© Yeni Arayış

Selfi siyasetin iktidar siyasetine geçiş

CHP'nin mitinglerden evlere başlayan yolculuğu, “selfi siyaseti”nin sonu “iktidar için siyaset”in başlangıç noktasıdır. CHP bu adımla, meydanlara gelen politik kitle dışında evden çıkmayana ama ülkede yaşanan tüm sorunları hisseden, onları yaşayan seçmenle tanışacak, onlara kendini anlatacak. Evet, her temas iz bırakır ama CHP’nin iz bırakmayı aşan bir samimiyet ve ikna üretmek durumundadır. İktidarın yolu buradan geçmektedir. İktidar bloku üyelerinin sokakta olamadığı bu siyasal iklimde CHP’nin kendini daha geniş kitlelere anlatma imkanı çok yüksektir. Yeter ki, sokağa inenler küçük değil büyük iktidarı hedeflesin.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, daha önce ilan edildiği üzere önceki gün Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde (CAO) yaptığı açıklama ile seçim gecesi eve dönülmek üzere örgütün ve 106 bin sandık görevlisinin sahaya inildiğini açıkladı.

CHP’nin sahaya inişi, geç kalınmış olsa da siyaseten çok önemli bir hamledir.

CHP, 19 Mart operasyonlarından bu yana 107 miting/eylem gerçekleştirdi. Oy oranına bakılmaksızın pek çok ilde miting/eylem yapıldı. Ve pek çok ilde bir önceki seçimde aldığı oydan çok daha fazla insanı meydanlara topladı.

Ben CHP’nin 19 değil ama Mart Mart’tan itibaren izlediği siyaseti “sokakta siyaset” değil “sokak ile siyaset” olarak tanımladım. Yani CHP, siyaseti sokağa taşımadı; sokaktan gelen siyasi talebin ve çağrının sesi, taşıyıcısı oldu.

Geride kalan süre içinde gerçekleşen bu mitingler, CHP’yi hem örgütsel dinamizm hem partinin tabanda farklı toplumsal kesimlere ulaşması ve en önemlisi de toplumsal muhalefetin enerjisini dirençli tutma açısından önemli bir işleve sahip olmuştur.

MEYDANLARDAN EVLERE SİYASET

Uzunca bir zamandır mitinglere paralel, onları tamamlayan başka çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etmeye çalıştım bu köşede.

Evet, mitingler toplumsal muhalefetin itirazını, tepkisini meydanlarda ifade etme açısından önemli bir işleve sahip oldu ama CHP’nin bunun yanında bu toplumsal itirazı, toplumsal tepkiyi bir bütün olarak iktidar alternatifine dönüştürmeyi başaracak bir hamle yapması gerekiyordu.

İşte sahaya inme, mitingleri aşacak bu yeni siyasallaşma hattının bil hamlesi olması açısından değerlidir.

CHP, bugüne kadar kendi örgütünün, toplumsal muhalefetin itirazını diri tuttu, bu itirazların siyasi taşıyıcı oldu. Başlattığı yeni hamle ile, ülkede yaşanan sorunları, kendi çözüm önerilerini, alternatif politika önerilerini daha geniş kesimlere ulaştıracak. Ve bu, meydanlardan sokaklara ve evlere ulaşacak bir siyasallaşma olacak.

Yani siyaseti, miting/meydanlarından mahallere, sokaklara, derneklere, kahvelere ve nihayet evlere taşıyacak.

CHP'NİN TOPLUMLA SINAVI

CHP bu yeni hamle ile kendini, mitingleri şimdiye kadar uzaktan izleyen, siyasi görüşleri farklı olan, farklı hassasiyetleri, dünya görüşleri olanlarla tanışacak.

Onlara kendini, ülkenin sorunlarını, yaşanan adaletsizlikleri, haksızlıkları ve kendi alternatif siyasetini anlatacak. Onları ikna etmeye, oylarını almaya çalışacak.

O yüzden içine girilen süreçte en büyük sorumluluk, kurumsal olarak CHP’nin ve onun mutfağının omzunda olacaktır.

Bu sorumluluk, miting meydanlarından toplumun kılcal damarlarına gidenlerin; gittikleri yerlerde “neyi”, “nasıl” ve “kimle” anlatacakları noktasında olacaktır.

CHP’nin mutfağında (gerek Genel Merkez gerekse CAO) uzun süredir hummalı bir çalışma olduğunu biliyorum.

Parti programının yenilenmesi bu mutfak çalışmasının ilk aşamasıydı. Şu anda parti programına uyumlu hükümet programı ve farklı alanlarda yaşanan sorunlara çözüm alternatifleri hazırlığı sürüyor.

Sahaya inen CHP’lilerin bu programı anlatmayacağını parti yetkilileri ile yaptığım görüşmelerden öğrendim. Bununla birlikte acil çözüm bekleyen ve kamuya açıklanmış bazı alternatif politikaları daha sistematik anlatacaklar.

Anlatacaklarının ikna edici olması ise; gittikleri yerlerde vatandaşla kuracakları samimi ilişki ve başlattıkları ziyaretlerin sıklığı ile olacaktır.

Bu noktada sahaya ineceklerin gittikleri yerlerde anlatacakları konusunda yetkinleştirilmesi, kimin hangi mahalleye, sokağa, kahveye, eve gideceği dahil olmak üzere iyi çalışılmalıdır.

Daha açık ifade edersek yeni süreç, “selfi siyaseti”nin sonu “iktidar için siyaset”in başlangıç noktasıdır.

Özetle CHP bu adımla, meydanlara gelen politik kitle dışında evden çıkmayana ama ülkede yaşanan tüm sorunları hisseden, onları yaşayan seçmenle tanışacak, onlara kendini anlatacak.

Evet, her temas iz bırakır ama CHP’nin iz bırakmayı aşan bir samimiyet ve ikna üretmek durumundadır. İktidarın yolu buradan geçmektedir.

İktidar bloku üyelerinin sokakta olamadığı bu siyasal iklimde CHP’nin kendini daha geniş kitlelere anlatma imkanı çok yüksektir.

Yeter ki, sokağa inenler küçük değil büyük iktidarı hedeflesin.

KILIÇDAROĞLU ARTIK YÖNETİMLE HELALLEŞMELİ

Bugün Ankara Bölge İstinaf Mahkemesi, CHP’nin mutlak butlan davasını görüşecek. Mahkeme geçtiğimiz haftalarda yerel mahkemeden istediği belgeler nedeniyle karar vermeyecek.

Bu süreç, Özel’in dediği gibi “sonuç” değil “süreç” odaklı ve amacı da butlan davasını, CHP’nin başında bir “demokles kılıcı” gibi sallayarak, partiyi tartışılır, güvensiz kılmak.  

Bunu CHP yönetimi görüyor.

Ama sadece onların görmesi yeterli değil. Görmesi gerekenler arasında önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da bulunmaktadır.

Parti sadece yerelde değil merkezi olarak da siyasi felce uğratılırken ona düşen partiyi korumaktır.

Bunun yolu da, CHP'yle husumetli aktörler, kurumlar üzerinden değil parti yönetimi ise açık, samimi bir diyalogdan ve kendi deyimiyle bir “helalleşme”den geçiyor.

Bu yapılmadan geçen her gün, kendisine duyulan saygının azalması yol açmaktadır.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER