© Yeni Arayış

7 dakikalık duruşma CHP'ye bir şey kazandırdı mı?

CHP Lideri Özgür Özel, CHP İl Başkanı Özgür Çelik'in ifade ettiği gibi mahkeme heyeti davayı görmemek, uzatmak istiyor olabilir. O zaman yapılması gereken avukların ve yargılananların usuli ve hukuki itirazları dışında davayı uzatacak her türlü adımdan durmak olacaktır. Kabul edelim ki, bu  sabah yaşanan oturma yeri krizi, duruşma ertlemeden aşmak en başta davayı siyasi bulan CHP’lilerin sorumluluğuydu. Sonuçta duruşmanın ertelenmesi yargılananlara ve onları savunan CHP’lilerin değil, siyasi olarak iktidar blokunun isteyebileceğini bir durumdu ve o oldu.

Geçen hafta başlayan İBB Davası, bu sabah 7 dakikalık duruşma ile devam etti.

Böylece dava cuma günü kaldığı yerden devam etmiş oldu.

Ne olmuştu Cuma günü?

O gün daha önce salonun en kör noktasında yer ayrılan ve bir anlamda görevlerini yapmaları engellenen az sayıda gazetecinin yeri değişmiş; davayı daha rahat izleyebilecekleri, sanıkları da görebildikleri bölüme alınmışlardı. O gün verilen arada gazeteciler, mesleki bir refleks ile İBB Başkanı İmamoğlu ile ayaküstü yaptıkları soru-cevap üzerine; mahkeme başkanı tarafından tekrar eski yerlerine gönderilmek istenmiş, arkadaşlarımız buna direnince de duruşma başlayamamış ve başkan tarafından erkenden bitirilmişti.

Bu sabah başlayan duruşma ise sadece 7 dakika sürdü. O sürede yaşananlara tutanaklara şöyle yansıyor;

“Mahkeme Başkanı (M.B.): Evet, avukat bölümümüzde bazı vekillerimizi yine içeride bulmuşlar. Onları arkadaşlar uyardı, ancak ısrarla çıkmak istemiyorlar. Bu şekilde yargılamaya yine başlayamayız. Lütfen salondan izleyici bölümünü alalım. İzleyici bölümüne sizi alalım lütfen.

Milletvekili avukat (Taşkın Turan Özer): Hangi kanunun hangi maddesine dayalı olarak? Biz avukatız ve buradayız Sayın Yargıç…

M.B.: Vekaletiniz var mı dosyada?

Milletvekili avukat: Vekaletimizin olmasına gerek yok.

M.B.: İzleyici bölümüne geçip, oradan takip edebilirsiniz. Yani bu şekilde…

Milletvekili avukat: Biz İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlarız. Profesyonel bir savunma yapmıyoruz. Biz, duruşmayı takip ediyoruz. Duruşmanın intizamını bozmuyoruz. Not alıyoruz. Duruşma niye saklanıyor?

M.B.: Sayın vekilim, izleyici bölümünden de takip edebilirsiniz. Notlarınızı oradan da alabilirsiniz.

Milletvekili avukat: Önümde iddianame açık. Önümde defterim açık. Kalemim, ajandam hazır. Buradan takip edeceğim sayın Yargıcım.

M.B.: Bakın; her gün sabah benzer bir böyle sorunla başlıyoruz. Lütfen…

M.B.: Bir sürü tutuklumuz var. Bakın savunma almaya çalışıyoruz. Israrla yargılama yapmaya çalışıyoruz. Her gün bir krizle burayı bu şekilde yönetemeyiz. Lütfen dışarı çıkalım, izleyici bölümüne geçelim. Rica ediyorum. Sizin, sizin, sizin, sizin sıfatınız nedir burada şu an?

Milletvekili avukat: Benim şu an sıfatım avukat.

M.B.: İzleyici olarak, izleyici bölümünden takip edebilirsiniz.

Mahmut Tanal: Edemiyoruz. Seyirci bölümünde yer yok sayın Başkanım.

M.B.: Lütfen dışarı. Lütfen dışarı geçelim. Görevli arkadaşlar yardımcı olun.

Milletvekili avukat: Zorla çıkaracaksınız!

Mahmut Tanal: Sayın Başkan, izleyici bölümünde yer yok.

Milletvekili avukat: Zorla çıkaracak!

Avukat Kazım Yiğit Akalın: Bırakın hukukçu vekilleri, hukukçu olmayan vekiller de boşluk varsa kurtuldular bakın. Bu ta Ergenekon, karşı salondan başlayarak…

M.B.: Avukat Bey, salon düzeninde avukatlarımızın yerleri belli, izleyicilerimizin yerleri belli. Herkes yerinde olursa, sağlıklı bir yargılama yaparız. Evet. Haz

Avukat: Haklısınız. Eğer yer olmasaydı, biz de arkada oturacaktık.

İkinci avukat: 20 yıllık uygulama böyleyken, herkes duruşmayı seyredebiliyorken…

Üçüncü avukat: Sayın Başkan, infaz kanunu sadece avukatlara değil, milletvekillerine de atıf yapıyor ziyaret anlamında. İki tane istisnai düzenleme var... 15 Temmuz davaları dahil olmak üzere…

M.B.: Vekillerimiz için arka bölüm var zaten. Orada gerekli kolaylığı sağlarız. Görevli arkadaşlar, orada gerekli kolaylığı sağlarlar. Milletvekillerimiz için ayırdığımız bölümümüz var.

Avukat Ali Rıza Dizdar: Sayın Başkan, benim iki tane müvekkilim var. İki avukat arkadaşım gelmedi. Ben, o arkadaşı yetki belgesiyle yanıma alabilir miyim?

M.B.: Avukat Bey, tamam, yetki belgesi sunup, o şekliyle girsinler o zaman. (Sesler birbirine karışıyor…) Avukat Bey, bakın biz de biliyoruz mevzuatta ne yazdığını. Şu an izleyici olarak yargılamayı takip ettiğini beyan ediyor. İzleyici olarak takip ettiği için izleyici bölümünü alacağız. Avukatlık kanununa göre avukatlık yapma yetkileri var mı şu an vekilken? Şu an bu tavrınızın yargılamaya ne gibi bir olumlu katkı sağlayacak? Lütfen uzatmayalım, izleyici bölümüne geçelim. Bakın tanık savunmalarına kaldığımız yerden devam etmek istiyoruz. Rica ediyorum izleyici bölümüne geçelim.

Milletvekili avukat: Sizi rahatsız eden nedir? Sayın Yargıç, bakın biz zorluk çıkarmıyoruz. Ben burada hukukçu olarak oturabilirim. Bunun duruşmanın intizamına herhangi bir engeli yok.

M.B.: İzleyici bölümünde oturabilirsiniz hukukçu olarak, herhangi bir engel yok.

Avukatlar: Yer yok, yer!

M.B.: Arka tarafta milletvekilleri için gerekli yeri ayırdık zaten. Orada o bölüme gerekli düzenlemeyi yapalım.

Mahmut Tanal: Nereyi ayırdınız? Nerede yer? Burada yer yok!

M.B.: Bu şekliyle yargılamaya başlamam…

Mahmut Tanal: Mahkeme Başkanı doğru dürüst konuşmalı. Hakikate aykırı beyanda bulunamaz. Milletvekilleri olarak biz buradayız; yer yok.

M.B.: Sayın vekillerimiz, rica ediyorum tekrardan. Yargılamaya devam etmek istiyoruz. Lütfen izleyici bölümüne geçin.

Mahmut Tanal: Devam edin. Size engel olan mı var? Düzeni bozan mı var? Siz çalışmamak için bahane arıyorsunuz.

M.B.: Lütfen izleyici bölümünden sürekli bu şekilde müdahale etmeyin.

M.B.: Görevli arkadaşlara yardımcı olup, gerekli yere geçelim lütfen. Duruşmaya bu şekilde devam edemem. Duruşmaya ara vermek zorunda kalacağım yine.

(Bağırışmalar…)

M.B.: Avukat Bey lütfen bu şekilde bağırmanız sonuca etki etmeyecek. Bağırmayın bu şekilde. Bu üslup, doğru bir üslup değil.

Milletvekili avukat: Duruşmanın intizamına zarar verecek, dağıtacak hiçbir şey yapmıyoruz… Ne zararımız var size? Avukatız aynı zamanda.

M.B.: Avukat Bey, kapı girişlerinde vekalet uygulaması yaptık. Ona da protesto ettiniz. Ona da zorluk çıkarttınız. Yani bu şekilde ne yapsak bir sorun çıkıyor. Yani o yüzden vekillerim tekrar rica ediyorum. Görevli arkadaşlara yardımcı olun lütfen.

Milletvekili avukat: Hayır, sizi bizi o zaman buradan zorla çıkaracaksınız.

M.B.: Tamam yargılamaya ara verdik.”

Verilen bu aranın ardından bir süre sonra da mübaşir gelerek duruşmanın yarına ertelendiğini paylaşıyor.

Salonda aynı anda benzer bir tartışmanın yine avukat olan Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ile de yaşandığını hatırlatalım.

DAVANIN TARAFLARI NE İSTİYOR?

Ortada bir sorun olduğu açık.

Peki karşı karşıya olduğumuz soruna “haklı” olmak ya da olmamak üzerinden mi bakmalıyız?

Yoksa davanın, dava için öngörülen 4600 günden önce bitmesini sağlamak üzerinden mi?

Bu sorulara cevap vermeden önce bu davaya “tarafların” nasıl baktığını ele alalım.

Davada yargılananlar başta olmak üzere CHP tarafı, davanın siyasi olduğunu ve duruşma boyunca sanıkların iddianmedeki yer alan suçlamaları çürüteceğini iddia ediyorlar.

Buna karşı davanın siyasi tarafı olarak iktidar bloku var. Onlar davanın kısa sürede bitmesini istemeyeceklerini ve İmamoğlu başta olmak üzere kimi sanıkların uzun süre tutuklu kalmasını ve ceza almalarını istediklerini biliyoruz. İddiaları ve söylemleri bu yönde.

O zaman karşımızdaki tablodan tarafların şunları istediklerini varsayabiliriz;

Davanın bir tarafı olan yargılananlar ve yargılananları sahiplenen CHP’liler için öncelik; davada haklı olduklarına olan inançları gereği davanın hızla sonuçlamdırılması noktasında dahkolaylaştırıcı olmaları bekleyebiliriz.

Buna karşın iktidar blokunun da, sahip oldukları siyasi güçle davayı olabildiği kadar uzatmak istedeğini, uzun tutukluluk ve cezalarla siyasi rakiplerini oyundan düşürmek isteyebileceklerini varsayabiliriz.

Bununla birlikte siyaseten taraflar ne düşünürse düşünsün normal şartlarda “tarafısız” olmasını beklediğimiz yargı var. Onlar duruşmalar başlamadan önce davayı 4600 günde bitirmeyi hedeflediklerini açıklamıştı.

Her şeye rağmen yargının, yargılama aşamasında tarafsız kalacağını ve maddi olgular üzerinen adalet arayacağına inanıyoruz. Dahası böyle olmasını temenni ediyoruz.

NE İSTEDİĞİNE KARAR VEREBİLMEK

Eğer İBB Davasıyla ilgili tabloyu böyle okuduğumuzda bu sabah yaşanan gerilime –ki ben bunun sorun olduğunu düşünüyorum- nasıl bakmalıyız?

Özellikle de davanın siyasi olduğunu düşünen yargılananlar ve CHP açısından?

Yukarıda davanın taraflarını analiz ettiğimiz bölümü referans kabul edersek; normal şartlar altında onların, davanının hızla görülmesini ve savundukları haklılıklarının bir an önce tescil edilmesini bekleriz değil mi?

Sorun çıkaran değil sorun çözen, zorlaştıran değil kolaylaştıran taraf olmalı bu davada haklı olduğuna inanlar.

En azından benim beklentim bu yönde.

Elbette bu beklenti, örneğin duruşmanın ilk günü yaşanan usul hatalarına itiraz etmeyi, gerektiğinde yargılamaya müdahil olmayı, savunmanın ve sanıkların haklarının korunmamasını içermiyor. Duruşma sürecinde bu tür usul ve işleyiş hatarına karşı sonuna kadar hukuki ve siyasi tutum alınmalı ve savunulmalıdır.

Evet, CHP Lideri Özgür Özel, CHP İl Başkanı Özgür Çelik'in ifade ettiği gibi mahkeme heyeti davayı görmemek, uzatmak istiyor olabilir. O zaman yapılması gereken avukların ve yargılananların usuli ve hukuki itirazları dışında davayı uzatacak her türlü adımdan durmak olacaktır. 

Kabul edelim ki, bu  sabah yaşanan oturma yeri krizi, duruşma ertlemeden aşmak en başta davayı siyasi bulan CHP’lilerin sorumluluğuydu.

Burada bir soru daha soralım; davanın ertelenmesiyle yargılananlar ya da CHP'liler siyaseten bir şey kazandı mı? 

Hayır.

Sonuçta duruşmanın ertelenmesi yargılananlara ve onları savunan CHP’lilerin değil, siyasi olarak iktidar blokunun isteyebileceğini bir durumdu ve o oldu.

Son olarak şunu da ifade edeyim; bu tür aç-kapa duruşmalar orta ve uzun vadede duygusal olarak yargılananlar ve onların aileleri kadar; siyasi olarak da davaya “nötr” bakanları olumsuz etkiler.

 

Çizim: Tarık Tolunay 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER