Bir hâkim dosyaya nasıl atanır: Polonya, algoritmayı gizledi ama mahkemede kaybetti
HUKUKGünümüzde Türkiye’de de algoritmaların hakim olduğu sistemler ile hukuki süreçler yürütülüyor ve yapay zekâ sistemlerinin yargıya entegrasyonu için adımlar atılıyor. Gün geçtikçe algoritmalar ve yapay zeka, kamusal yetkinin tam merkezine konumlanıyor. Önemli davalara atanan hakim tartışmaları uzun süredir siyasi gündemimizdeyken artık algoritmaları ve yapay zekanın yargıdaki rolünü konuşmamız gerekiyor. Polonya’da ki gibi benzer bir bilgi edinme başvurusu yapılabilir ama cevap alınabilir mi emin değilim çünkü TBMM'nin 2024 Genel Raporu'na göre kamu kurumlarına yapılan yaklaşık 2 milyon 53 bin bilgi edinme başvurusunun yüzde 16'sı reddedildi. Bu çok yüksek bir rakam. Davalara atanan hakimler kader mi, algoritma mı?
Polonya’da Moje Państwo Vakfı, dava dosyalarının hangi mahkemeye düşeceğini yöneten yazılımın kayıtlarını talep etti. Devlet reddetti. Vakıf dava açtı. Ve kazandı.
Bir dava dosyasının hangi hâkime veya hangi mahkemeye düşeceği nasıl belirlenir?
Türkiye'de bir süredir önemli davaların aynı hâkimler tarafından görülmesi tartışılıyor. Bu konuyu siyasetçiler, gazeteciler ve avukatlar yıllardır gündeme getirdi. Çünkü bu soru, yargı bağımsızlığı ve doğal hâkim ilkesi açısından son derece kritiktir.
Türkiye'de mahkemelere gelen dava dosyaları, UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden hâkimlere otomatik olarak atanıyor.
Peki bu sistem denetlenebilir mi?
Bu sorunun peşine Türkiye’de düşen oldu mu bilmiyorum ama Polonya'da Moje Państwo Vakfı sorunun peşine düştü ve yargıya taşıdı.
Polonya yargı sisteminde dosyaların hâkimlere atanması, Türkiye'dekine benzer bir sistem üzerinden gerçekleşiyor. Vakfın, Polonya devletinden, atama sisteminin gerçekten "rastgele" çalışıp çalışmadığını denetlemek amacıyla bilgi edinme başvurusu ise yargıçların, atamalarının şeffaflığı ve adaleti konusundaki endişelerini dile getirmesi üzerine başlıyor.
Talep: Bir Algoritmanın Günlükleri
Moje Państwo Vakfı, Polonya merkezli bir dijital şeffaflık kuruluşu. Vakıf başvurusunda belirli bir tarihten itibaren tüm Polonya mahkemelerinde gerçekleştirilen dava atamalarına ait kura çekimi raporlarını talep ediyor. Talep; hâkimin adı ve soyadı, mahkeme ve daire adı, dava numarası ile kura tarihi bilgilerini içeriyor.
Sürecin başlatıldığı dönem, Polonya'da yargı bağımsızlığı tartışmalarının en gergin olduğu dönem. Hâkim atamalarının siyasi manipülasyona konu olduğu tartışmalarının gündemde olduğu böyle bir ortamda atama mekanizmasının şeffaf olup olmadığını sormak, salt teknik bir mesele değil.
İlk Red: "Bu Bilgi Değil, Teknik Kayıt"
Vakfın başvurusunu Polonya Adalet Bakanlığı reddediyor. 2018'de Polonya mahkemelerine yaklaşık 15 milyon dava açılmış. Bakanlık, hacmin büyüklüğü argümanına sığınarak kura raporlarını paylaşmak istemiyor. Ayrıca raporların sayısal verilerden oluşan "teknik kayıtlar" olduğunu ileri sürerek "teknik bilgiler kamu bilgisi sayılmaz" diyor.
Vakıf ret kararı üzerine itiraz ediyor. Çünkü Vakfın istediği kodun kendisi değil, kodun ürettiği çıktı: hangi hâkime hangi davanın atandığını gösteren kayıtlar.
Yüksek Mahkeme Ne Dedi?
Yüksek Mahkeme kararında, dijital atama sisteminin kamusal bir yetkiyi devralmış olduğunun altını çizdi ve bu nedenle söz konusu yetki kullanımının kamu bilgisi kapsamına girdiğini vurguladı.
Bakanlığın, verilerin paylaşılması hâlinde dahi Vakfın "amacının gerçekleşemeyeceği" argümanına karşı yüksek mahkeme, talep edilen bilginin hukuki veya fiili bir çıkar gerektirmediğini ve bilginin nasıl kullanılacağına bakılarak reddedilemeyeceğini ifade etti.
Ne Anlama Geliyor?
Günümüzde Türkiye’de de algoritmaların hakim olduğu sistemler ile hukuki süreçler yürütülüyor ve yapay zekâ sistemlerinin yargıya entegrasyonu için adımlar atılıyor. Gün geçtikçe algoritmalar ve yapay zeka, kamusal yetkinin tam merkezine konumlanıyor.
Önemli davalara atanan hakim tartışmaları uzun süredir siyasi gündemimizdeyken artık algoritmaları ve yapay zekanın yargıdaki rolünü konuşmamız gerekiyor..
Bu entegrasyon süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, yargının bağımsız ve tarafsızlığına hizmet ederken yargıya duyulan güveni de arttıracak.
Polonya’da ki gibi benzer bir bilgi edinme başvurusu yapılabilir ama cevap alınabilir mi emin değilim çünkü TBMM'nin 2024 Genel Raporu'na göre kamu kurumlarına yapılan yaklaşık 2 milyon 53 bin bilgi edinme başvurusunun yüzde 16'sı reddedildi.
Bu çok yüksek bir rakam.
Davalara atanan hakimler kader mi, algoritma mı?
Bu sorunun peşine düşmek biraz hukuki yolculuk gerektirse de sonucu herkes için büyük kazanım olur.
İlginizi Çekebilir