Savaş ve barış
EKONOMİİktidar kuru son ana kadar tutmaya kararlı görünüyor. Daha önce defalarca yaptıkları gibi. Bunun için faiz artışına gitmek zorunda kalacaklar. Yoksa programları çöker. Bir anda devalüasyonda boğuluruz. Daha önce defalarca olduğu gibi. İmamoğlu ve ABD – İran savaşında sıcak paranın güvercin sürüsü gibi nasıl hızla çıktığını daha yeni yaşadık. Getirmek için geleceğimizi sattığımız aylarca uğraştığımız sıcak para bir haftada çıkıverdi. Vergi, ceza, işçinin alınteri, iş insanının kazanç umutlarıyla topladığımız parayı rantiyecilere devir ettik.
Müzakere zamanı; Bu hafta ilginç bir şekilde barış havasına büründü. ABD – İran, ardından Rusya – Ukrayna, hafta sonu Lübnan – İsrail ateşkesinin ilk adımları atıldı. Umarım savaşları durduracak vicdan galip gelir.
Hafta başı Trump’ın İran’a cehennemi getireceği söylemleri ile gerilen dünya, hafta sonu barış müzakereleri ile nefes aldı. Çoğunluk bu müzakerelerin geçici olduğunu düşünüyor. Dünyayı hergün biraz daha stagflasyonist riskle karşı karşıya kalıyor. Trump’ın gümrük vergileri ile başlayan gerilim, savaşlarla iyice arttı. Son ayların kazananı Rusya ve Çin. Rusya’nın sadece akaryakıt fiyat artışından ek olarak 20 milyar dolar kazandığı iddia ediliyor.
Barış, Amerikan dolarında, akaryakıt fiyatlarında, faizlerde gevşeme; Euro, altın, gümüş gibi ürünlerde artış beklentisi artırıyor. Savaşın devam etmesi ise tam tersi beklenti yaratır.
Türkiye; Mart ayının beklenti altında kalan Tüfe sonrasında elektirik ve doğalgaza gelen %25 zam, Nisan ayı yüksek enflasyon beklentisini artırdı. Mart ayı enflasyonun beklenti altında kalmasının bir nedeni de enflasyon ölçümünde kullanılan katsayıların değiştirilmesi. 2025 yılına göre otel konaklama, otobüs yolcu taşıma gibi hizmetlerin katsayısını artırıp konutla ilgili harcama katsayısını düşürmek enflasyon düşürmede akıllıca bir çözüm gibi duruyor.
MB zarar açıkladı. Bir trilyon lira zarar. Güzel zarar. Birileri zarar etmesin diye, MB zararı üstlenmiş görünüyor. Eskiden MB hep kar açıklar, her yılın Mart ayında karını hazineye devir ederdi. 2018 yılından beri önce karı, yılın başında hazineye devir edip kullanmaya başladılar; sonra ne yapıp edip Merkez Bankasını zarar eden, her yıl zarar rekorları kıran bir kurum haline getirmeye başladılar.
Fakirden al, zengine ver. Sıcak para sokmanın bedeli yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Bu senenin ilk üç aynında devletin ödediği faiz ödemesi geçen yılın aynı dönemine göre %103 artmış. Nas ekonomisi vardı. Ne oldu o ekonomiye sahi. Her yıl biraz daha borçlanıyoruz, her yıl daha fazla faiz ödüyoruz. Ya ekonomiyi ya Nas’ı bilmiyorlar ama büyük olasılık ikisinden de haberleri yok.
İktidar yeniden sıcak para avına çıktı. TL yi değerli tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Uzun süreli değerli tutmak ya da değersizleştirmek. Her ikisi de yanlış bence. Gerçek fiyatında dengede kalmasına özen gösterilmeli.
TL’yi değerli tutmak reel kesime zarar verir bir süre sonra. Son bir yıldır ciddi zarar veriyor. Kuru tutmak için faizi yüksek tutmak zorunda kalıyor. Yüksek faiz getirisi sebebiyle adam yatırıma gitmek yerine mevduata gidiyor. İş insanı yüksek faiz sebebiyle yatırım yapamıyor. Bunun sonu ekonomik durgunluk oluyor.
TL’yi yüksek tutmak mal ve hizmetini küresel pazarda pahalı hale getiriyor. İhracatçının yüksek faiz, yüksek enflasyon sebebiyle artan maliyetleri ile değerli TL birleşince ihracatçının rekabet gücü kalmıyor.
Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke. Bu yüzden cari açık, her zaman belalımız. İhracatta düşerse açık daha da büyüyecek, ithalatın enflasyonist baskısı artacak demektir. Bu durumda bizi yine ekonomik durgunluğa götürür.
İktidar kuru son ana kadar tutmaya kararlı görünüyor. Daha önce defalarca yaptıkları gibi. Bunun için faiz artışına gitmek zorunda kalacaklar. Yoksa programları çöker. Bir anda devalüasyonda boğuluruz. Daha önce defalarca olduğu gibi. İmamoğlu ve ABD – İran savaşında sıcak paranın güvercin sürüsü gibi nasıl hızla çıktığını daha yeni yaşadık. Getirmek için geleceğimizi sattığımız aylarca uğraştığımız sıcak para bir haftada çıkıverdi. Vergi, ceza, işçinin alınteri, iş insanının kazanç umutlarıyla topladığımız parayı rantiyecilere devir ettik.
03.04. 2026 TCMB ve BDDK verilerine göre;
Yabancı Portföy; Mart ayı başından ilgili tarihe DİBS lerde 5,5 milyar dolar ve hisse senedinde 1 milyar dolarlık azalış görünüyor.
DTH; Vatandaşlarda 3 milyar dolar, kurumlarda 3 milyar dolara yakın artış var.
TCMB rezerv; Brüt ve net rezervlerde beş haftalık düşüşün ardından artış var ama, swap hariç net rezerv altıncı haftayı da azalışla kapadı.
Krediler; Hacim artışında ikinci haftayı geride bıraktık. Faizlerde ise artış devam etti. Bu senenin en düşük ortalama faizine göre ilgili hafta, ortalama bireysel kredi faizi 5 puan, ticari kredi faizi 11 puan ve üç aylık mevduat ise 4 puan artmış.
Piyasalar; Bu hafta piyasalar savaşın biteceğini satın almış. Dolayısıyla teknik, barışın fiyatlanmaya başladığını hissettiriyor. Karşılıklı iki fiüze tüm tahminleri tersine döndürebilir. Gökyüzünde küresel uçaklar uçamaz hale gelebilir.
Gümüş; Mart başından beri; “85 ile 95 dolar arasına bir şans verecek gibi duruyor” tahmininde bulunuyorum. Önce 78 ve 81 dolar dirençlerini geçmeli.
Altın; Yine Mart başından beri; “4900 dolar ile 5200 dolar arasına kadar yükselebilir” diye yazıyorum. 4660 dolar altına gelmediği müddetçe bu beklentim devam eder. İlk direnç 4975 dolar.
Dünya emtia endeksi; 138 ile 126 puan arasında dalgalanır demiştik. 138 dolardan sert gevşedi.
USD/TL; Haftayı 44,75 lira civarından kapatır.
Eur/Usd; Güçlü döndü. 1,1685 üstünde kalabilirse Euro lehine güçlenme sürer. 1,1575 seviyesini yeniden destek yapmak isteyecektir. 1,1780 ilk direnç.
ABD Tahvil 10 YR; Ağustos 2025 ayından beri %4,30 güçlü dirençti, savaş ile birlikte yukarı kırılmıştı. Şimdi destek durumunda. Bu hafta altında kalırsa %4,20 ye gevşer.
Bist100; Bir aydır belirtiğim 12600 puan desteğinden sert döndü ve bir ay önce belirtiğim 13700 puan hedefini bile yukarı doğru geçti. 14500 direnç, 13400 destek.
Geçen hafta “Dolar bazında 2026 Şubat başından beri yükselen bir kanal içinde. Bu hafta destek 2,82 dolar.” Tahmininde bulunmuştum. 2,83 dolardan sert yukarı yaptı. 3,10 dolar ilk direnç. 3,31 kanal direnci.
Burada önemli olan nokta şu; Mart başı savaşın başlamasıyla hisse borsasının sert düşmesi ve hem TL hem dolar bazında GAP bırakmasıydı. Geçen hafta bu Gapler kapandı. Bu boşluğu kullanarak ucuz hisse alanların satışı gelebilir.
Dolar endeksi; Mayıs 2025 tarihinden beri direnci olan 99,50 puanı kırıp üstünde kalmıştı. Geçen hafta geri dönüp 98,50 civarını gördü. Bu hafta 99,50 puanı yeniden direnç yapmayı deneyebilir.
Bitcoin; 64700 dolar destek, 76000 dolar direnç.
Brent ve Ham petrol; Brent petrolde 98 dolar desteği kolay kırıldı. Yeni destek 86 dolar. Ham petrolde ise; 95 dolar dayandı. 95 dolar ilk destek, sonra 85 dolar desteği var.
İlginizi Çekebilir