© Yeni Arayış

Enflasyon Raporu: Yeni terazi, eski sınav ve “inandırıcılık” paradoksu

Verilen mesaj net: Metodoloji şeffaf. Rezervler güçlü. Para politikası kararlı. Erken gevşeme yok. Peki, bu anlatı ne zaman vatandaşın mutfağıyla örtüşecek? Asıl cevap Mart ve Nisan verilerinde saklı. Çünkü enflasyonla mücadelede rakamlar kadar algı da belirleyicidir.

11 Şubat Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılının ilk Enflasyon Raporu’nu açıklamak üzere kürsüye çıktığında, piyasalar yalnızca faiz patikasını izlemiyordu. Asıl ölçülen, ekonomi yönetiminin inandırıcılık kapasitesiydi.

Teorik olarak bu toplantılar, para politikasının teknik çerçevesini ve varsayımlarını kamuoyuyla paylaşmak için yapılır. Ancak Türkiye’nin mevcut ekonomik atmosferinde Enflasyon Raporu artık salt bir teknik metin değil; yatırımcının, reel sektörün ve vatandaşın ekonomi yönetimine duyduğu güvenin sınandığı bir turnusol kâğıdıdır.

Bu yılki sunumu farklı ve dikkat çekici kılan unsur ise Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren metodolojik güncellemeler oldu. Artık yalnızca hedefler değil, o hedefleri ölçen terazi de değişti. Ve bu, sıradan bir revizyon değil; enflasyonun ölçüm dilinin yeniden yazılması anlamına geliyor.

TÜİK, Ocak 2026 itibarıyla Avrupa standartlarıyla tam uyum sağlamak amacıyla TÜFE hesaplama sisteminde üç temel alanda değişiklik yaptı. Bu dönüşüm, cebimizdeki yangını ölçen terazinin kalibrasyonunu yeniledi.

Sınıflandırma: Modern Tüketimin Endekse Yansıması

Daha önce 12 ana gruptan oluşan sınıflandırma, Birleşmiş Milletler’in güncel COICOP 2018 standardına uyumlu biçimde 13 ana gruba çıkarıldı. Bu yalnızca teknik bir düzenleme değil; tüketim kalıplarındaki dönüşümün resmi kabulü niteliğinde.

Artık paket yemek servislerinin lojistik bedelleri, elektrikli araç şarj ücretleri, çevrim içi abonelik hizmetleri ve modern finansal araçlar da sepetin doğal parçaları. Daha önce “Çeşitli” başlığı altında kaybolan kalemler, “Sigorta ve Finansal Hizmetler” gibi ayrı kategoriler altında daha görünür ve şeffaf hale getirildi.

2026 Tahminleri: İhtiyatlı İyimserlik

TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığını yüzde 15–21 olarak güncelledi (orta nokta yüzde 18). 2027 için ise yüzde 6–12 bandı öngörüldü.

Bu revizyonun arkasında yalnızca yöntem değişikliği yok.

Enerji başta olmak üzere ithalat fiyatlarındaki güncellemeler, gıda fiyatlarındaki oynaklık ve dış talepteki toparlanma beklentisi yeni projeksiyonu şekillendirdi.

Ocak ayında manşet enflasyon yüzde 30,7’ye gerilemiş olsa da, sebze fiyatlarında hava koşullarına bağlı artışlar ve zamana bağlı fiyat ayarlamaları ana eğilimin tahminlerin bir miktar üzerinde seyretmesine yol açtı.

Buna karşılık, hizmet enflasyonundaki “ataletin” kırılmaya başladığı yönündeki veriler dikkat çekiciydi. Özellikle kira ve eğitim kalemlerinde geçmiş enflasyona endeksleme davranışının zayıflaması, dezenflasyon sürecinin kalıcılığı açısından en kritik eşik olarak öne çıktı.

Kira enflasyonunun yıl sonunda yüzde 30–36 bandına gerileyeceği öngörüsü, bu kırılmanın somut hedefi olarak sunuldu.

Para Politikası: Yüksek Eşik, Net Mesaj

Toplantının en güçlü mesajı para politikasındaki sıkı duruş vurgusuydu. Politika faizinin yüzde 37 seviyesine indirildiği ortamda Karahan, “ihtiyatlı ve veri odaklı” yaklaşımın süreceğini net biçimde ifade etti.

Faiz indirimlerinin büyüklüğüne ilişkin ise açık bir eşik konuldu: “Adım büyüklüğünü kısa dönemde artırmak için gereken eşik oldukça yüksek.”

Bu cümle, erken gevşeme riskine karşı bilinçli bir mesafe koyulduğunu gösteriyor. Hedeflerden belirgin bir sapma durumunda yeniden sıkılaşma seçeneğinin masada olduğu da özellikle vurgulandı.

Finansal İstikrar Cephesi: Güçlü Kalkan

Finansal göstergeler tarafında tablo görece sağlam:

Brüt rezervler 208 milyar dolar, Swap hariç net rezervler 78 milyar dolar, KKM bakiyesi 0,1 milyar doların altına gerilemiş durumda.

Bir dönem sistemik risk olarak görülen Kur Korumalı Mevduatın neredeyse tamamen tasfiye edilmesi, TL’ye geçiş stratejisinin önemli bir kilometre taşı.

“Asıl Sınav Güven”

Bu Enflasyon Raporu yalnızca teknik bir doküman değil; güven inşa etme çabasının bir parçası.

Metodoloji güncellenebilir. Sepet değiştirilebilir. Ağırlıklar yeniden hesaplanabilir. Ancak güven eksikse, en doğru hesaplama yöntemi bile enflasyon beklentilerini kalıcı biçimde düşürmeye yetmez.

Verilen mesaj net: Metodoloji şeffaf. Rezervler güçlü. Para politikası kararlı. Erken gevşeme yok.

Peki, bu anlatı ne zaman vatandaşın mutfağıyla örtüşecek?

Asıl cevap Mart ve Nisan verilerinde saklı. Çünkü enflasyonla mücadelede rakamlar kadar algı da belirleyicidir.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER