Bir günün hikayesi...
SİYASETErkol'un tutuklanmasının nedeni CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yürüttüğü etkili muhalefettir. CHP’nin etkili muhalefetinin önemli kolonlarından biri de CHP Ankara İl örgütü ve başındaki isim olarak Ümit Erkol’dur. Tekrar edelim; bir olursak, iri oluruz, iri olursak diri olur; evrensel hukuk ilkelerinin geçerli olduğu, özgürlükçü ve demokratik Türkiye’yi inşa etmiş oluruz.
Perşembenin hikayesi de denilebilir buna.
Erken başlar benim günüm; o gün de öyle oldu.
Kitap Fuarına katılmak üzere Bursa’ya gideceğimin duyurusunu hazırlayıp paylaşmıştım ki bir telefon geldi.
“İl başkanımız alındı.”
Nedenini, niçinini sormadan hazırlanıp çıktım. Yolda yaptım duyurusunu. Ben varana dek çoğu gelmişti arkadaşlarımın.
O sırada, açık televizyon ekranında, birbirinden tuhaf, insana yaşadığı ülkenin sürrealist olduğunu düşündürten üç altyazı geçiyordu peş peşe.
Birincisi “CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, gözaltına alındı. Erkol’un İzmir’e götürüldüğü öğrenildi” şeklindeydi.
İkincisi en az onun kadar tuhaftı; “Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki gözaltına alındı”.
Üçüncü altyazıysa hukuk kitaplarına taş çıkartacak cinsteydi; “Bursa Büyükşehir Belediyesinde Başkan vekili seçimi için salona girmek isteyen CHP’li meclis üyelerine biber gazı sıkıldı”.
Gün henüz başlamıştı ama her biri birbirinden trajikomik üç olay gerçekleşmişti. Ondan bir hafta önce de, yaşadığı köyün doğasını, ağacını, ormanını korumak isteyen Esra Işık tutuklanmıştı. Tapusu İzmir Büyükşehir Belediyesinde olan Meslek Fabrikası binasının; İstanbul Yerebatan Sarnıcının bir gecede Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesi de cabası…
NE DEVE GÜTMEK, NE DE DİYARDAN GİTMEK
Neden?
Bursa’dan başlayalım. Önceki günlerde tutuklanmıştı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey. Nilüfer’de yıllarca belediye başkanlığı yapmış; 2019’da, Büyükşehir Belediyesini kıl payı yahut sandık oyunlarıyla kaybetmiş ama o sandığı tecellisi deyip bir sonraki seçime kadar çalışıp çabalamış ve 2024’de seçimi kazanmıştı. Türkiye çapında bir numara yaptığı Nilüfer’den sonra Bursa’yı çekim odağı haline getirmekti amacı.
Kent rantlarının ve kupon arsaların rüyasını görenler de farkındalardı yaklaşan tehlikenin. Ne yapıp, edip Bozbey’i ele geçirme planları üzerine yoğunlaşmışlardı. İpuçlarını, geçtiğimiz aylar boyunca trol hesaplar aracılığıyla Bozbey’in AKP’ye geçeceği dedikodularını köpürtmüşlerdi. Bununla bir taraftan Bozbey’i “ikna etmek”, diğer taraftan kendisine oy veren seçmenlerle ve partisiyle Bozbey’in arasını açmaktı amaçları.
Bozbey, hakkında oluşturulmak istenen toplumsal algıyı deşifre etti. Meğer AKP’ye geçmesi için baskı yapılıyormuş. Kamuoyu da, yıllardır har vurup harman savurdukları Bursa’nın rantı ellerinden gidince Bozbey’e “ya bu deveyi güdersin ya da bu diyardan gidersin” ikilemi dayatıldığını böylece öğrenmiş oldu.
Dayatılanı reddeden Bozbey tutuklandı. Yerine Belediye Meclisinde yapılan seçimde çoğunluğu elinde bulunduran biri seçildi.
“Çökme” deniyor buna!
ALGILAR HAKİKATIN SIRRINI BOZAMAZ
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin gözaltına alınması, bundan da komik. Özkan Yalım soruşturmasında adı geçen bir çalışanın bankamatik olduğu anlaşılınca gözaltına alınıp tutuklanma istemiyle sevk edilmesi, “yok artık” dedirtti.
Norm kadro gereği, 534’ü memur, 264’ü kadrolu işçi ve yüzlerce şirket işçisinin çalışanın bulunduğu bir kurumda işe gelmediği anlaşılan kişiyle ilgili belediye başkanını gözaltına almak, ancak fantastik kurgu filmlerinde olur.
Normal koşullarda on gün üst üste işe gelmediği anlaşılan birinin iş akdinin feshedilmesini gerektirir prosedür. Bu durumu fark etmeyen yahut bildiği halde, çalışan hakkında işlem yapmayan üst görevli hakkında da kurum içinde, “görevini ihmalden” soruşturma açılır; hepsi bu.
Herkes de farkında ki ülke artık yönetilemiyor. İktidar da, yönetememenin sorumluluğunu bu operasyonlara konu olanlara yüklemek için algı operasyonu yapıyor.
Gelelim CHP Ankara İl Başkanı Dr. Ümit Erkol’a…
Bırakın herhangi birini, Cumhuriyet Halk Partisi Ankara İl Başkanı gibi birinin ifadesini almak için sabahın köründe haksız ve hukuksuz bir biçimde gözaltına almak nedir?
Elbette en küçük bir kuşku varsa soruşturma açılmasında hiçbir beis olamaz ama açık ki konu incir çekirdeğini doldurmayan bir sorundan ibarettir. Adresi, yeri yurdu belli, kanıtları karartması olanaksız bir nedenden ötürü gözaltına alıp, tutuklamak, toplumun algısında kuşku uyandırmak amaçlı olduğu açıktır.
Asıl neden, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yürüttüğü etkili muhalefettir. CHP’nin etkili muhalefetinin önemli kolonlarından biri de CHP Ankara İl örgütü ve başındaki isim olarak Ümit Erkol’dur.
Operasyonun, bölgemizdeki uluslararası operasyonlarla da bir ilişkisi bulunduğu muhakkaktır. “Küresel hükümdar” konumundaki ABD’nin ve onun jandarmalığını yapan İsrail’in bölgedeki operasyonlarına karşı direniş hattının ön saflarında birisidir Erkol. Geçtiğimiz günlerde, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını, ABD Ankara Büyükelçiliğinin önünde kalabalık bir katılımla protesto etmiş ve İran’ın İranlıların olduğu mesajını dile getirmişti. Çünkü bu topraklara ekilen yurtseverlik tohumu, azim, kararlılık ve direnç kültüründen besleniyor. O kültürü, o tohumu çürütemezler.
O tohum, Nazım’ın dile getirdiği üzere, “akarsu gibi umutlu/ ve buğday tanesi gibi cesur” bir tohumdur.
Boyun eğmez, teslim olmaz.
AVCININ APARATI DEĞİL GÜVERCİNİN KARDEŞ OLMAK
Bu arada, “selin önünden kütük kapmak” hevesinde olanlar için bir masalla bitirelim “Birgünün Hikayesi”ni.
Güvercinin biri, durgun bir dere kıyısında susuzluğunu gideriyormuş. Gözü, kapıldığı suda canhıraş debelenen bir karıncaya takılmış.
Birden bire, “baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz” sözünü hatırlamış ve yerden bulduğu bir çöpü suya atmış hemen.
O çöpe tutunup kurtulmuş karınca.
Teşekkür edecek vakit bulamamış. Çünkü o sırada avcının biri, elinde silahıyla sinsice güvercine yaklaşıyormuş.
Onun da aklına, Hintlilerin, “kardeşinin salını karşıya geçirmeye yardım et, göreceksin ki, sen de karşıdasın” sözü gelmiş.
Hemen ısırıvermiş avcıyı karınca.
Can havliyle dikkati dağılmış avcının ve güvercin de kaçıp kurtulmuş.
Kıssadan hissesi şudur bu masalın: Bir olursak, iri oluruz, iri olursak diri olur; evrensel hukuk ilkelerinin geçerli olduğu, özgürlükçü ve demokratik Türkiye’yi inşa etmiş oluruz.
İlginizi Çekebilir