© Yeni Arayış

Masumiyet füzesi

Şu yağmur bir yağsa her şey düzelecek düzelmesine de… Çok yağarsa olmaz, az yağarsa hiç olmaz. Şimşek’i kırmasın, kararında yağsın. Yoksa, bu gidişle, bakanlığın adından Maliye’yi Meteoroloji ile değiştirmemiz gerekecek. Mehmet Şimşek, Hazine ve Meteoroloji Bakanı olmadan şu iklimin kendine bir çekidüzen vermesinin vakti geldi de geçiyor.

İnsan emekli de olsa mesleğiyle ilgilenmekten kendini alıkoyamıyor; hele bir de yazıya çiziye girişince bu ilgi katmerleniyor.

Eskiden, yani bankacılık yaparak geçirdiğim on yıllar boyunca, özellikle Merkez Bankası menşeli haberleri takip etmeye ve doğru pozisyon almaya çalışırdık. Bir kulağımız oradaydı, oradan gelecek talimatlarda -bazen de gayriresmi telkinlerdeydi. Gerekli görülen durumlarda ise bizden neler beklendiği müdür katından bildirilirdi.

Gazetelerde yazmaya başladığımdan beri birçok konuyu düzenli takip etmeye çalışsam da ekonomi, spesifik olarak da bankacılık, bana hep daha yakın geldi. Hal böyle olunca, kabinede ne yaptığını en iyi bildiğim kişi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek oldu. Tabii ben Şimşek’in ne yaptığını biliyorum derken anlıyorum, onaylıyorum ya da destekliyorum demiş olmuyorum -samimi bir sohbette Şimşek’in de böyle söyleyeceği kanaatindeyim.

Mehmet Şimşek, Bakanlığa döndüğünde, uygulanan politikaların da “rasyoneliteye” döneceğini kameraların -dahası, irrasyonelitenin temsilcisi olan selefinin- önünde ifade etmişti. Enflasyon yüzde 40 civarındaydı. Yükseliyordu. Mehmet Şimşek de adeta makulü temsil eden bir umudun adıydı. Gelgelelim, aradan neredeyse üç sene geçti, hadi bir değilse de üç, bilemedin ancak beş arpa boyu yol gidildi.

Gene de kabahatin büyüğünü Şimşek’e yüklemek bana insafsızca geliyor; zira, davacının ahmakı derdini mübaşire anlatırmış. Benim gibi bir emekli bankacının bile bildiği doğruları herhalde Şimşek de biliyordur ama bunları hayata geçirebilmesinin “objektif kriterleri” mevcut değil. “Adı Hıdır, elinden gelen budur,” diyerek işin içinden çıkmak mümkünse de “madem hiçbir isteğini yerine getiremiyorsun, a benim güzel kardeşim, niye o makamı işgal ediyorsun,” diye sormak da insanların hakkıdır.
Şimşek’in en beğendiğim özelliği sürekli umut pompalayarak halkı asla karamsarlığa sevk etmemesi. Geldiği günden beri “iki sene sonra” rahata ereceğimizi müjdeliyor. Dolayısıyla, iki yıl dişimizi sıkabilsek ekonomik sorunların çoğunluğunu geride bırakabileceğiz ama bu iki yıllık vade bir türlü gelmiyor. Mesela, ilk iki yıllık dilim geçen sene sona erdi ama Şimşek, bu sene de, istikrardan tasarruf etmeden, ekonominin iki yıl sonra düzeleceğini açıkladı.

Ekonominin hukukla ilişkisi Şimşek’in pek umurunda değilmiş gibi gözükmekle birlikte, bir türlü belini kıramadığı enflasyon ve hayat pahalılığına dair konuşmaktan da geri durmuyor.

Ama bütün meseleleri hava şartlarıyla izah ediyor. Enflasyon kışın yükseldiyse bunun tek sebebi kar ve dondur; yazın yükseldiyse kuraklıktır; ilkbaharda ve sonbaharda yine çeşitli mevsim dönüşleri sebebiyle gıda enflasyonu çok yüksek gelmiştir, bu da enflasyonu yükseltmiştir -bankacılıkta bir şey genellikle yükselmek yerine “yukarı yönlü hareket” eder, daralmak yerine ise “negatif büyür”.

Şimşek’in hava durumuyla iktisat arasında kurduğu ilişki beni hep 70’lerin ikinci yarısına götürüyor. Şimdiki gençler bilmez, Güneş Motel denen skandaldan sonra bir Meteorolojiden Sorumlu Devlet Bakanımız olmuştu. O zaman bile hava şartları Türkiye’nin gündeminde bu kadar yer etmiyordu. Ekonominin çektiği çileleri açıklamak için kimse iklim olaylarını dile getirmiyordu.

Yapısal reformmuş, köklü değişimmiş, herkese vergi beyannamesiymiş, asgari ücretin standart ücret haline gelmesiymiş, emeklinin geçinememesiymiş, barınma kriziymiş, gelir bölüşümündeki eşitsizliğin fırlamasıymış, liyakatmiş, yolsuzlukmuş, hukukmuş… bunlar Şimşek’in gündeminde pek bir yer teşkil etmiyor.
Şu yağmur bir yağsa her şey düzelecek düzelmesine de… Çok yağarsa olmaz, az yağarsa hiç olmaz. Şimşek’i kırmasın, kararında yağsın.
Yoksa, bu gidişle, bakanlığın adından Maliye’yi Meteoroloji ile değiştirmemiz gerekecek.

Mehmet Şimşek, Hazine ve Meteoroloji Bakanı olmadan şu iklimin kendine bir çekidüzen vermesinin vakti geldi de geçiyor.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER