© Yeni Arayış

Silivri'deki savunmalar bize ne söylüyor?

Şahan'ın savunmasında; "Önüme konan kağıtlar 'suçlusun' diyor. Dönüyorum, 'Neyle?' diyorum. 'Bilmiyorum, suçlusun, ispat et' diyor." Oysa hukuk ilkeleri açıktır: müddei iddiasını ispatla mükelleftir” yani iddianın sahibi ispatla yükümlüdür. Bu kural Türkiye'de uzun süredir tersine çevrilmiş durumda. Tutuklu sanıklar, dar hücrelerinde masum olduklarını kanıtlamaya çalışıyor. Bugün Şişli Darülacaze Caddesi üzerindeki Şişli Belediyesi Başkanlığı binasının arkasında ve karşısında yükselen binalara bakın.  Şahan'ın neden tutuklu olduğunu daha iyi anlarsınız... 

Dokuz günlük duruşma geride kaldı. İlk iki haftanın gerginliği, dün Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın kürsüye geçmesiyle yerini başka bir havaya bıraktı: Sakin, güçlü ve belgelenmiş bir haklılık anlatısı.

Şahan'dan önce uzun bir savunma yapan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas gibi, Şahan da kendisine yöneltilen suçlamaların tamamına tek tek yanıt verdi. Bugün çapraz sorgu ve avukat savunmalarıyla süreç devam edecek. Ama dünden bu yana kafama takılan soru şu: Bu savunmaları dinleyenler ne hissediyor?

Haklılığın Gücü

Şahan'ın savunması teknik bölümler kadar siyasi ve kişisel bölümler de içeriyordu. Tüm bu parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey, hukuki bir savunma metninden fazlası: Bir belediye başkanının bu sürecin insani boyutuna dair tanıklığı.

Şahan'ın 5,5 yaşındaki kızından ayrılığını anlatması ve küçük kızın kapıya "Bu eve polisler giremez" yazısı asmasını aktarması, bu yaşın kavrayabileceği tek gerçeği gösteriyor: Devletle ilk temas, travma biçiminde yaşandı. Sadece bir babanın kızından ayrılması değil bu; küçük bir çocuğun devletle kurduğu ilişkinin başlangıç noktası.

Şahan İBB Davası'na Nasıl Girdi?

Bir adım geri gidelim. Şahan, 19 Mart 2025'te Kent Uzlaşısı soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve 23 Mart'ta tutuklandı. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in önce tahliye sonra beraat etmesi, o soruşturmada tutuklananlar için bir umut kapısı araladı. Ancak bu umut, Eylül 2025'te yeni bir soruşturmayla ortadan kalktı. Şahan, 12 Eylül 2025'te ikinci kez tutuklandı; bu kez İBB dosyasına eklenmişti.

Şubat 2026'daki tutukluluk incelemesinde Kent Uzlaşısı kapsamında tahliye edildi. Ama İBB davasına eklenmişti artık. Dün bu nedenle savunma yaptı.

Kısacası yedek bir tutuklamayla bu dosyaya dahil edildi. Şahan bunu dün kendi ağzıyla, belgeli biçimde ortaya koydu.

Peki Neden Bu Yedek Tutuklama?

Savunmayı okuyunca bu sorunun cevabı da netleşiyor. Şişli'deki büyük projeler: 72 katlı gökdelen planı, Nişantaşı koru alanı, Torunlar Center, Rotana, Medicana... Bu projelerin ortak özelliği şu: Bakanlığın parsel bazında plan tadilatlarıyla rant kapısı açılıyor, firmalar ilgili onayları belediyeden alamayınca Bakanlık devreye giriyor. Ve bu süreçte belediyenin yasal denetim kararları, iddianamede "icbar" suçu olarak karşımıza çıkıyor.

Kamuya ayrılan alanı firmanın özel otopark planına kaptırmamak, yangın güvenliği eksikliğini gidertmek, yapı kayıt belgesiyle hastaneye dönüşen binada teknik inceleme talep etmek... Bunlar suçmuş.

Nitekim Şahan’ın "Bugün müteahhitlerin istediğini yaptığım için değil, yapmadığım için tutukluyum." cümlesi kendine atfedilen “suçu” yeterince açıklıyor. 

Bugün Şişli Darülacaze Caddesi üzerindeki Şişli Belediyesi Başkanlığı binasının arkasında ve karşısında yükselen binalara bakın. 

Şahan'ın neden tutuklu olduğunu daha iyi anlarsınız... 

Şüpheliyi Kendi Masumiyetini Kanıtlamakla Yükümlü Tutmak

Şahan'ın savunmasında; "Önüme konan kağıtlar 'suçlusun' diyor. Dönüyorum, 'Neyle?' diyorum. 'Bilmiyorum, suçlusun, ispat et' diyor."

Oysa hukuk ilkeleri açıktır: müddei iddiasını ispatla mükelleftir” yani iddianın sahibi ispatla yükümlüdür. Bu kural Türkiye'de uzun süredir tersine çevrilmiş durumda. Tutuklu sanıklar, dar hücrelerinde masum olduklarını kanıtlamaya çalışıyor. Masumiyet karinesinin fiilen yok edilmesinin adıdır bu.

Şahan'dan sonra savunma yapacak olanlar da, somut delillerden çok etkin pişmanlıktan yararlananların, gizli tanıkların "duymuştum", "tahmin ediyorum", "öyle sanıyorum" türünden ifadelerine yanıt vermek zorunda kalacak.

Şahan'ın savunmasında örgüt suçlamasına verdiği yanıtı ayrıca yazmak bile istemiyorum; zira savunmasında kendi içindeki mantıksal gücü her şeyi söylüyor.

Şahan’dan sonra kendini savunacak olan isim Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık. Tutuklu kaldığı bir yıl içinde pek çok kez hayati tehlikeyi atlatan Çalık'tan, Şahan'ın çıtasını koruyacak güçlü bir savunma bekliyorum. Şahan'ın savunması bize; doğru yerde durmak, büyük müteahhide "hayır" demek bu ülkede suç karinesi sayılabiliyorsa, savunmanın tek gerçek silahı haklılığın belgesidir.

Silivri'de tam da bu belgeleniyor.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER