© Yeni Arayış

Papa Leo’dan Trump’a: ‘Korkum yok’

“Savaşa karşı güçlü bir şekilde konuşmaya devam ediyorum. Barışı, diyaloğu ve devletler arasında çok taraflılığı teşvik ederek sorunlara çözüm bulmaya çalışıyorum. Bugün çok fazla insan acı çekiyor, çok fazla masum hayat kaybedildi ve inanıyorum ki biri çıkıp ‘daha iyi bir yol var’ demeli.

Bir dünya lideri var ki, Başkan Trump’ın tehditlerinden tamamen bağışık. Yüksek gümrük vergilerinden endişe duymuyor. Küçücük devletinin Arktik’te göz koyulacak bir toprak parçası da yok. Keyfi olarak dağıtabileceğiniz bir askeri ittifakın parçası değil. Venezuela tarzı bir kaçırılma ihtimali neredeyse sıfır. Trump’la, ruhani bir şekilde bile olsa karşı karşıya gelmek, aslında onun iş tanımının bir parçası olarak bile görülebilir. Bu devlet adamı ki “devlet adamı” kelimesi onun görev tanımının en önemsiz parçası Papa Leo XIV’.

İsa’nın Vekili, evrensel kilisenin başı ve özellikle bu haftadan sonra, Trump’ın savaş politikalarına karşı dünyanın en güçlü ahlaki sesi haline geldi. Diğer devlet başkanlarının Trump gibi intikamcı bir Amerikan başkanıyla karşı karşıya gelip gelmemeye karar verirken hesaba katmak zorunda kaldığı siyasi hesaplarla yükümlü değil.

Aslında Leo’nun duruşu, çok daha büyük bir amacın parçası: Trumpizm’e her açıdan zıt bir dünya görüşü sunmak. Geçen yıl boyunca yaptığı açıklamalar, çok taraflılığa, ortak iyiye, nezakete, saygılı tartışmaya ve hukukun üstünlüğüne derin bir bağlılığı yansıtıyor.

Seçiminden neredeyse bir yıl önce bile, Leo, Trump yönetiminin sert göç politikalarını dolaylı olarak eleştirmişti ve papa olduktan sonra da bunu sürdürmüştü. Son bir ay içinde, Trump’ın İran savaşına yönelik eleştirilerini giderek daha sert bir şekilde dile getirdi.

Savunma Bakanı Pete Hegseth’in geçen ay Amerikalılara “İsa Mesih adına” zafer için dua etmeleri çağrısı onu gerçekten öfkelendirmiş gibiydi. Leo, Pazar Ayininde şöyle demişti: “Tanrı, savaş yapanların dualarını dinlemez.”

Pazar günü üç Amerikalı kardinal ve Leo’ya yakın isimlerin “60 Dakika” röportajında bu eleştirileri güçlendirmesinin ardından Trump, yayını hemen bir sosyal medya saldırısıyla cevap verdi.

Leo’yu “Suç konusunda ve Nükleer Silahlar konusunda zayıf” olmakla suçladı ve onu “Radikal Sol”un hizmetkârı olmakla itham etti.

Leo’nun daha az “politikacı” gibi davranması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine daha fazla Amerikalı Katolik Lider Papa’nın yanında yer aldı. Trump ise özür dilemeyi reddetti.

Bu gerilim sürerken, Vatikan’da St. Peter Meydanı turistlerle doluydu. Papa ise yakın çalışma arkadaşlarının ve Vatikan basın ekibinin büyük bir kısmı ile birlikte Afrika’ya uçuyordu. Vatikan’da tatilde olan 71 yaşındaki Amerikalı Katolik olmayan bir turist, Colorado’dan Marléne Williams, haberlerden kaçınmaya çalıştığını ancak Trump’ın sözlerini duymaktan kendini alamadığını söyledi. “Bundan mutlu değilim,” dedi.

Bazı Vatikan gözlemcileri, modern çağda bir dünya liderinin papaya karşı bu kadar sert ve aleni hakaret içeren sözler sarf ettiğini hatırlamadıklarını belirtti. Roma’daki Pontifical University of the Holy Cross’un rektörü Rahip Fernando Puig, bu sözleri “hakaret” olarak nitelendirdi.

Papa Leo’nun sadece Vatikan Devleti’nin başı olarak değil, Katolik Kilisesi’nin “ahlaki lideri” olarak da saygıyı hak ettiğini söyledi. Leo’nun papa olarak St. Peter Bazilikası balkonundan söylediği ilk sözleri hatırlattı: “Size barış olsun.”

Papa, Trump’ın sözlerine kendi hızlı cevabını verdi: “Ben politikacı değilim ve onunla bir tartışmaya girmek istemiyorum”. “İncil’in mesajı kötüye kullanılmamalı, bazılarının yaptığı gibi.”

Cezayir’e giden uçakta kendisiyle seyahat eden gazetecilere şöyle konuştu: “Savaşa karşı güçlü bir şekilde konuşmaya devam ediyorum. Barışı, diyaloğu ve devletler arasında çok taraflılığı teşvik ederek sorunlara çözüm bulmaya çalışıyorum. Bugün çok fazla insan acı çekiyor, çok fazla masum hayat kaybedildi ve inanıyorum ki biri çıkıp ‘daha iyi bir yol var’ demeli.

Son dönemdeki tüm papalar barış çağrılarını görevlerinin düzenli bir parçası haline getirmiş olsa da, Leo’nun İran savaşı konusundaki duruşunu özel kılan nedir? Bir Amerikan papa olarak bir Amerikan savaşını kınaması, bunu zaten benzersiz kılıyor. Ayrıca Beyaz Saray’daki “sopaya” karşı daha temkinli olmak zorunda kalan diğer dünya liderleriyle de tezat oluşturuyor.

Amerika’nın Avrupa müttefiklerinin liderleri savaşa karşı muhalefetlerini daha mutedil tuttu ya da askeri eyleme katılmayarak duruşlarını gösterdiler.

Bazı Vatikan yetkilileri, Leo’nun sözlerinde önemli nüanslar olduğunu belirtti. Vatikan Kültür ve Eğitim Dairesi yardımcı sekreteri Rahip Antonio Spadaro, “Trump’a saldırmadı” dedi. “Trump’ın mantığına saldırdı.”

Rahip Spadaro, Trump’ın papaya yönelik bu ağır eleştirisinin dolaylı ama hızlı bir faydası olduğunu da ekledi: Amerika’daki derin şekilde bölünmüş Katolik piskoposları (sağ ve sol kanat) papa’nın savunmasında birleştirdi. “Bu bir tür mucize”. Spadaro; Savaşa doğru ilerledikçe Leo’da eleştirilerini “daha doğrudan” yapma konusunda giderek artan bir rahatlık hissettiğini belirtti.

Leo bu zamana dek kendini ölçülü, temkinli ve dikkatli bir kişi olarak gösterdi. Benzer şekilde Vatikan da dış ilişkilerinde köklü bazen yavaş işleyen, çoğu zaman kusursuz olmayan diplomasi, diyalog, arabuluculuk ve ikna geleneklerine göre hareket eder.

Trump ve yönetiminin tarzıyla bundan daha büyük tezat olamazdı. Üniversite rektörü Rahip Puig, “Açıklamalarının dünyada çok önemli siyasi etkisi var ve bunu çok iyi biliyor” vurgusunu yaptı.

Leo’nun selefi Francis, birçok kişi tarafından “Donald Trump’ın karanlığında umutsuzca bir ışık arayanlar” için ahlaki bir işaret feneri olarak görülüyordu. David Gibson bir yıl önce burada şu soruyu sormuştu: Bu rolü kim devralacak? Şimdi cevap net görünüyor.

 

* Daniel J. Wakin (New York Times’ın Papalık uzmanı köşe yazarı)

Çeviren: Çağatay Arslan

 

Orijinal Bağlantı :

https://www.nytimes.com/2026/04/15/opinion/pope-leo-trump-iran-war.html

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER