Zeyrek Çinili Hamam
KÜLTÜR SANATDünyanın dört bir yanındaki müzelere dağılan mavi-beyaz hazinelerin izinde bir restorasyon öyküsü: İstanbul’un kalbinde, Zeyrek’in dar sokaklarında yükselen Çinili Hamam, 2023’te kapılarını yeniden açarken sadece bir mimariyi değil; Murathan Mungan’ın dediği gibi 'sudaki duayı ve gözdeki ışığı' da beraberinde getiriyor."
Hamam ritüellerinin Osmanlı tarihindeki önemli yeri bir yana, hamam ritüeli bugün hala genç – yaşlı, kadın - erkek fark etmeksizin çok kişinin tercihi, turistler için en unutulmaz deneyimlerden biri. İstanbul’da hala ziyarete açık pek çok tarihi hamam içinde bugün etkileyici bir Mimar Sinan eseri olan Zeyrek Çinili Hamam’dan ve biraz da Osmanlı kültüründe hamamın yerinden bahsedeceğim.
*
1500’lü yıllarda Barboros Hayrettin Paşa tarafından yaptırılan Çinili Hamam, o dönemde şehrin ileri gelenlerinin yaşadığı Zeyrek semtinde bulunuyor. Hamam’ın Belgrad Ormanı’ndan gelen suların da bağlandığı Bozdoğan Kemerleri’ne yakınlığı su kullanımı açısından tercih edilmiş stratejik bir seçim. Osmanlı İmparatorluğu’nun Kanuni Sultan Süleyman dönemine denk gelen 16. Yüzyılda, hayırseverlerin yaptıracağı hamamlar için su tedariğinin nasıl sağlanacağının inşaat öncesinde ispatı gerekliymiş. Çinili Hamam için su tedariğinin Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle bir “lüle su”dan karşılanacağı kaydedilirken bu durum aynı zamanda Barbaros’un Sultan nezdindeki yerini de gösteriyor.
Zaman içinde yapılan hamamların hiçbirinde çinilerin bulunmayışı Zeyrek’teki Hamam’ın Çinili ismine değer kazandırmış. Dönemin ünlü şairi Hayali Bey bunu “Hatayi nazeninlerle nigaristanı çini gider / Açılalından beri hamamı Hayreddin Paşa’nın” dizeleriyle vurgulamıştır. Ayrıca Evliya Çelebi, eğlenceli bir sohbette o dönemki İstanbul hamamlarını uygun gördüğü meslek gruplarına göre kategorize ederek hazırladığı listede Çinili Hamam’ı, dönemin bir nevi sanatçıları olan nakkaşlar için münasip bulmuştur.
*
Evlere su erişiminin sağlanmasıyla zaman içinde önemini yitiren hamamların erken modern dönem Osmanlı kültüründe yeri oldukça özel. Hamam sadece Müslümanların değil, farklı din ve kültürlerden insanların bir araya geldiği ve yalnızca temizlik, arınma gibi aktivitelerin değil sosyalleşmenin de görüldüğü kamusal bir alan. 1640 yılına ait bir defterde o dönemki hamam kültürünün kurallarının kaydedildiği görülür. Gayrimüslim ve Müslüman kişilerin peştemallerinin ayrı tutulması gerekliliği tıpkı berberlerde olduğu gibi bu kişilerin ayrı usturalarla traş edilmesi gibi örneklendirilerek yazılmıştır. Keza ayrı dinden olanlar ayrı kurnalar kullanmalıdır.
Hamam kültürünün kadınlar arasında ayrı bir önemi olmasını Fransız seyyah Thevenot, kadınların kocalarını boşama hakkına sahip olmadığını, ancak kocası ona mecbur olduğu şeyleri, ekmek, pilav, kahve ve haftada iki defa hamama gitme parası temin edemiyorsa, boşanma hakkına sahiptir şeklinde kaleme almıştır. Konaklarında hamam bulunan varlıklı kadınlar hamama gitmek zorunda kalmazken, halktan ve orta sınıftan evlerinde hamam bulunmayan kadınlar haftada en az iki defa hamama giderlermiş.
*
Tarihinde yangınlar geçirmiş ve İstanbul kültür mirasının önemli bir parçası olan Zeyrek Çinili Hamam’ın nihai restorasyonu on seneden fazla sürmüş ve 2023 senesinde tekrar kullanıma açılmış.
Hamamın iç duvarlarının bir zamanlar çinilerle kaplı olduğu ve tüm mekanın belli bir yüksekliğe kadar mavi beyaz çinilerle kaplı olduğu biliniyor. Çinili Hamam’ın 16. Yüzyılda yapı için özel olarak İznik’te üretilen çinileri 19. Yüzyıl sonunda duvarlardan sökülerek satılmış ya da dağıtılmış ve birçoğunun dünyanın çeşitli yerlerindeki müzelerde sergilenmekte. Ne mutlu ki, restorasyon çalışmalarında birçok parça kurtarılmış.
Çinili Hamam’ın restorasyon çalışmaları esnasında yapılan kazı çalışmalarında ikisi hamamın temelini destekleyecek şekilde kullanılmış, Bizans dönemine ait beş sarnıç ve iki kuyu bulunmuş. Kazılarda Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden küpler, kandiller, cam şişeler, sikkeler, metal ve toprak eserler ve 3000’ yakın sayıda çinilerden arkeolojik buluntular çıkarılmış. Çinili Hamam’ın bir de şirin bir müzesi var, müze kısmında sergilenen arkeolojik buluntuları ve kimi birleştirilmiş, kimi ayrı ayrı sergilenen ve hala capcanlı maviliğini koruyan çinileri görebilirsiniz.
*
Murathan Mungan’ın Hamamnamesi’nden:
“Musluklar kapandığında müzik kesilir, kubbe susar. Siz yaşadığınız şeyi hayal sanırsınız.”
“Gidenin de kalanın da gönlüne yeter tastaki dilek, gözdeki ışık, sudaki dua. Ne de olsa insan şahit olmak için gelmiştir dünyaya…”
İlginizi Çekebilir