© Yeni Arayış

Hazinenin krizlerle imtihanı

2026'nın ilk çeyreğinde Hazinenin krize karşı reaksiyonu, 2025'in aynı dönemine kıyasla genel olarak daha kontrollü bir görünüm veriyor. Kasa daha yüksek; dış borçlanma yıllık hedefin yarısı oranında gerçekleştirilmiş durumda; Hazine nakit açığı azalırken faiz dışı denge pozitif. Ancak faiz giderlerindeki iki katına ulaşan artış ve önümüzdeki dönemin borç servisi takvimi bütçe yönetimini daha önemli hale getiriyor.

Hazine geçen yılın ilk çeyreğini 19 Mart kriziyle kapatmıştı. Bu yıl da yine Mart ayında ABD ve İsrail’in İran saldırısıyla yükselen riskler ve artan belirsizlik koşullarıyla karşı karşıya kaldı. Ancak geçen yıldan alınan dersler bu yılki krizde işe yaramış görünüyor.

Hazine Nakit Durumu

Mart ayına ilişkin Hazine nakit durumu önceki aylarda olduğu gibi geçen yılın aynı dönemine kıyasla kayda değer bir iyileşmeye işaret ediyor. İlk çeyrek verileri de Hazine hesaplarına giren gelirlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 65 büyüdüğünü, faiz dışı dengenin fazlaya döndüğünü, nakit açığının da yüzde 31,5 oranında azaldığını gösteriyor.

Kaynak: HMB ve kendi hesaplamalarım

Kâğıt üzerinde Hazine nakit durumunun 2025'ten çok daha iyi göründüğü doğru. Ama aynı kâğıdın arka yüzünde faiz ödemelerinin iki katına çıktığını görüyoruz.

Krizlerin Gölgesinde Finansman

Faiz ödemelerinin baskıladığı gelir-gider dengesi, anapara ödemelerinin de devreye girmesiyle birlikte özellikle kriz koşullarında Hazine’nin finansman programını ve kasa-banka durumunu olumsuz etkiledi.

19 Mart 2025 ve sonrasında yaşanan siyasi gerilim o dönem nispeten hafif bir iç borç itfa programı olan Hazine’nin futbol deyişiyle “ters ayakta” yakalanmasına neden olmuştu. Bu dönemde toplam 230 milyar TL dış borç servisi olan Hazine, 12 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirdiği 2,5 milyar dolarlık ihracın ardından Mart ayında yeni dış tahvil ihracı yapamamış ve dış borç ödemelerini iç borçlanma ve kasa kullanımı yaparak yerine getirmişti. Nitekim, kasa-bankada 395 milyar TL’lik azalmanın ardından Mart sonunda Hazine kasa durumu 123 milyar TL civarına gerilemişti.

Hazine’nin 19 Mart sonrasındaki ilk dış tahvil ihracını Mayıs sonunda gerçekleştirebilmişti. Yılın genelinde de iç borç anapara ödemesinin üstünde borçlanmalar yaparak 2025 sonunda kasa durumunu 1 trilyon TL’nin üzerine taşımıştı.

Kaynak: HMB ve kendi hesaplamalarım

2026 yılının ilk çeyreği ise farklı bir resim çiziyor.

2025 yılının ilk üç ayında iç borç anapara ödemelerinin 117 milyar TL gibi oldukça düşük bir seviyede olması Hazine’ye Mart ayında karşılaşılan kriz koşulları karşısında bir nebze de olsa esneklik sağlamıştı.

ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların hemen öncesinde Hazine yüklü Ocak ve Şubat borç ödeme takvimini arkada bırakmıştı. Dahası, Hazine 13 milyar dolarlık 2026 yılı dış tahvil ihraç hedefinin 5,9 milyar dolarlık kısmını tamamlamış, kasasını da 1 trilyon TL’nin üstünde bir bakiye ile Mart ayına devretmişti.

Mart ayına kriz koşullarında giriş yapan Hazine, faiz dışı giderlerin de baskılanmasıyla, ayı 145 milyar TL kasa kullanımı yaparak tamamlamış oldu. Böylece kasa-banka mevcudu 900 milyar civarına gerilemiş olsa da, bu seviye refinansman riski açısından Hazine'ye hâlâ güçlü bir destek sağlıyor.

Yılın Geri Kalanına Bakarken

Hazine, savaşın neden olduğu krizin ilk ayını kazasız belasız atlatmış olsa da önümüzdeki aylara uzanıldığında birkaç kritik tarih öne çıkıyor:

Aşağıdaki grafiklerde gerçekleşmeler açık mavi ile, projeksiyon dönemindeki yılın kritik ayları ise turuncu ile işaretlenmiş durumda. Bu resim bize savaşın uzaması durumunda Hazine kasasına ciddi anlamda ihtiyaç duyabileceğimizi söylüyor.

Neden derseniz, öncelikle Nisan ve Haziran aylarında yaklaşık 5 milyar dolarlık dış borç itfası bizi bekliyor ve uluslararası tahvil piyasaları yeni bir ihraç için uygun koşullar sağlamıyor. Öte yandan Haziran-Ağustos döneminde ise iç borç cephesinde yaklaşık 1,6 trilyon TL’lik anapara ödemesi sıraya giriyor. Ekim ise yılın en yüklü dış ödeme ayı: 3,5 milyar dolar.

Bu çerçevede borç idaresinin önündeki sürecin nasıl şekilleneceği, dış finansmana erişim imkanlarının nasıl seyredeceği büyük ölçüde İran savaşının nasıl seyredeceğine bağlı ve belirsizlik yüksek.

Sonuç: Ak Akçe Kara Gün İçindir

2026'nın ilk çeyreğinde Hazinenin krize karşı reaksiyonu, 2025'in aynı dönemine kıyasla genel olarak daha kontrollü bir görünüm veriyor. Kasa daha yüksek; dış borçlanma yıllık hedefin yarısı oranında gerçekleştirilmiş durumda; Hazine nakit açığı azalırken faiz dışı denge pozitif. Ancak faiz giderlerindeki iki katına ulaşan artış ve önümüzdeki dönemin borç servisi takvimi bütçe yönetimini daha önemli hale getiriyor.

Özetle, ekonomi yönetiminin ilk aylarda gösterdiği bütçe performansını yılın geneline yayması gerekiyor. Zira Hazinenin “kara gün parası” bir tampon oluştursa da, bu tamponun ne kadar dayanacağı büyük ölçüde dışsal faktörlere bağlı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER