Doğancan Özsel
Akın Özçer Lula de Silva, PT’nin adayı olarak katıldığı 2022 seçimlerinin ikinci turunda yüzde 50,9 oy alarak yeniden Devlet Başkanı oldu. 81 yaşını dolduracağı bu yıl Ekim ayında yapılacak seçimlerde sağlığı elverirse yeniden aday olacağını da açıklamış bulunuyor. Eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’ya gelince, seçimi kaybettikten sonra darbeye kalkıştığı için 27 yıl hapis cezasına mahkûmiyeti kesinleşti. Önce cezasını evde çekmeye başlayan Bolsonaro elektronik bileziğini kırma girişiminde bulunduğu için geçen Kasım ayından bu yana cezaevine nakledilmiş durumda. Etme bulma dünyası.

Ayça Tekin-Koru Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele yalnızca Amerika’nın iç siyasetiyle sınırlı değil. Küresel ekonomiden güvenlik mimarisine, teknolojiden iklim politikalarına kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyor. Bu nedenle verilecek yanıtlar ulusal sınırların ötesinde düşünülmek zorunda. Asıl soru şu: Bu değişim, bilinçli ve tasarlanmış bir yeniden yapılanma süreciyle mi gerçekleşecek, yoksa krizlerin zorladığı, parçalı ve maliyeti yüksek bir uyum süreciyle mi?

Doğancan Özsel Muhalefeti toplumsal tabanda kurma, sine-i millete dönmek yerine milletin sinesinden bir demokrasi hareketi türetme ve adayını bu harekete emanet etme fikrini yabana atmamak gerektiğini düşünüyorum. CHP’nin siyasi seçkinleri önemli kararların arifesindeler. Eğer yola böylesi bir ezber bozucu hamle ile devam ederlerse, hem iktidarın eline geçmiş görünen inisiyatifi geri kazanma hem de Erdoğan’ı yeniden siyaset yapmaya zorlama şansı ellerinde. Başkanlık sisteminin tüm yetkileri tek bir makamda toplayan ve o makamın seçiminde siyasi partilere rol biçmeyen doğası da bu alternatif muhalefet tarzının tesisi için bir şans. Bu şansı değerlendirmek ve Türkiye’de siyasetin koordinatlarını yeniden belirlemek artık onların elinde.

Hakan Tahmaz Gelinen noktada “oyalayan kim, oyalanan kim?” soruları daha sık sorulmaya başlandı. Sürecin planlandığı gibi ilerlemediği ve ciddi belirsizlikler içerdiği daha görünür hâle geldi. İktidar kanadında hâkim görüş, yasal düzenlemelerin ancak silah bırakma ve fesih sürecinin tamamlanmasının tespit edilmesinden sonra yapılması gerektiği yönünde. Hatta bazı çevreler, mevcut yasaların yeterli olduğunu savunuyor.

Göktuğ Çalışkan Tarih bize gösteriyor ki “askıda denge”, en uzun süren, en yıpratıcı ve en az öngörülebilir dinamiği barındıran süreçtir. Trump’ın ateşkesi ne zaman biteceği belli olmayan bir çerçeveye dönüştürmesi, kendi söylemiyle de örtüşüyor: Belirsizlik, onun için bir zayıflıktan çok müzakere masasında tuttuğu bir koz. Sorun şu ki, kozun kendisi artık koz olmaktan çıkıp küresel sistemin işleyemez hale geldiği bir gerçeğe dönüşüyor. Ve o gerçekle yaşamayı öğrenmekte en zorlanacak olanlar, Washington ile Tahran’dan ziyade Hürmüz’den geçen her varilden ekmek yiyen milyarlarca insan olacak.

Dicle Bozdan Kala Piyasa dün sadece faizi değil, geleceği de okumaya çalıştı. Analistlerin ortak görüşü şu: Merkez Bankası köprüyü geçene kadar (yani enflasyon kalıcı bir düşüş trendine girene kadar) sıkı para politikasından taviz vermeyecek. Şimdi tüm dikkatler, 14 Mayıs’ta açıklanacak olan yılın 2. Enflasyon Raporu'na çevrildi. Orada yapılacak yukarı yönlü revizyonlar, yaz aylarındaki faiz patikasının asıl belirleyicisi olacak.

Deniz Nas Diyalektik felsefe, her şeyin birbirine bağlı olduğu sürekli değişim düşüncesinden hareket eder. Olgular dünyasında ya da dış dünyada var olan diyalektik değişim, diyalektiğin Hegel tarafından dizgesel bir biçimde dile getirilmiş olan temel yasaları aracılığıyla gerçekleşir. Burada "karşıtların birliği ve mücadelesi" yasası diyalektik değişimin içeriğini belirleyen en öncelikli ya da en temel yasalarından biridir. Diyalektiğin bu yasası, olgusal devinimin kaynağını ve gelişmenin en belirleyici olan itici gücünü oluşturur. Bu gücün bir yasa olarak kendisi ya da kuramsal bilgisi, aynı zamanda değişim olgusunun gerisinde yatan etkiyi, toplumsal dizgenin bütünlüğü, söz konusu nesnelerin ve görüngülerin bütünlüklü ve içsel yapısı içinde arama ve açıklama olanağını bize vermektedir. Dolayısıyla bu yasa aynı zamanda diyalektik çelişki kavramı üzerinde temellenen bir yasadır. Diyalektik çelişki, Marx felsefesinde nesnel bir karakter taşır. Diyalektik çelişki, gelişmenin hem kaynağını hem de itici gücünü oluşturur.

Çağatay Arslan Yeşilada’nın “serbest piyasa” diye pazarladığı şey, kamu bankaları üzerinden kredi yönlendiren, makro ihtiyati tedbirlerle piyasayı boğan, kayyum ve müsadereyle mülkiyet hakkını ezen bir sistemden başkası değil. 1’e 99’luk bahis yaptığı o “ekonomistlerin tercihi”, serbest piyasadan değil, rantı ustaca yöneten bir devletçi düzenden yana. 23 Nisan’ı “Ulusal Egemenlik” kısmını atlayıp bayram diye kapatmak da tesadüf değil. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu gerçeğinin unutulduğu anda, ekonominin de, hukukun da, geleceğin de ipini çoktan teslim etmiş olursunuz. Mesele, bu ülkede hâlâ gerçek bir serbest piyasa, gerçek bir mülkiyet güveni ve gerçek bir millet iradesi isteyip istemediğindir. Gerisi, “serbest gezen piyasa” ambalajıyla sunulan rant düzenidir.

Başak Yağmur Eray Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği sözdür borcumuz; “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir saadet parıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz.”Kısacası umut dolu bir gelecek borçlu. Ve bu borç bir bakıma namus borcudur ertelenemez.

Erdem Bağcı Vergi politikası ve fiyat ayarlamaları dikkatli yönetilmelidir. Dolaylı vergiler (ÖTV, KDV gibi) maliyetleri doğrudan artırabilir. Bu nedenle vergi düzenlemeleri enflasyon hedefiyle uyumlu yapılmalı, geçici vergi indirimleri veya sübvansiyonlar ise kalıcı bozulmalara yol açmadan, hedefli ve sınırlı şekilde uygulanmalıdır. Bu bütüncül yaklaşım, Türkiye’de maliyet enflasyonuyla mücadelede en etkili çerçeveyi oluşturur.

Akın Özçer Türkiye bugün doğrudan anayasasından kaynaklanmayan demokratik aşınma veya gerileme sorunuyla karşı karşıya. Bu sorun, Türkiye’yi demokrasiden otoritarizme geçen hibrit rejime sahip bir ülkeye dönüştürüyor. Bu nedenle, Türkiye’nin hibrit rejimi olan ülkeler listelerinde yer alması hiç şaşırtıcı değil. Demokratik hukuk devletini daha çok demokrasiyle taçlandıracak yeni bir anayasa, zaman, zaman gündeme gelirken bu gerilemenin izahı da kabulü de mümkün değil. Ama neyse ki bu demokratik gerilemenin anayasal boyutu yok ve sandıktan çıkacak yeni bir iradeyle aşılması pekâlâ mümkün.

Yeni Arayış Yeni bir sermaye biçimi yükseliyor: bulut sermaye. Ağ bağlantılı algoritmik makineler sahiplerine davranışlarımızı değiştirme konusunda olağanüstü güçler veriyor. Ve nasıl ki finansçılar neoliberalizme ihtiyaç duyduysa, bugünün techlordları da kendi egemenliklerini meşrulaştırmak için yeni bir ideolojiye ihtiyaç duyuyor. Ben buna techlordizm diyorum.

Ali Kılıç Radev’in önünde iki kritik sınav bulunuyor. İlki, toplumun yüksek beklentilerini karşılayabilecek etkin ve işlevsel bir yönetim kurabilmek. İkincisi ise ülkeyi yeniden seçim sarmalına sürüklemeyecek bir siyasal uzlaşma zemini oluşturmak. Bu iki hedefin başarılması, Bulgaristan’ın yıllardır aradığı istikrarın kapısını aralayabilir. Aksi durumda ise bugün elde edilen güçlü siyasi destek, kısa sürede yeni bir hayal kırıklığına dönüşebilir. Sonuç olarak Bulgaristan bir yol ayrımında. Sandık, değişim talebini açık biçimde ortaya koydu; ancak bu değişimin yönü hâlâ belirsizliğini koruyor.

Kübra Evliyaoğlu İktidar, birey ve toplum: Tıpkı fizikteki 'üç cisim problemi' gibi, bu üçlünün hareketleri de tahmin edilemez ve birbirinin kütleçekiminde savrulup durur. Bir şoförün yanlış sokağa sapmasıyla başlayan dünya savaşları gibi, başlangıç koşullarındaki ufacık bir sapma tüm denklemi altüst eder. Biz fırtınaya isim koysak da, aslında kelebeğin kanat çırpışlarını yönettiğimizi sanan birer illüzyonistiz.

Sema Erder Toprak rantının toplumsal olarak üretilmiş olan bir değer olduğunun farkına varılır ve bu fark ediş kayırmacı uygulamaların sonunu getirir. Umarım artık, kentsel rantın nasıl üretilmesi ve dağıtılması gerektiği konusu hukukçular, iktisatçılar, maliyeciler ve plancıların kendi aralarında tartıştıkları ve yeni politika geliştirdikleri bir alan haline gelir ve bu durum siyasetçiler tarafından da topluma açıkça anlatılır. Aksi takdirde popülizme alışmış toplumdaki eski siyasi anlayış hükmünü bambaşka bir biçimde, içinde bulunduğumuz ve kendine özgü nitelikleri olan şirket küreselleşmesi ve post kentleşme döneminde, sürdürür ve toprak rantının yağmalanmasına küreselleşme dinamikleri içinde rahatça devam ederler.

Armağan Öztürk Modern dönemin en büyük kazanımlarından biri olan "çocukluk statüsü", son çeyrek asırda yerini tekrar suçun, cinselliğin ve lümpenleşmenin içine itilen bir "küçük yetişkinlik" modeline bırakıyor. Bugünün çocukları, bir gelecekleri yokmuş gibi davranan, pespayeliğin ve umutsuzluğun etkisiyle savrulan bir kuşak haline geldi. Suçlu ve kurban sıfatlarının çocuklarla yan yana anıldığı bu "yeni normal", tüm toplumu haklı bir kaygıya sevk ediyor. Türkiye’nin bu sıkışmışlıktan kurtulmasının tek yolu, çocuğu yeniden modern kazanımlarla koruma altına alacak pedagojik bir hassasiyettir. Bayramı bayram gibi kutlayabilmek için önce bu yapısal çocukluk krizini samimiyetle tartışmamız gerekiyor.

Çağhan Uyar "Türkiye, son yirmi beş yılda 'cumhuriyetçi olmadan demokrat olma' deneyiyle yüzleşti ve sonuç ortada: Milli irade fetişizmine dayanan, sandıktan ibaret bir yetki aşımı. Tarık Zafer Tunaya’nın işaret ettiği sağlam tarih bilinciyle görüyoruz ki; cumhuriyetin laik ve kamusal temelleri sarsıldığında, demokrasi sadece bir 'araçsallaştırma' nesnesine dönüşüyor."

Yeni Arayış Üniversiteden mezun olalı sadece beş yıl olan Samuel Samson, Trump yönetiminin Amerika’nın II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa ilişkisini kökünden değiştirmesini sağlıyor.

Gülseren Aydın Daha iyi bir versiyonun mümkün" vaadinin, aslında insanı "sürekli kendini düzeltmeye çalışan bir varlığa" dönüştürdüğü tespiti çok kıymetli. Eva Illouz'un işaret ettiği gibi, duyguların "düzenlenen ve pazarlanan deneyimler" haline gelmesi, bireyi kendi içine hapsederken, dış dünyayla bağlarını sessizce koparıyor. Bu "kendine yetme" ideolojisi, aslında neoliberal sistemin bireyi yalnızlaştırarak daha kolay yönetilebilir hale getirme stratejisinin psikolojik ayağıdır

Niyazi Öktem Bir aydının gerçek niteliği, sadece kendi mahallesinin değil, en zıt kutbundaki insanın ifade özgürlüğünü kendi canı pahasına savunup savunamadığıyla ölçülür. Maalesef "ileride tehlikeli olacaklar" argümanı, her dönemin kendi muhalifini yaratma ve yok etme makinesinin yakıtıdır.








































