomatik bir kriz yaşandı ve Çin, Japonya ile turizmi, kültürel faaliyetleri ve ticareti kısıtladı. Takaichi'nin zaferi, anlaşmazlığın muhtemelen devam edeceği anlamına geliyor. Yine de, Takaichi'nin muhtemelen Çin'i ziyaret edeceği 2026 Kasım ayındaki Shenzhen'deki APEC toplantısıyla iki taraf için bir fırsat doğabilir.

Takaichi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump ile belirsiz ilişkilerle karşı karşıya kalacak. Trump, Takaichi'yi desteklemiş olsa da, ABD ve Japonya arasındaki ittifaka ne kadar bağlı olduğu konusunda sorular var. Trump son zamanlarda Çin ile ilişkilerini geliştirmeye de odaklanmış durumda.

Anayasa değişikliği söz konusu olabilir mi?

Takaichi’nin popülaritesi ile iyice dokunulmaz hale gelen, “süper çoğunluğa” sahip LDP’nin üçte ikilik milletvekili sayısı üstünlüğü, parlamento komitelerine hakim olmasını ve herhangi bir yasa tasarısını veya bütçeyi Danışmanlar Meclisi'nden endişe duymadan geçirmesini sağlayabilir, çünkü rahatça herhangi bir vetoyu geçersiz kılabilirler.

Daha da önemlisi; Takaichi'nin ezici zaferi, özellikle 9. Madde olmak üzere anayasanın değiştirilmesiyle ilgili tartışmaları da muhtemelen yeniden canlandıracak. Amerikan tarafından yazılan savaş sonrası anayasanın bu maddesi, Japonya'nın askeri güce sahip olmasını yasaklıyor. Ülke teknik olarak Japonya Öz Savunma Kuvvetleri adı verilen fiili bir orduya sahip olsa da, bunlar teknik olarak kesinlikle savunma amaçlı ve herhangi bir saldırı kapasitesinde kullanılamıyor. LDP, Japonya Öz Savunma Kuvvetleri'nin rolünü resmileştirmek için bu anayasayı değiştirmeyi uzun zamandır hedefliyordu. Alt meclisi silip süpermesiyle LDP, bu hayaline bir adım daha yaklaştı.

Ancak, anayasa değişikliği göründüğü kadar yakın olmayabilir, çünkü herhangi bir değişiklik için Meclis'in her iki kanadında da üçte iki çoğunluk gerekiyor; şu anda LDP ve Ishin, Danışmanlar Meclisi'nde basit çoğunluğa sahip değil ve bir sonraki seçim 2028'e kadar yapılmayacak. Yine de Takaichi, anayasayı değiştirmeye ve Japonya’yı yeniden militerleştirmeye hiçbir Japon liderin olmadığı kadar yakın.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER